TikTok’ta mola verdiğim bir gün, regl döneminde demir seviyesini yükseltmek için vegan fasulye çorbası tarifi yapan Kara isimli bir içerik üreticisini izledim. Orta Florida’dan gelen ve çevrimiçi ortamda sadece adını kullanan genç kadın, videosunun açıklamasına “Tüm anemik kızlar, bu tarif size” notunu düştü. Birçok kişi videoyu beğenip olumlu yorum yaparken, bazıları “Fasulye sevmiyorsam ne yapacağım?” ve “Fasulye yerine başka bir şey kullanabilir miyim?” gibi sorular yöneltti. İnsanların, kendi yaşam tarzlarına veya kısıtlamalarına uymayan içerik üreticilerine karşı öfke veya çaresizlik ifade etmesi, sosyal medyanın hızla yaydığı ilginç bir fenomen haline geldi. Georgia Üniversitesi’nden Doçent Dr. Jessica Maddox, bu durumun her zaman var olduğunu ancak son yıllarda sosyal medya tarafından iyice körüklendiğini belirtiyor. Kara’nın Ağustos 2023 tarihli videosu, bu yorumlar sayesinde viral oldu ve davranışa “fasulye çorbası teorisi” adı verildi. Bu tutum aynı zamanda “peki ya bencilik” olarak da anılıyor.
EGO MERKEZLİ DÜŞÜNCENİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ
Florida’da yaşayan ve TikTok’ta 1 milyondan fazla takipçisi bulunan lisanslı bir ruh sağlığı danışmanı olan Micheline Maalouf, dünyayı kendi deneyimlerimizden süzerek algılamamızın normal olduğunu ancak insanların bununla yetinmemesi gerektiğini söylüyor. Uzmanlar, eleştirel düşünme ve empatiyi sınırlayan psikolojik, duygusal ve teknolojik faktörlerin irdelenmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Daisey adlı bir kadın, X platformunda eşiyle her sabah bahçelerinde kahve içerek saatlerce sohbet etme ritüellerini paylaştığında birçok kişi bu durumu ayrıcalıklı buldu. “Ne kadar ayrıcalıklı olduğunun farkında mısın?” ve “Bahçesi olmayan insanlara karşı duyarsızca” gibi yorumlar alan Daisey, paylaşımını silmek zorunda kaldı.
SOSYAL MEDYA ALGORİTMALARININ VE BİREYSELLİĞİN ROLÜ
Maalouf, panik atağı kısaltmak için ekşi şeker veya acı baharat önerdiği bir videosunda diyabet hastalarından eleştiri aldı. Kan şekeri sorunu olanlar için bu yiyeceklerin uygun olmadığını söyleyen kullanıcılara tuz paketi önerdiğinde ise yüksek tansiyonu olduğu gerekçesiyle başka bir eleştiriyle karşılaştı. New York’taki içerik üreticisi Sarah Lockwood, bu tür yorumların içerik üreticilerini “Google” gibi kullanma eğiliminden kaynaklandığını düşünüyor. Dr. Maddox’a göre “fasulye çorbasılaştırma”, Amerikan bireyciliği ile kişiselleştirilmiş sosyal medya algoritmalarının karmaşık birleşiminin sonucu. Algoritmalar kullanıcılara sürekli olarak kendi ilgi alanlarına uygun içerik sunduğu için, uyumlu olmayan bir içerikle karşılaştıklarında mantıksız bir öfkeye kapılabiliyorlar.
ENTELEKTÜEL YETERSİZLİK VE PANDEMİ ETKİSİ
New York’ta yaşayan komedyen ve yazar Temilola Adeoye, bu davranışı entelektüel ve okuryazarlık eksikliğine bağlıyor. Adeoye, “Gökyüzü mavidir” diyen birine bir çocuğun “Peki ya yağmur yağdığında? Bazen gridir” demesi gibi, insanların zeki görünmek için bilgiçlik tasladığını belirtiyor. Lockwood ise sosyal medya kullanıcılarının önemli bir kısmının sadece 11 yaşında olduğunu hatırlatıyor. Covid-19 pandemisi, hem aşırı izolasyon ve teknoloji bağımlılığı hem de ırk ilişkileri, polis şiddeti, işyeri sorunları gibi konularda yapılan önemli kültürel tartışmalar nedeniyle bu durumu daha da kötüleştirdi. Birçok kişi, gerçek ve köklü sorunlar karşısında kendini görünmez ve çaresiz hissediyor ve bu duygularını sıradan içerik üreticilerinden çıkartıyor.
İYİ NİYET VARSAYIMI VE EMPATİ EKSİKLİĞİ
Uzmanlara göre bazı kişiler, narsist, bencil veya sahte bir iyilikseverlik sergiliyor. Maalouf, birçok kişinin hayatı boyunca gerçek bir geçersiz kılınma yaşadığını ve bu nedenle dışlanma belirtilerini sürekli taradığını söylüyor. Adeoye, insanların başkalarının niyetini kötü varsayma eğilimine dikkat çekiyor. Örneğin, bir içerik üreticisinin kronik hastalığı olanları dışlamak istemediği halde, izleyiciler bunu antagonizma olarak yorumlayabiliyor. Aynı şekilde, bir içerik üreticisi DEHB’si olduğu halde çalışma disipliniyle ilgili video yaptığında, izleyiciler “Ben DEHB’liyim, bunu yapamam” diyerek eleştirebiliyor.
İÇERİK ÜRETİCİLERİ ÜZERİNDEKİ BASKI VE ALGORİTMALARIN ZORLUĞU
Bu eleştirel tepkiler, içerik üreticilerini iletişim biçimleri konusunda daha fazla zihinsel emek harcamaya itiyor. Algoritmalar, kısa ve öz içerikleri ödüllendirirken, izleyicilerin talep ettiği inceliği sağlayacak uzun biçimli içerikleri teşvik etmiyor. Bu durum, hem içerik üreticilerini kısıtlıyor hem de insanların benmerkezci düşünceden kurtulmasını engelliyor. Maddox, çevrimiçi aşırı duyarlılığın gerçek dünyaya da yansıdığını ve daha düşmanca bir dünya yarattığını belirtiyor.
KENDİNİZ İÇİN DAHA SAĞLIKLI BİR DİJİTAL ORTAM YARATMAK
Uzmanlar, sürekli olarak rahatsız olan kişilere gerçek dünyada daha fazla vakit geçirmelerini öneriyor. Çevrimiçi eleştiri yapmadan önce kişinin kendine sorması gereken sorular var: İçeriği tamamen izledim mi? En kötüyü varsayıyor muyum? Bunu yüzüne söyler miyim? Yoksa sadece kendi sorunlarım yüzünden güçsüz veya kıskanç mı hissediyorum? Maalouf, tetikleyici içerikleri engellemek için belirli anahtar kelimeleri bloke etmeyi veya hesapları sessize almayı öneriyor. Somatic terapi, duygusal açıdan yükselen anlarda kişinin fiziksel durumunu anlamasına yardımcı olarak daha sakin tepki vermesini sağlayabilir. Maddox, “Dünyayla ilgili en güzel şeylerden biri, hepimizin çok farklı olması,” diyerek herkesin aynı şeyleri sevmesinin sıkıcı olacağını vurguluyor. Bu temel ilkeyi hatırlamanın, daha güzel bir internet ortamı yaratmak için önemli olduğunu belirtiyor.