Hindistan’ın Başkentinde Eğitim Protestoları Büyüyor

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de günlerdir devam eden gençlik protestoları, hafta başında polis müdahalesiyle şiddetlenirken göstericiler ülkenin sınav sisteminde köklü değişiklik talep ediyor. On binlerce genç, milyonlarca öğrencinin adil bir şansını çaldığını savundukları ulusal sınav sistemine karşı son yılların en büyük eylemlerini düzenliyor. Çoğunluğu Z kuşağından oluşan protestocular, taleplerini dünyanın en büyük demokrasisi olarak kabul edilen Hindistan’ın parlamento binasına taşımak isterken göz yaşartıcı gaz ve polis şiddetiyle karşılaştı; cop ve baton darbeleri aldı.

POLİS MÜDAHALESİ VE ŞİDDET OLAYLARI

Göstericiler, Narendra Modi’nin Hindu-milliyetçi hükümetine karşı direnmeye devam ederken çatışma ortamı sürüyor. Muhalefet liderlerine göre pazartesi günkü şiddet olaylarında yaklaşık 150 protestocu hastaneye kaldırıldı. Polis müdahalesinin görüntüleri, hükümetin internet erişimini kestirmesi nedeniyle ancak saatler sonra yaygın şekilde paylaşıldı ve öfkeye yol açtı. Delhi polisi ise “şiddetli protestolar” sırasında 118 polis memurunun yaralandığını açıkladı. Yetkililer, yürüyüş öncesinde yasaklama kararı getirmiş ve eylemi yasa dışı ilan etmişti. Salı günü çoğu polis müdahalesinde yaralanan protestocular, 300 yıllık Jantar Mantar gözlemevi çevresindeki büyük parka dönerek karargâh olarak kullandıkları kampı yeniden kurdu. Polis bir gün önce bu kampı yıkmıştı.

GENÇLERİN ÖFKE KAYNAĞI: SINAV SİSTEMİ

Kampta isyan duygusu iyice yükseldi. Pazartesi günkü mitinge katılan ve polisin protestoculara vurduğunu gördüğünü söyleyen Sudhir Kumar, “Burada gururla duracağız. Ana konu eğitim” dedi. Bir yıl boyunca prestijli bir tıp fakültesi giriş sınavına hazırlandığını ancak sınav kağıtlarının sızdırıldığını öğrendiğini anlatan Kumar, “Bir yıl hazırlanıyorsunuz ve sınav günü her şeyin hileli olduğunu duyuyorsunuz” ifadelerini kullandı. Komşu Haryana eyaletinden Delhi’ye gelen ve pazartesi günkü müdahalede yüzü ağır şekilde moraran Muhammed Tac, parlamentoya yürüyüşün barışçıl olduğunu söyleyerek “Aniden ne olduğunu anlamadım, polis copla vurmaya başladı. Çocuk, kadın, yaşlı ayırmadı herkese vurdular” dedi. Akşam saatlerinde kalabalık alanın dışına taşarak sokaklara yayıldı.

PROTESTOLAR MODİ’YE KARŞI DAHA BÜYÜK BİR HAREKETE DÖNÜŞÜYOR

Pazartesi günkü parlamento yürüyüşü, Modi hükümetine karşı yıllar sonra düzenlenen en büyük protestolardan biri oldu. Eylemler, bir şaka olarak başlayan ancak zamanla milyonlarca genç Hintlinin hayal kırıklığını dile getiren bir siyasi harekete dönüşen Hamam Böceği Halk Partisi (CJP) tarafından organize edildi. Boston Üniversitesi mezunu Abhijeet Dipke’nin kurduğu CJP, mayıs ayında Hindistan Başyargıcı’nın ülkenin işsiz gençliğini “hamam böceği” olarak nitelendirdiği yorumları üzerine sahneye çıktı. Parti, prestijli tıp fakültelerine giriş sınavlarının sızdırıldığı ve satıldığı iddiaları üzerine son protestolara öncülük etti. Milyonlarca öğrenci sınava yeniden girmek zorunda kaldı. Uzun süredir sınav kağıdı sızıntıları ve teknik aksaklıklarla gündeme gelen Hindistan eğitim sistemi, öğrenciler üzerinde büyük bir baskı ve aileler üzerinde de ciddi bir mali yük oluşturuyor.

