IMF, Mali İzleme Raporu’nu “Daha Akıllıca Harcama: Verimli ve İyi Tahsis Edilmiş Kamu Harcamaları Ekonomik Büyümeyi Nasıl Artırabilir?” başlığıyla yayımladı. Rapor, küresel kamu borcunun 2029 yılına kadar GSYH’nin yüzde 100’ünü aşacağını öngörüyor. Bu durumda, kamu borcunun 1948’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşacağı belirtiliyor. Raporda, mevcut senaryonun pandemi öncesi tahminlere göre daha dik bir borç artışını gösterdiği ve risk dağılımının genişleyerek borcun daha hızlı artması yönünde bir eğilim içinde olduğu ifade ediliyor. Yüzde 5’lik bir riskle borcun 2029’da GSYH’nin yüzde 123’üne ulaşmasının beklendiği de kaydediliyor.
KAMU BORCU GÖRÜNÜMÜ ÇEŞİTLİLİK GÖSTERİYOR
Kamu borcu görünümünün farklılıklar arz ettiğine dikkat çeken rapor, ülkelerin bütçe açıkları ve borç düzeylerinin önemli ölçüde değiştiğini vurguluyor. Birçok büyük ekonominin kamu borcunun GSYH’nin yüzde 100’ünden fazla veya bu seviyeyi aşma yolunda olduğu bildiriliyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde kamu borcunun GSYH’nin yüzde 100’ünü aşan ülke sayısının kademeli olarak azalacağının beklendiği, ancak bu ülkelerin dünya GSYH’si içindeki paylarının artacağı tahmin ediliyor. G20 ülkeleri arasında Kanada, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve ABD gibi ülkelerin bulunduğu, bu ülkelerin mali risklerinin “orta” düzeyde olduğu dile getiriliyor.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ZORLU MALİ KOŞULLARLA KARŞI KARŞIYA
Diğer yandan, birçok gelişmekte olan piyasa ve düşük gelirli ülkenin borç seviyeleri görece düşük olmasına rağmen daha zorlu mali koşullarla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Kamu borcunun GSYH’ye oranının yüzde 60’ın altında olduğu ülke sayısının 2021’de 100’den fazla olduğu, ancak bu ülkelerin dünya ekonomisindeki paylarının yüzde 30’un altında kaldığı belirtiliyor. Bu ülkelerin finansmana erişimlerinin ve politika seçeneklerinin sınırlı olduğu, ayrıca 55 ülkenin borç oranlarının çoğu zaman GSYH’nin yüzde 60’ının altında olmasına rağmen borç sıkıntısı yaşadığı ya da yüksek risk altında olduğu kaydediliyor.
MALİ POLİTİKAYA ÖNCELİK VERİLMESİ ÖNEMLİ
Mevcut durumu aşan mali risklerin giderek büyümekte olduğu vurgulanan raporda, kamu borcu dinamiklerinin son yıllarda önemli değişimlere uğradığına işaret ediliyor. Küresel piyasalarda faiz oranlarının belirgin şekilde yükseldiği ve gelecekteki seyrinin belirsizlik içerdiği belirtiliyor. Artan borç servisi maliyetlerinin bütçeler üzerinde baskı yarattığı ifade ediliyor. Ayrıca, savunma, doğal afetler, yıkıcı teknolojiler, demografi ve kalkınma gibi alanlardaki harcamaların kamu giderlerini artırdığına dikkat çekiliyor. Mali sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi ve olası ciddi şoklar karşısında kullanılabilecek mali tamponlar oluşturabilmek adına maliye politikasına öncelik verilmesinin önemli olduğu vurgulanıyor.