Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın Üst Düzey Sorusu
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Grossi, son günlerde aynı soruyu sürekli gündeme getiriyor: “İran’ın ürettiği yüzlerce kilo zenginleştirilmiş uranyum nerede?” Bu soruya somut bir yanıt almak oldukça zor görünüyor. ABD, İran’ın nükleer programının tamamen sona erdiğini iddia etse de Rusya, İsrail ve ABD basınında durum tam tersi bir şekilde, İran’ın hala programını sürdürdüğü vurgulanıyor. Grossi, bu soruyu İran’a yönelttiğinde ise kısa bir yanıt aldı: “Sizi ilgilendirmez.”
İran’ın Nükleer Programındaki Yeni Bekent
Grossi’nin, zenginleştirilmiş uranyumun nereye gittiği konusunda bazı tahminleri mevcut. Özellikle, İran nükleer programının yeni umudu olarak değerlendirilen Fardo’da, ABD tarafından hatırlanmayan bir tesis öne çıkıyor. Donald Trump, İran’ın nükleer programını “tamamen yok ettiğini” söylemişti. Ancak saldırı öncesinde, Fardo’da çok sayıda kamyonun sıraya girdiği tespit edildi. Bu durum, İran’ın büyük miktarda zenginleştirilmiş uranyumu başka bir yere taşıyor olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Buna göre İngiliz basınından The Telegraph, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu Kazma Dağı’nın derinliklerindeki bir tesise taşımış olabileceğini öne sürüyor. Bu tesis, Fardo’nun 145 kilometre güneyinde ve Natanz’a yakın bir konumda yer alıyor. Uzun yıllar boyunca gelişim gösteren Kazma Dağı tesisi, İran’ın nükleer programını sürdürülebilmesi için uygun bir nokta olarak değerlendiriliyor. İsrailli uzman Sima Shine, İran’ın bu gizli yerlerde sakladığı yüzlerce gelişmiş santrifüjün bulunduğunu belirtiyor.
İran ve ABD Arasındaki Gerilim Artıyor
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu durumun tehlikeyi artırdığını vurguladı. İran’ın gizlice uranyum zenginleştirme riskinin iki katına çıktığını ifade etti. Trump’ın aracılığıyla sağlanan ateşkes ortamı olmasına rağmen, İran’ın bu durumu nükleer bomba geliştirmek için değerlendirebileceği endişeleri yükseliyor. Uzmanlar, Kazma Dağı’ndaki zenginleştirilmiş uranyum üretiminin hızlanmış olabileceğine dikkat çekiyor.
Ayrıca, uydu görüntüleri tesisin Fardo üssünden daha derinlere gittiğini gösteriyor. ABD, Fardo üssüne ulaşmak için Dünya tarihinde ilk kez yarım tonluk GBU-57 bombalarını kullanmıştı. Ancak, Kazma Dağı’nın derinliklerindeki tesise bu bombaların bile etkili olamayabileceği düşünülüyor. Reuel Marc Gerecht, “Bu tesis, ABD Hava Kuvvetleri’nin bile yok etmede zorluk yaşayacağı bir alan” diyerek durumu özetliyor.
İran’ın Nükleer Programı ve Savaş Riski
İran, 2018’de ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Fardo’daki zenginleştirme faaliyetlerine hız verdi ve 2021’de Natanz’daki patlama sonrası uranyum saflığını yüzde 60’a çıkardı. Son aylarda ise yaklaşık 409 kilo yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku oluşturdu. Programını olası saldırılara karşı farklı tesislere yayma stratejisi benimsediği belirtiliyor.
Ajansın erişim sağlayamadığı birçok tesiste ise yaklaşık 6 bin gelişmiş santrifüj bulunduğu düşünülüyor. Son günlerde İran ve İsrail birbirlerine füze saldırıları düzenledi. ABD ise İran’ın nükleer tesislerini bombalayarak olaya doğrudan müdahil oldu. İran, bu saldırılara karşılık olarak Katar’daki Al Udeid hava üssüne balistik füzelerle karşılık verdi. Kısa süreli bir ateşkes sağlansa da, İsrail’in İran’da yeni hedeflere saldırmaya devam etmesi gerilimi artırıyor. İran’daki savaş yanlılarının nükleer bomba üretme çağrıları hız kazanıyor. Meclis üyesi Ahmet Naderi, “Bir nükleer bomba denemesi yapmalıyız, başka yol yok” şeklinde bir açıklama yaptı.