Güney Kore ile Tayvan, onlarca yıllık kıyasıya rekabeti bir kenara bırakıp yapay zeka hızlandırıcı çiplerini birlikte üretmek için iş birliğine gidiyor. İki ülke, televizyonlardan akıllı telefonlara, bellek çiplerinden ekran panellerine kadar dijital çağın temelini oluşturan teknolojilerde onlarca yıldır amansız bir mücadele veriyordu. Şimdi bu rekabet, yerini dünyanın en çok aranan ürünü olan yapay zeka hızlandırıcı çiplerinin üretiminde ortaklığa bırakıyor. Bu çipler, üretken yapay zeka modellerini eğitmek için aynı anda trilyonlarca hesaplama yapabiliyor.
TEK BAŞINA ÜRETMEK İMKANSIZ HALE GELDİ
Tokyo’daki Keio Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Sung Soo Eric Kim, “Bu eski kafalı çatışmaya girecek zamanımız yok. Talep o kadar büyük ki iş birliği yapıp önce tedariki sağlamak zorundayız” dedi. Teknoloji devlerinin öncü modellere hükmetmek için sınırsız hesaplama gücü talebi, yapay zeka altyapısında eşi görülmemiş bir küresel genişlemeye yol açtı. Bu genişleme, Nvidia ve AMD tarafından tasarlanan hızlandırıcıların temel tedarikçilerinin kapasitelerini zorluyor; bu ürünler, Tayvan ile Güney Kore’yi giderek birbirine bağlayan üretim zincirine dayanıyor.
Nvidia CEO’su Jensen Huang, haziran ayında Taipei’de düzenlenen yıllık bilgisayar fuarında Güney Koreli firma SK Hynix’in bellek plakasına “Lütfen daha fazla üretin” notu yazmıştı. Bu mesaj, yapay zeka patlaması sırasında yaşanan tedarik sıkıntısının ne kadar kritik boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor.
ÜRETİM ZİNCİRİNİN GÖRÜNMEZ BAĞLARI
Virginia’dan Almanya’ya uzanan veri merkezlerindeki salonları dolduran yüz binlerce yapay zeka sunucusu, sektörün ne kadar derin bir karşılıklı bağımlılık içinde olduğunu gösteriyor. Tek bir Nvidia yapay zeka sunucusu üretmek için Tayvanlı TSMC’nin ürettiği işlemci çipleri, Güney Koreli SK Hynix veya Samsung’un sağladığı bellek çipleri ve bunları yapay zeka hızlandırıcılarında birleştiren özel teknolojiler gerekiyor. Tayvanlı üreticiler daha sonra bu hızlandırıcıları gelişmiş soğutma sistemleriyle donatılmış sunucu raflarında birleştirerek yapay zekayı güçlendirecek hale getiriyor.
SK Hynix sözcüsü, “Yapay zeka çağında teknolojik rekabet gücü tek başına yeterli değil; müşterilerin ihtiyaç duyduğu anda ürünü doğru hacimde tedarik edebilmek en büyük rekabet avantajı” dedi. Firma, yeni fabrikalar kurmak için çalışmalarını hızlandırdığını da belirtti.
Bu karmaşık ortaklık, iyi niyetten çok zorunluluktan doğdu.
YILLARIN REKABETİ VE "KILL TAIWAN" TARTIŞMASI
Güney Kore ile Tayvan arasındaki ilişkiler uzun süredir kıyasıya rekabetle şekilleniyordu. İki ülke, II. Dünya Savaşı’nın ardından benzer sanayi politikaları ve ekonomik kalkınma yolları izledi; otoriter yönetimlerden güçlü demokrasilere geçiş yaptı. “Chip Champion: The Triumph of TSMC and Taiwan” kitabının yazarı, deneyimli teknoloji gazetecisi Owen Lin, “İş birliği aslında çok nadirdi, rekabet çok daha yaygındı” diyor.