AKTİVİST MÜDAHALESİ VE SİYASİ TEPKİLER

Hafta sonu, hareketi desteklemek için açlık grevi yapan ünlü aktivist Sonam Wangchuk’un protesto alanından uzaklaştırılıp hastaneye kaldırılmasıyla öfke daha da arttı. Polis, Wangchuk’u götürürken protestocular müdahale etmeye çalıştı, görüntülerde polislerin manzarayı engellemek için çarşaf tuttuğu görüldü. Modi eleştirilere nadiren yanıt verirken protestocuların taleplerine kamuoyu önünde cevap vermedi. Salı günü ise parlamento işlerinden sorumlu bakan aracılığıyla sınav kağıdı sızıntılarının önlenmesi için çalışacağını belirtti. Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan ise pazartesi günkü protestolarla ilgili henüz kamuoyu önünde açıklama yapmadı. Geçen ay bir televizyon kanalına konuşan Pradhan, CJP’yi “terör gruplarının B takımı” olarak nitelendirmişti. Ana muhalefet lideri Rahul Gandhi, Modi’nin istifasını isteyerek evinin önünde oturma eylemi yaptığı için salı günü kısa süreliğine gözaltına alındı.

PROTESTOCULAR MODİ’NİN DE GİTMESİNİ İSTİYOR

Göstericiler arasında taleplerinin karşılanana kadar oturma eylemine devam etme konusunda artan bir kararlılık görülüyor. Bazı protestocular için eğitim bakanının değişmesi ve sınav sisteminin elden geçirilmesi artık yeterli değil. On yılı aşkın süredir BJP’nin Hint siyasetindeki hakimiyetine liderlik eden Modi’nin de gitmesi gerektiğini söylüyorlar. Polis müdahalesinde yaralanan protestoculardan Talwar, “Sivil giyimli polisler ayakta dururken bana copla vurdu. Modi gitmeden bu ülke değişmez” dedi.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

CHP’de 51 İsim Disipline Sevk Edildi

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) 51 kişi kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. İsimler arasında Selin Sayek Böke, Gül Çiftçi ve Sevgi Kılıç yer alıyor.

Diyarbakır’da “Şeytantepe” Belgeseline Soruşturma Başlatıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT'ın başvurusu üzerine "Şeytantepe" belgeseli hakkında adli soruşturma başlattı. Soruşturma, Narin Güran soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırmaya yönelik faaliyetler kapsamında gerçekleştirildi.

Mehmet Akay, Antalya’da Yakalandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması devam ederken, örgütün faaliyetleri ve mali yapıları üzerine araştırmalar sürüyor. Antalya'nın Kepez ilçesi Kirişçiler Mahallesi'nde yapılan aramada ele geçirilen 37 klasör, örgüt ile ilgili önemli belgeler taşıyor.

Roma, Oosterwolde İçin Fenerbahçe’ye Yeni Teklif Yaptı

Fenerbahçe, yaz transfer dönemini oldukça hareketli geçiriyor. Kadroya eklenen yeni isimlerin yanı sıra takımdan ayrılan futbolcular da dikkat çekiyor.

Rojin Kabaiş’in Kayıp Soruşturmasında Yeni Gelişme

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 2024 yılında kaybolmuş ve arama çalışmaları sonucunda göl kenarında cansız bedeni bulunmuştu. Aile, olayın intihar olarak değerlendirilmesini kabul etmeyip hukuk mücadelesi başlatırken baba Nizamettin Kabaiş, soruşturma sürecinde delil karartıldığını öne sürdü.