Tahran’la Washington arasında olası bir barış anlaşmasının önündeki en büyük engel, Trump yönetiminin İran’a ait dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığı serbest bırakmayı kabul edip etmeyeceği olarak görülüyor. İran’ın en üst düzey askeri danışmanlarından Muhsin Rızai, Tahran’da verdiği özel mülakatta, müzakerelerin kilitlendiğini ve bu kilidi kırmanın Trump’a bağlı olduğunu söyledi. Rızai, eğer ABD yeniden çatışmaya girerse “karanlık bir koridora” gireceği uyarısında bulundu. İran’ın, ABD ile geçici bir anlaşma imzalanması halinde 12 milyar doların hemen, kalan 12 milyar doların ise daha sonra serbest bırakılmasını talep ettiği bildiriliyor. Trump ise herhangi bir anlaşmanın 2015 nükleer anlaşmasından çok daha güçlü görünmesini ve Obama dönemindeki “nakit dolu paletler” imajından kaçınılmasını istiyor.
RIZAİ’DEN GÜVEN TESTİ VE SAVAŞ UYARISI
Rızai, dondurulan varlıkların serbest bırakılmasını bir güven inşa adımı olarak tanımladı ve bunun İran ile ABD arasında “yeni bir ufuk” olacağını belirtti. “Bu 24 milyar dolar, İran’ın Trump’a duymak istediği bir güven testidir. Bu testi Amerika geçmeli ve yol açılmalıdır” diyen Rızai, söz konusu paranın İran’ın kendi malı olduğunu vurguladı. Savaşın yeniden başlaması durumunda İran’ın çatışmayı Basra Körfezi’nin ötesine taşıyacağı uyarısında bulunan Rızai, operasyonların Hürmüz Boğazı’ndan Hint Okyanusu’na, Babülmendep Boğazı’na, Kızıldeniz’e ve Akdeniz’e kadar genişleyebileceğini söyledi. “Savaşa başka bir boyut kazandıracağız, şu ana kadar saldırdığımız diğer Amerikan üslerine de saldıracağız” ifadelerini kullanan Rızai, savaş olasılığının düşük olduğunu da ekledi.
TRUMP İLE DİNİ LİDER GÖRÜŞMESİNE RET
Rızai, Dini Lider Ali Hamenei’nin sağlık durumu ve ülke karar alma mekanizmasındaki rolü hakkında sorulan soruyu yanıtsız bırakırken, Hamenei’nin Trump’la görüşme ihtimalini kesin bir dille reddetti. “Bu olmayacak. Şu an müzakerelerin ilk aşamasındayız ve Trump müzakereleri çıkmaza soktu. Bu gerçekleşmez” dedi. Trump ise geçtiğimiz günlerde Hamenei ile “iyi anlaştıklarını” söylemiş ve onunla tanışmaktan onur duyacağını belirtmişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA ORTAK YÖNETİM TALEBİ
Rızai, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde İran ve Umman’ın egemenlik hakları olduğunu yineleyerek, bu su yolunun iki ülke tarafından ortak yönetilmesi gerektiğini söyledi. Geçiş ücreti talebini “bakım masrafı” olarak nitelendiren Rızai, İran’ın boğazın yönetim maliyetini tek başına üstlenmemesi gerektiğini savundu.
NÜKLEER ANLAŞMAYA GÜVENSİZLİK VE KARA GÜCÜ VURGUSU
Eski Devrim Muhafızları komutanlarından olan ve İran-Irak Savaşı’nda savaşan Rızai, Trump ile yapılacak bir nükleer anlaşmanın kalıcılığına şüpheyle yaklaştı. 2015 anlaşmasından çekilmeyi ve Trump’ın müzakere taktiği olarak nitelediği “belirsizlik” stratejisini gerekçe gösterdi. Görüşmelerin başarısız olması halinde İran’ın olası bir kara işgaline hazır olduğunu belirten Rızai, “O zaman dünya İran’ın gerçek kapasitesini anlayacak, çünkü kara gücümüz füzelerimizden katbekat fazla” dedi. Mevcut savaşı, İslam Cumhuriyeti’nin 47 yıllık tarihindeki ilk zafer olarak tanımlayan Rızai, önceki savaşlarda İran’ın hep yenildiğini öne sürdü.