İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Amerikan basınına ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Arakçi, İran’ın Hark Adası’na gerçekleştirilen saldırılara dair, “Bu saldırıları komşularımızın topraklarından gerçekleştirdiler. Artık, bize bu tür roketlerle saldırmak amacıyla komşularımızın topraklarını bir üs olarak kullandıkları gerçeği, su götürmez bir açıklık kazanmıştır” şeklinde konuştu. Arakçi, söz konusu saldırıları dikkatle takip ettiklerini belirterek, roketlerin birinin Ra’sül-Hayme’den, diğerinin ise Dubai yakınlarından Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) topraklarından ateşlendiğinin ‘netlik kazandığını’ ifade etti.
GEÇİŞLER AÇIK
Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin yasaklanmasıyla ilgili bir soruya yanıt veren Arakçi, “Aslına bakarsanız, Hürmüz Boğazı şu an itibarıyla geçişlere açıktır. Boğaz, yalnızca düşmanlarımıza, yani bize saldıran taraflar ve müttefiklerine ait tankerlerle gemilerin geçişine kapatılmıştır” dedi. Ayrıca, İran’ın yeni lideri Mücteba Hüseyni Hamaney’in yaralandığına dair iddiaların asılsız olduğunu belirten Arakçi, liderlerin başına bir şey gelmesi durumunda sistemin işleyişine devam edeceğini vurguladı.
STRATEJİK ORTAKLAR
Rusya veya Çin’in İran’a askeri destek sağlayıp sağlamadığına ilişkin bir soruya Arakçi, “Rusya ve Çin bizim stratejik ortaklarımızdır. Geçmişte bu ülkelerle yakın bir iş birliğimiz olmuştur ki, bu iş birliği halen devam etmektedir ve bu kapsamın içine askeri iş birliği de dahildir. Bu konunun herhangi bir detayına girmeyeceğim” yanıtını verdi. Ayrıca, komşu ülkelerdeki sivil bölgeleri hedef alındığı yönündeki iddiaları reddeden Arakçi, “Sadece bu ülkelerdeki ‘Amerikan üslerini, tesislerini, varlıklarını ve çıkarlarını’ hedef alıyoruz” ifadelerini kullandı.
NÜKLEER SİLAH TEHDİDİ YALAN
Cenevre’deki görüşmelerde ABD tarafını nükleer silahla vurma tehdidinde bulunduğu yönündeki iddialara da değinen Arakçi, “Haksız ve gayrimeşru bir saldırganlık eylemini meşrulaştırmak istiyorlar. Ben hiçbir zaman nükleer bomba üreteceğimizi söylemedim” açıklamasında bulundu. Arakçi, 26 Şubat günü Cenevre’de yaşananların ‘gerçek hikayesinin’ bir gün ortaya çıkmasını umduğunu dile getirdi.