Son haftalarda İran, bombaya yakın seviyedeki uranyum stokunu korumak amacıyla tünelleri bilinçli olarak çökertip girişleri mayınlayarak güvenlik önlemlerini büyük ölçüde artırdı. ABD istihbaratına yakın beş kaynağa göre, yaklaşık yarım ton yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyuma ulaşmak, bir ay öncesine kıyasla çok daha zorlu, tehlikeli ve zaman alıcı hale geldi. Kaynaklar, İran’ın bu yeni tahkimatının, Trump yönetiminin uranyumun çıkarılması ve imhasına yönelik anlaşma teklifine ek bir karmaşıklık katmanı eklediğini ve bu tehlikeli kazı işleminin kim tarafından yapılacağı sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN KORUNMASI İÇİN SERT ÖNLEMLER
İran’ın Birleşmiş Milletler diplomatik heyeti henüz konuya ilişkin bir yorum yapmazken, Beyaz Saray da sorulara yanıt vermedi. Trump, İran ile devam eden müzakerelerde bu nükleer maddenin güvence altına alınmasının ABD için bir öncelik olduğunu ve İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için çalışıldığını sık sık vurguladı. Cuma günü gazetecilere bilgi veren üst düzey bir yönetim yetkilisi, iki tarafın İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ABD’ye teslim etmesini gerektiren bir anlaşmaya yaklaştığını söyledi. Yetkiliye göre uranyum, yerinde imha edilecek ve ardından ülke dışına çıkarılacak. Ancak ABD ve İranlı yetkililer, taslak anlaşmanın şartları konusunda çelişkili açıklamalar yapıyor. Cuma günü yarı resmi bir İran haber ajansına sızdırılan taslak anlaşma metni, Trump’ın sosyal medyada öfkeli bir tepki vermesine neden oldu.
URANYUMUN ÇIKARILMASI İRAN İÇİN DAHİ ZOR VE RİSKLİ
Kaynaklara göre zenginleştirilmiş malzemenin çıkarılması, İranlılar için bile artık zor ve tehlikeli. Bu işlem ağır kazı ekipmanları ve riskli mayın temizleme çalışmalarını gerektirecek. 2017-2021 yılları arasında Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi’nin Nükleer Malzeme Uzaklaştırma Ofisi’nin başında bulunan Scott Roecker, bu haberin doğru olması durumunda yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun geri alınmasını kesinlikle zorlaştıracağını söyledi. Roecker, durumun aynı zamanda İran’a uyum çabalarını gizleme fırsatı da sunabileceğini belirterek, “Müzakereciler tüm stokun doğrulama amacıyla merkezi bir yere getirilmesini şart koşarsa sorumluluk Tahran’a geçer. Ancak bu senaryoda İran’ın bir kısmının geri alınamaz olduğunu iddia etmesinden endişe ederim” dedi. Uluslararası toplum, stokun büyük kısmının İsfahan nükleer tesisindeki çökmüş tünellerde olduğuna, bir kısmının ise başka bölgelerde tutulduğuna inanıyor.
MÜZAKERELER VE TEKNİK ZORLUKLAR MASADA
Mayıs ortasında askeri bir operasyonla nükleer maddeye el koyma planı yapıldığı ancak çok riskli bulunduğu için iptal edildiği daha önce ortaya çıkmıştı. Trump daha önce uranyuma zorla el koymanın tehlikelerini kabul etmiş, İranlıların bu malzemeye ABD istihbaratı tarafından tespit edilmeden erişmesini sorgulamıştı. Ancak iki kaynak, başkanın uranyumu hedef olarak kamuoyu önünde tartışmasının İran’a kendi varlıklarını daha iyi savunması için ivme kazandırmış olabileceğini belirtti. Tahran ile Washington arasında önümüzdeki hafta bir anlaşma imzalansa bile, İran’ın nükleer programının geleceğine dair ayrıntıları belirlemek için ek teknik müzakerelerin yapılması bekleniyor. Uranyumun ülkeden çıkarılması, muhtemelen Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı’nda organize edilen özel bir mobil uranyum tesisinin konuşlandırılmasını gerektirecek. Trump daha önce uranyumun çıkarılmasının en az iki hafta süreceğini söylemişti.