Alex Pretti’nin Minneapolis’teki operasyonda öldürülmesinden iki gün sonra David Streever, dönemin ICE yetkilisine sert bir e-posta yazdı. Beş ay sonra iki federal ajan kapısına gelerek kendisini uyardı ve tehdit savurduğu iddiasıyla uyarı yazısı verdi. Streever, bunun üzerine İç Güvenlik Bakanlığı yetkililerine dava açtı.
E-POSTADA NAZİ BENZETMESİ VE TEPKİLER
26 Ocak’ta Todd Lyons’a gönderdiği e-postada Streever, onu bir Nazi yetkilisine benzetti ve vicdanının kendisini rahat bırakmayacağını söyledi. “Asla huzur bulamayacaksın. Kaçmaya çalışsan da kendini bulacak ve son gününe kadar kendine işkence edeceksin” ifadelerini kullanan Streever, Lyons’un Minneapolis’te iki Amerikan vatandaşını öldüren ajanların eylemlerini meşrulaştırması halinde bunun bedelini ödeyeceğini yazdı. DHS sözcüsü, ICE’in çalışanlarına ve yetkililerine yönelik tüm tehditleri araştırdığını, ancak devam eden soruşturmalar hakkında yorum yapmadıklarını belirtti. Streever’ı temsil eden Bireysel Haklar ve İfade Özgürlüğü Vakfı (FIRE) avukatları ise Birinci Ek Madde’nin Streever’ın eleştirisini açıkça koruduğunu vurguladı.
OPERASYONUN SONA ERMESİ VE FEDERAL UYARI
Başkan Donald Trump, Pretti’nin ölümü ve Renee Good’un bir ICE ajanı tarafından öldürülmesinin ardından artan kamuoyu tepkisi üzerine Minneapolis’teki operasyonu sonlandırdı. Ancak 23 Haziran’da iki federal ajan, Streever’ın Rochester, New York’taki evine gelerek federal yetkilileri tehdit ettiği gerekçesiyle yazılı bir uyarıda bulundu. Uyarıda, Streever’ın federal yasayı ihlal etmiş olabileceği belirtildi.
GONYEA’YA DA AYNI UYARI
Streever, New York’ta aynı ajanlar tarafından aranan en az iki kişiden biriydi. Sirakuz’da Paigelynn Gonyea da 23 Haziran’da ön seçimlerde oy kullandığı sırada aynı uyarı yazısını aldı. Gonyea’nın ziyareti, Ocak ayında sosyal medyada Renee Good’u öldüren ICE ajanı Jonathan Ross’un adını paylaşmasından kaynaklandı. DHS daha sonra Gonyea’nın sadece isim değil, Ross’un adresini de paylaştığını açıkladı.
DAVADAKİ İDDİALAR VE HUKUKİ SÜREÇ
New York Sivil Özgürlükler Birliği (NYCLU), ICE’in Streever ve Gonyea gibi kişileri sırf suistimallere karşı ses çıkaranları korkutmak için takip ettiğini söyledi. NYCLU avukatı Perry Grossman, “Güpegündüz Amerikan vatandaşlarını öldüren ajanlardan hesap sormak, Birinci Ek Madde kapsamında korunan temel bir haktır” dedi. Streever, Avrupa seyahatindeyken ajanların evine geldiğini, eşinin onları kapıda karşıladığını belirtti. Davaya göre eve yapılan ziyaret, tekrarlanan telefon mesajları, seyahatinin takip edilmesi ve otel ziyareti Streever ve ailesinde kaygı ve korku yarattı. DHS, Trump’ın ikinci döneminden bu yana ajanlarına yönelik tehditlerin katlanarak arttığını savunuyor. Ancak ajans, zaman zaman göçmen operasyonlarını filme almak gibi yasal eylemleri de tehdit kapsamında değerlendiriyor. Beyaz Saray sınır çarı Tom Homan, geçen yıl New York Temsilcisi Alexandria Ocasio‑Cortez’in göçmenlerin haklarını anlatmasını “kolluk kuvvetlerini engelleme” olarak nitelemişti. CNN’in haberine göre göçmen ajanları, kolluk kuvvetlerini engelleme suçlamasıyla ABD vatandaşlarını gözaltına almak için sıkça belirsiz bir federal yasaya başvuruyor; ancak bu suçlamalar soruşturma altında çoğu zaman çöküyor.