Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasına yönelik soruşturmada gözaltına alınan Hüseyin Başaran’ın emniyet ifadesi ortaya çıktı. Başaran, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadede herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını savundu. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.
LEVENT İLE TANIŞMA VE İLK GÖRÜŞMELER
Başaran, tutuklanan Haluk Levent ile yaklaşık dört yıl önce Trabzon’da bir otelde tanıştıklarını belirtti. Bu yılın şubat ayında ise Göktürk’teki bir balıkçıda karşılaştıklarını dile getirdi. Levent’in aynı ay içinde inşaatına geldiğini, daireleri gezdikten sonra fiyat sorduğunu aktardı. Levent daha sonra deprem bölgesinde yaptığı yardımlardan söz etti. Başaran, Levent’in ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’in yardım fonlarından bahsettiğini ifade etti. Levent, BM Genel Sekreter Yardımcısı ile çekilmiş fotoğraflarını da gösterdi.
FONLAR VE BARTER HAVUZU İDDİASI
Levent’in bu kişilerin kendisine çok güvendiğini söylediğini aktaran Başaran, çeşitli zamanlarda deprem bölgesi için fon gönderdiğini anlattı. Levent, çalışmalara ilişkin videoları izlettirdi. Başaran bunları görünce Levent’i ciddiye aldığını kaydetti. Başaran, “Bu fonlardaki paraların 6-9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini söyledi. Fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini dile getirdi.” şeklinde beyanda bulundu. Daha sonraki yardımların da bu havuzdan karşılanacağını söyledi.
TAŞINMAZLARIN SATIŞI VE ÖDEME DETAYLARI
Başaran, Levent’in öncelikle kendisinden taşınmaz satın almak istediğini anlattı. Levent, bu taşınmazlar üzerinden fon sağlayacağını ve fonların dört beş ay sonra geleceğini ifade etti. Ödemeyi vadeli yapacağını söyledi. Başaran, satışa sunulmuş taşınmazlar olduğunu belirtti. Yalnızca duyduğu güven nedeniyle ödemelerin vadeli yapılmasını kabul ettiğini öne sürdü. Levent bir süre sonra asistanı olduğunu söylediği Yeliz Kaya ile satış ofisine geldi. 3 Şubat’ta düzenlenen protokolle toplam 602 milyon lira karşılığında dört taşınmaz Kaya’ya devredildi. Levent bu işlemin nedenini yurt dışından gelecek fonların yetkilisinin Kaya olması olarak açıkladı.
GÜVEN OLUŞTURMA ÇABALARI
Senetlerin vadesi gelmeden Kaya’nın hesabından ilk ödemenin küçük bir kısmı erken yapıldı. Bu ödemenin erken yapılması Başaran’da güven oluşturdu. Levent, evine ve iş yerine hemen hemen her gün gelmeye devam etti. Bir keresinde kızını da yanında getirdi. Başaran, “Haluk Levent, Hatay’da bulunan bir okul resmi getirerek bu okulun tamamlandığını söyledi. ‘Buna rahmetli kızınızın adını verelim abi.’ dedi.” ifadelerini kullandı. Ramazan çadırı yaptırdığını ve üzerine kızının adını yazdığını gösteren bir fotoğraf gösterdi. Tüm bunları kızına olan hassasiyetinden dolayı yaptığını düşünüyor.
SATIŞLARIN BOYUTU VE ALINMAYAN ÖDEMELER
Başaran’a taşınmaz dairenin ekspertiz değeri hakkında soru soruldu. Başaran, Levent’in başka taşınmazlar da almak istediğini belirtti. Bunların da yine vadeli olmasını istediğini söyledi. Fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini anlattı. 2026 şubat ayından itibaren nisan sonuna kadar 22 taşınmaz satışı yapıldı. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya’ya devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı. Karşılığında sadece 4 ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira aldı. Tüm protokollerin tarafında mevcut olduğunu ifade etti. Yeliz Kaya’ya devredilen taşınmazların bedellerinin rayiçlere uygun olduğunu savundu.
ÖDEMELERİN GECİKMESİ VE ŞÜPHELER
Son satışla birlikte ödemelerin günü yaklaştıkça Levent’in kendisini oyalamaya başladığını ileri sürdü. Levent ile iletişim kurmaya çalıştığını ancak telefonlarına çıkmadığını anlattı. İrtibat kurduğunda ise Levent’in ABD’de olduğunu, fon yetkilileriyle toplantı yaptığını söyledi. Daha sonra mide kanseri olduğunu belirtti. Başaran araştırmaları sonucunda tapu kayıtlarını inceledi. Yeliz Kaya’nın taşınmazları 1-2 gün içerisinde Ankara’daki Esin Önder Çağlayan’a devrettiğini gördü. Çağlayan’ın sahibi olduğu Kanat Savunma ve Globus Savunma’ya da devir yapıldı. Bu kişiler tarafından yüksek miktarlarda kredi başvuruları yapıldı ve tüm taşınmazlara ipotek konuldu.
HUKUKİ SÜREÇ VE MAĞDURİYET İDDİASI
Başaran, Ahbap Derneği’ne hiç bağışta bulunmadığını savundu. Deprem döneminde kendi şirketinden resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulunduğunu ifade etti. Taşınmazlara dair tüm işlemler hakkında savcılığa şikayette bulunduğunu açıkladı. Ayrıca tedbir talepli hukuk davası açtığını ve bu tedbirlerin tapulara konulduğunu belirtti. “Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım. Sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı alamadım. Bu konuda mağdur edilen de benim.” dedi.