Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan hakkındaki cinsel taciz iddiaları, mahkemenin 125 üye ülkesinin temmuz ayı sonunda oylayacağı bir kararla sonuçlanabilir. Khan’ın görevden alınıp alınmayacağına ilişkin oylama öncesinde, iddiaların merkezindeki kadın ilk kez kamuoyu önüne çıktı. Malezya asıllı avukat Sarah, 2023 yılından bu yana Khan’ın asistanı olarak çalıştığını ve bir yıl boyunca sistematik tacize maruz kaldığını öne sürdü.
SUÇLAMALAR VE İLK İFŞA
Sarah, Khan’ın kendisini defalarca istenmeyen fiziksel temasa zorladığını, otel odasına geç saatlerde geldiğini ve bir keresinde “şekerleme” yapma bahanesiyle yanına girerek eşofmanının altından kendisini taciz ettiğini iddia etti. Birleşmiş Milletler denetim raporuna göre taciz, Khan’ın evinde, ofisinde ve yurt dışı görevlerinde de devam etti. Khan tüm suçlamaları reddederken, avukatı Sareta Ashraph iddiaların “bir dizi çelişkili anlatının parçası” olduğunu savundu.
SARAH’IN İDDİALARI VE YAŞADIKLARI
UCM’de 2017’den bu yana çalışan Sarah, Khan’ın kendisine yönelik davranışlarının zamanla arttığını belirterek “İlk başta böyle başlamadı. Sınırları yavaş yavaş aşan bir süreçti” dedi. Sarah, işini, maaşını ve Hollanda’da oturma iznini kaybetme korkusuyla “hayır” diyemediğini ve zaman zaman donup kaldığını anlattı. Khan’la aralarındaki güç dengesizliğine dikkat çeken Sarah, “O sadece benim değil, herkesin patronuydu. Rıza mümkün değildi” ifadelerini kullandı.
GÖREVİNİ KAYBETME KORKUSU
Sarah, tacizler devam ederken bir noktada Khan’a bu davranışlar sürerse kendine zarar vereceğini söylediğini aktardı. Khan’ın avukatı ise bu iddiayla ilgili olarak “tıbbi kanıt sunulmadığını” ve Khan’ın böyle bir bilgi hatırlamadığını ifade etti. UN raporu, Sarah’ın bu süreçte “intihar izlemine” alındığını belgeledi. Sarah, daha sonra birkaç meslektaşına yaşadıklarını anlattı ve bunun üzerine Khan’ın kendisini şikayetinden vazgeçirmeye çalıştığını söyledi.
İKİNCİ BİR KADIN DAHA KONUŞTU
Orijinal iddiaların medyada yer almasının ardından ikinci bir kadın daha ortaya çıktı. 2009 yılında Khan’ın ekibinde ücretsiz stajyer olarak çalışan “Patricia”, Khan’ı o dönemde de benzer davranışlarla suçladı. Patricia, Khan’ın evinde çalışma talimatı verdiğini ve sürekli olarak kendisini elle taciz ettiğini, bir keresinde masasında otururken göğüslerine dokunduğunu iddia etti. Khan’ın avukatı, bu iddiaların da “tamamen reddedildiğini” ve delil dosyasında yer alan 30’dan fazla tanığın ifadesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ICC SÜRECİ VE SİYASİ BOYUT
Khan, 2023 yılında Gazze savaşına ilişkin İsrail ve Hamas liderleri hakkında tutuklama emri başvurusunda bulunmuştu. Bu nedenle bazı çevreler, Sarah’ın iddialarının İsrail tarafından Khan’ı itibarsızlaştırmak için kurgulandığını öne sürdü. UN denetim raporu, bu iddiayı araştırdı ve birden fazla güvenilir tanığın Sarah’ın “devlet ajanı” olduğu iddiasını “saçmalık” olarak nitelendirdiğini belgeledi. Sarah da tüm bu suçlamaları reddederek “Bu iki konunun birbirine karıştırılması, şikayetimin geçerliliğinden uzaklaştırmaya yarıyor” dedi.
KARAR ÖNCESİ SARAH’IN SON SÖZLERİ
UCM üyesi ülkeler 24 Temmuz’da Khan’ın görevden alınıp alınmayacağına karar verecek. Sarah, bu oylamanın sonucu ne olursa olsun hikayesinin değişmeyeceğini söyledi. Tüm birikimini bu süreçte harcadığını ve gelecekteki kariyerini riske attığını belirten Sarah, “Kariyerimi mahvettim ama bunu yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Mahkemeye olan inancını yitirmediğini vurgulayan Sarah, “Mahkemenin meşruiyeti tek bir adamın itibarına bağlı olmamalı” ifadelerini kullandı.