Son günlerde tırmanan karşılıklı saldırıların ardından İran ve ABD, Hürmüz Boğazı krizini diplomatik yollarla çözmek için temasları sürdürme kararı aldı. İki taraf saldırılardan kaçınma yönünde irade gösterdi. Bu durum geçici barış anlaşmasına uyulacağı beklentisini artırdı. Görüşmeler Katar’da yeniden başlayacak.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN TEKNİK GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR
ABD’li bir yetkili, 17 Haziran’da üzerinde uzlaşılan mutabakata atıfta bulundu. Mutabakat, boğazın deniz trafiğine yeniden açılmasını öngörüyor. Yetkili, “Mutabakat metninin tüm alanlarına ilişkin teknik görüşmelerin devam etmesi planlanıyor. İki taraf da şu an için duracak ve gemiler serbestçe seyir edebilecek” dedi. Bir başka ABD’li yetkili de her iki tarafın saldırılardan el çekeceğini bildirdi. Gemiler güvenle hareket edebilecek. İlk teknik görüşme geçen hafta İsviçre’de yapıldı. Görüşmeler sürdürülecek. Daha önce İsviçre’de planlanan görüşmeler bölgedeki askeri hareketlilik nedeniyle Katar’a taşındı. Bu görüşmeler doğrudan Hürmüz Boğazı’ndaki duruma odaklanacak şekilde revize edildi. Boğazda son günlerde askeri hareketlilik yaşandı. Perşembe günü İran’dan fırlatılan bir füze kargo gemisine isabet etti. Ardından taraflar karşılıklı saldırı ve misillemeler gerçekleştirdi. Washington ve Tahran birbirlerini 17 Haziran’daki geçici ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçluyor. İran dün erken saatlerde Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askeri üslerine saldırı düzenledi.
TAHRAN’DAN MÜZAKEREYE KATILMAMA AÇIKLAMASI
Diplomatik hareketliliğe rağmen İran cephesinden farklı açıklamalar geliyor. İran Devrim Lideri Ofisi Üyesi Mehdi Fezaili, ABD ile teknik görüşmeye katılmadıklarını söyledi. Fezaili, bu karara ABD’nin askeri eylemlerini sürdürmesini gerekçe gösterdi. Ayrıca dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmadığını belirtti. İki ülke 14 Haziran’da mutabakata varmıştı. Taraflar 21 Haziran’da İsviçre’de üst düzey bir araya gelmişti. Bu temaslar daha sonra teknik heyetler düzeyine taşındı. 23 Haziran’da yapılan açıklamada teknik görüşmelerin sonraki hafta devam edeceği bildirilmişti. Ancak net bir takvim sunulmamıştı.
İSRAİL’DEN LÜBNAN SINIRINDA GÜVENLİK VURGUSU
Bölgedeki bir diğer gelişme ise ABD-İsrail mutabakatına dahil edilen Lübnan sınırında yaşanıyor. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşmasını değerlendirdi. Saar, “Barış, güvenlik üzerine inşa edilmelidir ve kuzey sınırımızdaki güvenlik ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılmasıyla sağlanabilir. Bu hem İsrail’in hem de Lübnan’ın ortak çıkarıdır” dedi. Saar, İran ve Hizbullah’ın Lübnan’ın egemenliğini ihlal ettiğini öne sürdü. İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığını sürdürmesini Hizbullah’ın eylemlerine bağladı. Saar, Güney Sudan ile ilişkilere önem verdiklerini de sözlerine ekledi.