Güney Pasifik’teki Nikumaroro Adası lagününde bir Amerikan donanma gazisi tarafından keşfedilen tuhaf şekil, Amelia Earhart’ın gizemini çözmeye yönelik yeni bir keşif gezisini tetikledi. ABD Donanması gazisi Mike Ashmore, 2020 yılında evinde Nikumaroro’nun uydu görüntülerini incelerken lagünde sıra dışı bir cisim fark etti. Avustralya ile Hawaii arasında yer alan bu küçük ada, ünlü havacı Amelia Earhart ve navigatörü Fred Noonan’ın 1937’de dünya turu sırasında kaybolmasıyla ilgili iki rakip hipotezden birinde kilit rol oynuyor.
UYDU GÖRÜNTÜSÜNDE TESADÜFEN KEŞFEDİLDİ
Ashmore, keşfini “Apple Maps’i iPhone’umda kullanıyordum. Sabah kahvemi içerken bir salıncakta oturuyordum. Bir gün önce adanın dışını dolaşmıştım, o sabah lagünü incelemeye başladım ve bir şey gözüme çarptı. Yaklaşıp ekran görüntüsü aldım” sözleriyle anlattı. Cismin bir uçak kanadına benzediğini düşünen Ashmore, fotoğrafı TIGHAR adlı havacılık tarihi grubunun forumunda paylaştı. Uzun ve bulanık şekil üyeler arasında heyecan yaratsa da bazıları bunun bir palmiye kütüğü olduğunu söyledi.
ARAŞTIRMA BAŞLATILDI VE YENİ KEŞİF PLANLANDI
Oregon’daki Arkeolojik Miras Enstitüsü’nden arkeolog Rick Pettigrew, Taraia Nesnesi adı verilen bu anomalinin 1938’e kadar uzanan hava fotoğraflarında da görüldüğünü tespit etti. Pettigrew, “Elimizdeki kanıtlarla oraya gidip bakmamak suç olur” diyerek bir keşif gezisi düzenlenmesine öncülük etti. Purdue Üniversitesi ile ortaklaşa yürütülen çalışma kapsamında ekip, Ekim ayının ilk haftasında Marshall Adaları’ndaki Majuro’dan yola çıkarak Nikumaroro’ya ulaşmayı ve lagündeki cismi beş gün boyunca incelemeyi planlıyor. Sefer ilk olarak Kasım 2025’te planlanmış ancak izin sorunları nedeniyle ertelenmişti.
NİKUMARORO TEORİSİ VE KARŞIT GÖRÜŞLER
Pettigrew, Earhart ve Noonan’ın uçaklarını güvenli bir şekilde Nikumaroro’ya indirdiğine, burada telsizle yardım çağrısı yaptıklarına ancak susuzluk ve açlıktan öldüklerine inanıyor. Buna karşın 2010’dan bu yana adada ve çevresinde yapılan en az beş keşif gezisi kesin kanıt bulamadı. Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nden emekli küratör Dorothy Cochrane, en basit açıklamanın Earhart’ın yakıtının bitmesi ve Pasifik Okyanusu’na düşmesi olduğunu söylüyor.
YILLARDIR SÜREN ARAŞTIRMALAR
TIGHAR kurucusu Ric Gillespie, Ashmore’un bulduğu cismin Earhart’ın uçağı değil, lagüne sürüklenmiş bir pandanus ağacı olduğunu belirtiyor. Gillespie, uçağın büyük ihtimalle Temmuz 1937’de dalgalar tarafından parçalanarak okyanusa sürüklendiğini düşünüyor. Öte yandan Maine merkezli Nauticos şirketi, Earhart’ın telsiz kayıtlarını analiz ederek Howland Adası yakınlarında yeni bir derin deniz araması planlıyor. Şirket başkanı Dave Jourdan, ekiplerinin uçağın düştüğü düşünülen bölgeyi önemli ölçüde daralttığını ve 2026’da başlayacak keşifle sonuca ulaşmayı umduklarını söylüyor.
İKİNCİ KEŞİF YOLDA
Jourdan, Pettigrew’in seferini rekabet olarak görmediğini belirterek “Onlar farklı bir ağaca havlıyor. Sahil Güvenlik verileri ve radyo sinyal analizimiz Nikumaroro teorisini desteklemiyor” dedi. Nauticos ekibi, son teknoloji otonom su altı araçlarıyla deniz tabanını tarayacak. Jourdan, “Keskin kenarlı metal nesneler sonarda çok parlak görünür. Oradaysa göreceğiz” ifadelerini kullandı.
ESKİ BİR HAYALİN PEŞİNDE
İlkokulda öğretmeninden Earhart’ın hikayesini duyan Ashmore, bu merakın hiç peşini bırakmadığını söylüyor. Pettigrew’in seferi cismin Earhart’ın uçağı olmadığını kanıtlasa bile aramaya devam edeceğini belirten Ashmore, “Buna hobim diyebilirsiniz. Birisi onu bulacak” dedi.