Federal bir yargıç, Paramount’un CNN’in de çatı şirketi konumundaki Warner Bros. Discovery’yi satın almasını geçici olarak durduran bir tedbir kararına imza attı. Yargıç Araceli Martínez-Olguín’in Pazartesi günü verdiği karar, medya devlerinin birleşme sürecini iki hafta süreyle askıya alırken, California Başsavcısı Rob Bonta öncülüğündeki 12 eyalet başsavcısından oluşan koalisyonun açtığı geniş kapsamlı antitröst davasını değerlendirmeye başladı. Yargıç, bu süreyi iki hafta daha uzatma yetkisine sahipken, eyaletlerin ihtiyati tedbir talebini görüşmek üzere 3 Ağustos’ta bir duruşma yapacağını da açıkladı. İhtiyati tedbire hükmedilmesi halinde birleşme aylarca donma noktasına gelebilir ve bu durum Paramount için büyük bir darbe anlamına geliyor.
BAŞSAVCI BONTA’DAN SERT MESAJ
Bonta, Pazartesi günü yaptığı açıklamada “Bu dev birleşmenin gün ışığına çıkmamasını sağlamak için açtığımız davada kritik bir ilk zafer kazandık. Depomuz dolu, yasa bizden yana ve davamızı sürdürmek için sabırsızlanıyoruz” ifadelerini kullandı. Paramount ise anlaşmayı sonuna kadar savunacağını ve eyalet başsavcılarının yüksek profilli davasına karşı koyacağını duyurdu. Şirket sözcüsü, “Eyalet başsavcılarının antitröst argümanlarının esasız olduğunu kanıtlayacak delillere sahibiz. İddia ettikleri pazarlar ve rekabet karşıtı etkiler, modern piyasa gerçeklerine dayanmıyor. Bu birleşme yasal, rekabeti teşvik edici ve tüketiciler, yaratıcılar, çalışanlar ve eğlence sektörü için faydalı olacaktır” dedi.
HUKUKİ SÜRECİN KRİTİK AŞAMASI: İHTİYATİ TEDBİR
Paramount ve Warner Bros. Discovery yöneticileri, Yargıç Martínez-Olguín’in eyaletlerin geçici tedbir talebini kabul edeceğini önceden öngörmüştü. Şirketlerin odağı şimdi önümüzdeki dönemde görülecek ihtiyati tedbir duruşmasına çevrilmiş durumda. Bu tür duruşmalar, her iki tarafın da kapsamlı hukuki argümanlar ve deliller sunduğu süreçler olarak öne çıkıyor. Yargıç ihtiyati tedbir kararı verdiğinde şirketler genellikle uzun ve öngörülemez bir yargılama sürecine girmektense birleşme planlarından tamamen vazgeçmeyi tercih ediyor. Tersine, yargıç tedbir talebini reddederse şirketler devralma anlaşmasını hızla tamamlama yoluna gidebiliyor.
ZAMANLAMA VE TİCKİNG FEE RİSKİ
Zamanlama büyük önem taşıyor çünkü Paramount, CNN’i de içine alacak şekilde Warner Bros. Discovery’yi devralmanın eşiğinde bulunuyor. Eyalet başsavcıları koalisyonu 13 Temmuz’da antitröst davası açmamış olsaydı, Paramount’un bu hafta birleşmeyi tamamlamaya hazır olduğu belirtiliyor. Dünya genelindeki düzenleyici kurumlar gerekli onayları çoktan vermiş durumda. Ancak şirketler, Demokrat eyalet başsavcılarının birleşmenin Hollywood’a zarar vereceği ve sonuçta tüketicilere olumsuz yansıyacağı gerekçesiyle dava açma olasılığını aylardır biliyordu. Paramount, Yargıç Martínez-Olguín’den çok daha kritik olan ihtiyati tedbir aşaması için hızlı bir takvim belirlemesini talep etmişti. Bunun nedeni, şirketin Warner Bros. Discovery’nin kontrolünü 30 Eylül’e kadar ele geçirme hedefiydi. Anlaşmayı tatlandıran “ticking fee” olarak bilinen düzenleme, 1 Ekim’de devreye giriyor ve anlaşma tamamlanana kadar Warner Bros. Discovery hisse başına çeyreklik başına 25 sent ek maliyet getiriyor. Bu “ticking fee”nin Paramount’a yüz milyonlarca dolara mal olması bekleniyor.
YARGIÇTAN REKABET ENDİŞESİ VURGUSU
Pazartesi günkü karar, hukuki mücadelenin nispeten hızlı ilerleyeceğine işaret ediyor. Yargıç Martínez-Olguín, eyaletlerin “Paramount-WBD birleşmesinin geniş gösterimli sinema dağıtım pazarında önemli bir pazar payına sahip olacağına” dair “ikna edici kanıtlar” sunduğunu yazdı. Yargıç, eyaletlerin “işlemin geniş gösterim pazarında rekabeti önemli ölçüde azaltacağını güçlü bir şekilde ortaya koyduğunu” ifade etti. Paramount’un baş avukatı Daniel Kessler, geçtiğimiz hafta mahkemede yaptığı savunmada, davalıların eyalet başsavcılarının “pazar tanımlarına itiraz edeceğini” belirterek, eyaletlerin film dağıtımı ve kablo kanalı lisanslaması pazarlarını yanlış tasvir ettiğini savundu. Dava, pazar tanımları etrafında dönüyor; eyaletler, birleşen Paramount-WBD’nin bu pazarlarda çok fazla yoğunlaşmış güce sahip olacağını öne sürerken, şirketler eğlence sektörünün teknoloji devleri ve hatta bireysel içerik üreticilerinden gelen yoğun rekabetle hızla evrildiğini savunuyor. Bonta ise bu iddialara karşılık yayın akışı pazarının, davasının odaklandığı film ve kablo sektörlerinden ayrı bir konu olduğunu belirterek, “Bunlar milyonlarca dolarlık pazarlar ve bu birleşme bu pazarları yasa dışı bir şekilde etkiliyor” dedi.