Yeniden yazılan ve editoryal standartlara uygun hale getirilen haber metni aşağıda yer almaktadır.
—
Her şey bitti ve İngiltere yine kupasız kaldı. Yarı finalde Arjantin karşısında yaşanan geç çöküşün ardından ağır eleştirilerin hedefi olan Thomas Tuchel, 2026 Dünya Kupası’ndaki “yara izlerinin” kalıcı olduğunu söylerken takımı, bronz madalya maçında Fransa’yı 6-4 mağlup ederek 60 yıl sonra en iyi derecesine imza attı. Bu karşılaşmadan gerçekten ne gibi sonuçlar çıkarılabilir? İngiltere’nin turnuvası bütünüyle nasıl değerlendirilmeli? Kim etkileyiciydi, kim değildi? Peki Tuchel, Euro 2028 için hâlâ doğru adam mı? İşte okuyucu yorumları ve taraftarın nabzı…
FRANSA GALİBİYETİ UMUT VERDİ Mİ HAYAL KIRIKLIĞI MI YARATTI?
Bazı taraftarlar, Arjantin maçında Bukayo Saka ya da Marcus Rashford’un sahada olmamasının büyük bir hata olduğunu düşünüyor. Fransa karşısında ilk yarıda iki takım da yedek ağırlıklı kadrolarla oynarken ikinci yarıda yıldızların sahne alması kalite farkını ortaya koydu. Rashford ve Saka’nın gösterdiği performans, Tuchel’in onları kadro dışı bırakmasının yanlış olduğunu kanıtladı. Öte yandan bazı yorumcular, Fransa’nın maça ikinci yarıda gerçek anlamda dahil olduğunu ve bu galibiyetin mevcut sorunları örttüğünü savunuyor. Baskı olmadığında rahat oynayan takımın, kritik anlarda aynı başarıyı gösteremeyeceği endişesi de dile getirilen görüşler arasında. Buna karşın üçüncülüğün gurur verici olduğunu söyleyen ve takımın daha güçlü döneceğine inananlar da az değil.
İNGİLTERE’NİN TURNUVA KARNESİ NASIL OKUNMALI?
İngiltere’nin üçüncülüğü, 1966’daki şampiyonluktan bu yana en iyi derece olarak kayıtlara geçti. Ancak yarı final maçının kazanılabilecek bir fırsat olduğu, oyuncuların ve teknik direktörün daha cesur davranması gerektiği yönünde görüşler ağırlık kazanıyor. Turnuvadaki genel performansın Hırvatistan karşılaşmasının ikinci yarısı ve Meksika maçı dışında vasatın altında kaldığını düşünenler var. Son beş turnuvadaki istikrarlı yükselişe rağmen takımın fiziksel ve zihinsel olarak bir üst seviyeye çıkması gerektiği belirtiliyor. Kimilerine göre takım, taraftarların ve yorumcuların düşündüğü kadar iyi değil. Yarı finalde 1-0 öndeyken ikinci yarı oyuncu değişikliklerine olumlu yanıt verilememesi bir başka kaçan fırsat olarak değerlendiriliyor. Öte yandan yabancı bir ülkede alınan en iyi derece olması ve mayıs ayında kimsenin böyle bir sonuç beklemediği hatırlatılıyor.
OYUNCULARIN PERFORMANSLARI NASIL DEĞERLENDİRİLDİ?
Harry Kane turnuvada İngiltere’nin Dünya Kupası tarihinin en golcü ismi olurken bazı okuyucular genel performansını yetersiz buldu. Takımın turnuva boyunca defansif anlamda zayıf olduğu, dört stoperle oynanmasına rağmen savunmada güven verilmediği ifade ediliyor. Kanat oyuncularının istikrarsız olduğu, Elliott Anderson ve Declan Rice’ın iyi oynadığı ancak ceza sahasına giden bir orta saha oyuncusuna ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Reece James, Ezri Konsa ve Marc Guehi’nin yetersiz kaldığı, Kane’in ise çok geriye gelerek hücum hattında alan ve adam eksiltmesine neden olduğu eleştiriler arasında. Harry Kane’in Ronaldo’nun Portekiz’de yarattığı duruma benzer bir etki yarattığı, yani gol atsa bile takım oyununa ket vurduğu yönünde tartışmalar da var.
THOMAS TUCHEL HÂLÂ DOĞRU İSİM Mİ?
Tuchel’in ilk milli takım turnuvası olması nedeniyle deneyim kazandığını düşünenler olduğu gibi, kadro seçiminden oyuncu değişikliklerine kadar bir dizi hataya imza attığını ve derhal gönderilmesi gerektiğini söyleyenler de var. Saka’nın turnuva boyunca fit olduğunu açıklaması ve yarı final sonrası Tuchel’in inatçı tutumu tepki çekti. Ancak yerine geçebilecek yeterli İngiliz teknik direktör olmadığı ve Eddie Howe ya da Frank Lampard gibi isimlerin Euro 2028’i kazanma garantisi vermediği de dile getiriliyor. Guardiola ise en radikal öneri olarak öne çıkıyor.
GELECEK İÇİN ANAHTAR NE?
Geleceğin parlak olduğu ancak Kane ve Jordan Pickford’un yerine geçecek isimlerin bir an önce bulunması gerektiği vurgulanıyor. Takımda gerçek bir oyun kurucunun eksikliği hissedilirken iki ön liberolu sistemin risk almayan anlayışının turnuva kazandırmadığı ifade ediliyor. Bir sonraki turnuva öncesinde topa sahip olarak oyunu kontrol etme becerisinin geliştirilmesi ana hedef olarak görülüyor. Forvet bölgesinde Kane sonrası ciddi bir boşluk olduğu uyarısı yapılıyor.