İran savaşının etkisiyle altın fiyatlarındaki aşağı yönlü baskı devam ederken fiziki gram altın ile altın fonlarının getirisi önemli ölçüde farklılaştı. Sene başından bu yana gram altın yüzde 11.7 getiri sağladı. Aynı dönemde bu getiriye yaklaşan yalnızca bir altın fonu oldu. Kıymetli maden fonlarının ortalama getirisi yüzde 8.17’de kaldı. Son bir yılda fiziki gram altının kazancı yüzde 60.7 iken fonlarda bu oran yüzde 55.24 oldu.
ALTINA DAYALI VARLIKLAR GETİRİYİ FARKLILAŞTIRDI
Her iki yatırım aracı da altının genel fiyat hareketlerini takip eder. Dönemsel farklılıklar bu kez gram yatırımcısı lehine gerçekleşti. Kıymetli maden fonlarının yönetim usulü vardır. Altın fonları varlıklarının en az yüzde 80’ini altına yatırır. Altına dayalı mevduat ve katılma hesapları gibi ürünler fona dahil edilebilir. Altıns1 ürününün getirisi ile altın fiyatları arasında önemli farklar vardır. Altına dayalı türev işlemler, gayrimenkul sertifikaları ve repo gibi ürünler de kullanılabilir. Bu nedenle fiziki altın ile fonlar arasında farklılık görülmesi doğaldır.
ALTIN FONLARI DİĞER FONLARIN GERİSİNDE KALDI
Altın fonları getiride diğer fon çeşitlerinin gerisinde kaldı. Sene başından bu yana en az getiriyi kıymetli maden fonları kaydetti. En çok kazandıran ise yüzde 23 ile hisse senedi fonları oldu. Bunu yüzde 20 ile değişken fonlar izledi. Karma fonlar yüzde 19.05 getiri sağladı.
ONS ALTINDA TOPARLANMA BEKLENTİSİ SİNİRLİ OLABİLİR
İran savaşının enflasyonist baskısı altını dar bir banda sıkıştırdı. Son üç aydır ons altın 4 bin 495 ila 4 bin 850 dolar arasında seyrediyor. Yurtiçinde gram altın 6 bin 100 ila 6 bin 800 TL arasında işlem görüyor. Uluslararası bankalar yıl sonunda ons altının 6 bin dolara çıkacağını öngörüyor. Yurtiçi uzmanlar ise gram altının 10 bin 500 ila 11 bin TL’ye ulaşmasını bekliyor. Daha fazla geri çekilme olasılığı var ancak bunun sınırlı kalması bekleniyor. Yıl sonu beklentisi 5 bin 800 ila 6 bin dolar aralığında. Bu senaryo barış veya Hürmüz Boğazı’nın açılması durumunda gerçekleşebilir. Aksi takdirde beklentinin altında bir fiyatlama görülebilir. Toparlanmalar yaşanan düşüş kadar keskin olmayabilir. Belirleyici unsur savaş gelişmeleri, merkez bankalarının rezerv ihtiyacı ve ETF’lerin ilgisi olacaktır.