Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, bölgesel asgari ücret tartışmalarına ilişkin çok net bir uyarıda bulundu. Arslan, bu düzenlemenin arkasında işçiyi düşük ücretle çalıştırma planı olduğunu söyledi. Firmaların merkezini Doğu illerine taşıyıp İstanbul’daki çalışana düşük ücret ödeyeceğini belirtti. Bu durumun sosyal dengeyi bozacağını ve istismara açık olduğunu vurguladı.
BÖLGESEL ASGARİ ÜCRETTE ENDİŞE ARTIYOR
Arslan, bazı Anadolu işinsanlarının bu konuyu gündeme getirdiğini kaydetti. Geçmişte benzer bir hilenin yaşandığını hatırlattı. Amaçlarının sosyal denge değil daha fazla kazanç olduğunu söyledi. Bu konunun istismar edileceğini düşündüklerini ifade etti. En düşük bölge ücretinin tüm Türkiye’de uygulanacağını iddia etti. Genel müdürlük Van’da veya Diyarbakır’da olacak ama işçi İstanbul’da çalışacak diye ekledi. İstanbul’daki işçiye Van’dakinin biraz üzerinde ödenebileceğini belirtti. İşverenlerin yüksek işçilik maliyetini asgari ücrete bağladığını ancak asıl maliyetin faiz olduğunu anlattı. Faiz giderlerinin en büyük maliyet kalemini oluşturduğunu kaydetti. İşverenlerin sürekli asgari ücreti suçladığını dile getirdi. Asgari ücretin zaten vergi dışı olduğunu hatırlattı. Vergi muafiyeti olmasa maliyetin daha yüksek olacağını açıkladı. Yüzde 80 faizle kredinin üretim ve işçilik maliyetlerine yansıdığını belirtti.
KOMİSYON YAPISINA SERT ELEŞTİRİ
Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile ilgili görüşlerini de paylaştı. Asgari ücretin esasının konuşulamadığını üzülerek ifade etti. Süleyman Demirel’in bir sözünü hatırlatarak kurumuş söğütten düdük olmaz dedi. Bugünkü komisyon yapısından sağlıklı sonuç çıkmayacağını belirtti. Ergün Atalay’a güvendiğini söyledi. Yeni düzenleme konusunda eylem planı hazırlanmasını istedi. Aksi halde işçinin aleyhine sonuç doğacağını kaydetti. Türk-İş’ten daha fazla inisiyatif beklediğini dile getirdi. Atalay’ın kararlı bir tutum sergilediğini ifade etti. Komisyonun yapısına ilişkin çalışmaların şimdiden başlaması gerektiğini vurguladı. Önümüzdeki günlerde Atalay’ı ziyaret edeceğini anlattı. Atalay’ın kararının arkasında durduklarını ve destek verdiklerini söyledi. Ancak bunun arkasının getirilmemesi halinde yazık olacağını ekledi.