Her yıl bu aylarda markaların indirim kampanyaları daha belirgin hale gelir. Özellikle ‘indirim ayı’ olarak bilinen kasım öncesinde markalar etiket rekabetini başlatır. Ancak her indirim, gerçek anlamda bir fiyat avantajı sunuyor mu? Ticaret Bakanlığı’nın 1 Ağustos 2026 itibarıyla aldığı kararlara rağmen bu konuda son dönemde artan şikâyetler dikkat çekiyor.
İndirim Uygulamalarında Şikâyetler Artıyor
Kozmetik mağazaları özelinde yaptığımız gözlemler, sahada bir ay önceki fiyatları aşan ‘indirimli’ etiketlerle karşılaştığımızı gösteriyor. Bazı ürünlerin fiyatlarının kampanya dönemlerinde değiştiği ve indirim oranlarının ‘artırılan fiyatlar’ üzerinden hesaplandığı tespit edildi. Örneğin, bir kozmetik mağazasındaki incelemede, normal satış fiyatı ortalama 400-500 TL olan bir rujun önce 900 TL’ye çıkarıldığı, ardından indirimle 449 TL’ye düştüğü görüldü.
Yanıltıcı Fiyatlandırmalara Dikkat
Benzer şekilde, 1 Eylül’de 132 TL’den 66 TL’ye düşen bir likit farın fiyatı, mevcut kampanyada 267 TL’ye yükseltildikten sonra yüzde 50 indirimle 133 TL’ye indirildi. Bu örnekler, yüksek indirim oranlarının her zaman en düşük fiyat anlamına gelmediğini ortaya koyuyor. Tüketici Birliği Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Emre Bitmez, yılın belirli dönemlerinde bu şikâyetlerin arttığını belirtti.
Hukuki Değerlendirmeler ve Tüketici Hakları
Bitmez, tüketicilerin takip ettikleri ürünlerde indirimden önce fiyat artışı yaşandığını ve indirimin bu şişirilmiş fiyat üzerinden uygulandığını ifade etti. Bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği kapsamında ‘Aldatıcı Ticari Uygulama’ olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, aynı ürünün fiyatını karşılaştırmanın, eski tarihli ekran görüntülerini saklamanın ve alışveriş fişini muhafaza etmenin önemli olduğunu vurguladı.