Her ikisi de eski Japon kolonisi olan iki ülke, büyümeyi ihracata dayandırdı: 1960’larda emek yoğun giyim ürünleri, 1970’li ve 1980’li yıllarda ev aletleri gibi elektronikler. Sonraki on yıllarda Asya, TV ve bilgisayar monitörlerinden kişisel bilgisayarların bellek çiplerine kadar elektronik bileşenlerin üretim merkezi haline gelince rekabet daha da kızıştı. Tayvanlı bilgisayar üreticileri Acer ve Asus, Samsung ve LG ile yarışırken, HTC akıllı telefonlarda Samsung’un karşısına çıktı.
Ancak Tayvan çoğu zaman kaybeden tarafta oldu. Güney Kore, Samsung gibi üretim zincirinin birden fazla aşamasını bünyesinde barındıran dev holdinglerinin gücüyle öne geçti. Rekabetin ne kadar sert olduğunu gösteren bir olayda, Tayvan’ın Business Today dergisi 2013’te Lin’in kaleme aldığı bir haber yayınladı. Habere göre Samsung üst düzey yöneticileri, 2008’deki iç toplantıda Tayvanlı firmaların rekabet ettiği sektörlere hakim olmayı amaçlayan bir “Kill Taiwan” (Tayvan’ı Öldür) stratejisini görüşmüştü. Samsung o dönemde böyle bir stratejinin varlığını reddetti ve yeniden sorulduğunda yorum yapmadı.
Keio Üniversitesi’nden Kim, bu habere fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini belirterek “Tüm şirketler birbiriyle rekabet eder. Samsung küresel bir şirket, sadece Tayvan, Japonya ve ABD ile değil herkesle rekabet stratejileri geliştirir” dedi.
TAYVAN'IN ÇİP ÜRETİMİNDE YÜKSELİŞİ
TSMC’nin şu anda domine ettiği sözleşmeli çip üretiminde bile Samsung başlangıçta üstün taraftı. iPhone’un yükselişi Apple’ı büyük bir yarı iletken alıcısına dönüştürdü; bellek ve ekran panelleri de üreten Samsung, iPhone işlemcilerini 2015 yılına kadar tek başına üretme sözleşmesini aldı. Apple, kısmen Samsung’un kendi akıllı telefonlarıyla artan rekabeti nedeniyle daha sonra TSMC’yi devreye soktu ve TSMC, Samsung’un yerini alarak birincil çip tedarikçisi oldu.
TSMC’nin başarısı büyük ölçüde Tayvan’ın özelleştirilmiş sözleşmeli üretimdeki üstünlüğüne dayanıyor. Lin, bu üstünlüğün Tayvanlı firmaların küresel teknoloji şirketleriyle kalıcı ortaklıklar kurmasını sağladığını ifade etti. Güney Kore’nin her şeyi üreten holdinglerinin aksine Tayvan elektronik endüstrisi, her biri üretim sürecinin dar bir bölümüne odaklanan yoğun bir uzman tedarikçi ekosistemine dönüştü. Lin, “İş belki yüz farklı şirket arasında bölünmüş durumda. Bu firmaların her biri nispeten küçük ama son derece esnek ve hızla uyum sağlayabiliyor” dedi.
Yapay zeka çağında Tayvan’ın çok yönlü ekosisteminin avantajı her yönüyle görülüyor. Tayvanlı şirketler, güç kaynaklarından çip paketlemeye ve soğutma sistemlerine kadar pek çok alanda hakimiyet kurdu; bu da küresel müşterilerin üretimi esnek tutarken tedarikçileri birbiriyle eşleştirmesine olanak tanıyor.
TAYVAN EKONOMİSİ YAPAY ZEKAYLA ÖNE GEÇTİ
Nomura’nın Güney Kore ve Tayvan ekonomilerinden sorumlu ekonomisti Jeong Woo Park, Tayvan’ın yapay zeka tedarik zincirindeki gücünün artık Güney Kore’den daha büyük olduğunu söyledi. Park’ın mayıs ayında yayınlanan raporu, Tayvan’ı ilgili yapay zeka donanım üretimini yakalama konusunda dünyada birinci sıraya koyuyor. Tayvan istatistik otoritelerine göre, yapay zeka ile ilgili ihracat geçen yıl ekonomik büyümeyi 15 yılın zirvesi olan yüzde 8,7’ye taşıdı; bu oranın 2026’da yüzde 11,05’e çıkması, 39 yılın en hızlı büyümesi olacağı tahmin ediliyor.
Bu farklılaşma, Tayvan’ın kişi başına gayri safi yurt içi hasılada 2025’te Güney Kore’yi ilk kez 20 yıldan uzun bir sürede geride bırakmasını sağladı; bu farkın bu yıl daha da açılması bekleniyor.
YAPAY ZEKA REKABETİ ORTAKLIĞA DÖNÜŞTÜRDÜ
Ancak yapay zeka patlaması rekabeti derinleştirmek yerine iki ekonomiyi giderek artan bir karşılıklı bağımlılığa itti. İki ülke artık üretim zincirinin farklı halkalarında yer alıyor. Park, “Her iki ülke de birbirleri için giderek daha tamamlayıcı hale geldi. Tayvan’ın sözleşmeli çip üretimindeki hakimiyeti ve Güney Kore’nin bellek pazarındaki gücü onları vazgeçilmez kılıyor” dedi. SK Hynix ve Samsung birlikte, yapay zeka çiplerinde kritik öneme sahip verilerin hızlı iletilmesini ve depolanmasını sağlayan Yüksek Bant Genişlikli Bellek (HBM) üretiminin dünyada yaklaşık yüzde 80’ini karşılıyor. Bu HBM çipleri, TSMC’nin ürettiği işlemci çipleriyle Tayvan’da “gelişmiş paketleme” olarak bilinen teknolojiyle birleştirilerek yapay zeka hızlandırıcılarının üretiminde kritik son adım tamamlanıyor. Bu nedenle Güney Kore geçen yıl Tayvan’la rekor ticaret fazlası verdi.
Tayvan merkezli teknoloji medyası ve araştırma grubu DIGITIMES’in başkanı Colley Hwang, ilişkiyi “düşman dost” olarak tanımlıyor: Yapay zeka talebiyle güçlenen ancak onlarca yıllık rekabetin üzerine inşa edilen bir bağ. Hwang, “İki taraf arasında çok az iyi niyet var. Her iki taraf da diğerini rakip olarak görüyor ve bunun yakın zamanda değişmesi pek olası değil” dedi.
Bunun son örneği, yalnızca iki ay önce yaşandı. Güney Kore, 576 milyar dolarlık iddialı yapay zeka ve yarı iletken yatırım planını açıklarken bir yetkili dev ekranda Tayvan’ın haritasını ve bayrağını göstererek ülkeyi “rakip ulus” olarak nitelendirdi.
Yine de yapay zeka ekosistemi, teknoloji ilerledikçe giderek daha fazla sınır ötesine taşınıyor. Tayvan hükümetince finanse edilen Demokrasi, Toplum ve Gelişen Teknoloji Araştırma Enstitüsü’nden politika analisti Yu-Ning Chu, “Hiçbir ülke her şeyi tek başına yapamaz” dedi. Enstitünün genel direktörü Jeremy Chih-Cheng Chang da iki ülkenin yapay zeka donanımındaki liderliğinde rehavete kapılmaması gerektiğini vurguladı. Chang, “Bileşen ve parça üreticileri ortadan kaybolmayacak. Bu bileşenleri tedarik edip müşteriler için en verimli şekilde birleştirebilenler vazgeçilmez oyuncular olmaya devam edecek” dedi.