İran ile barış yapmanın, savaş yürütmek kadar sancılı olacağı giderek netleşiyor. Başkan Yardımcısı JD Vance’in, Tahran ile Fransa’da imzalanan mutabakat zaptını (MOU) kalıcı bir barış anlaşmasına dönüştürmek için İsviçre’de başlattığı ilk müzakere girişimleri şimdiden tehlikeli sularda seyrediyor. Trump’ın geçtiğimiz hafta Fransa’da İran ile imzaladığı mutabakat, çatışmaları durduruyor, Hürmüz Boğazı’nı açıyor ve Tahran’a nükleer silah geliştirmeme taahhüdü karşılığında ekonomik teşvikler sunuyor. Ancak anlaşma, Tahran’ın nükleer programının geleceği ve elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokları gibi hayati detayları, 60 gün sürecek yüksek riskli müzakerelere bırakıyor. Anlaşmanın en güçlü yanı ise ABD ile İran arasındaki doğrudan düşmanlığın sona ermesi.
MÜZAKERE SÜRECİNDE KRİTİK GÜNLER
Katar ve Pakistan’ın ortak arabuluculuğunda Pazar günü geç saatlerde yapılan açıklamada, görüşmelerin “olumlu ve yapıcı bir atmosferde” geçtiği ve “cesaret verici ilerleme” kaydedildiği belirtildi. Tarafların 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak için bir yol haritası üzerinde mutabık kaldığı ifade edildi. Ancak çerçeve anlaşmanın kırılganlığı, savaşı tanımlayan aynı stratejik baskıların ve kısıtlamaların şimdi de barışı tehdit ettiği gerçeğiyle hızla ortaya çıkıyor. İran, yeni kazandığı pazarlık gücünü kullanmaya çalışıyor ve Hürmüz Boğazı’nı kapattığını iddia ediyor. Trump ise Pazar günü yeni bir şiddet tehdidinde bulunarak Tahran’ın müzakere ekibinin eve dönemeyebileceği uyarısını yaptı. İsrail ile İran arasında Lübnan üzerinden yaşanan bir çatışma ise tüm süreci rayından çıkarma tehlikesi yarattı. Washington’da ise nadir görülen iki partili bir endişe hakim: Başkan’ın anlaşmayı yapmak için çok fazla taviz verdiği ve ateşkesin kalıcı olabileceğine dair rahatlamaya rağmen anlaşmanın uzun ömürlü olmayacağı yönünde şüpheler var.
TAHRAN’DAN GÜÇ GÖSTERİSİ VE TRUMP’IN TEPKİSİ
Trump, Avrupa’dan döndüğü günden bu yana geçen gergin hafta sonu, önümüzdeki stratejik zorlukları gözler önüne serdi. Başkan, İran’a karşı derin bir hayal kırıklığı içinde ve savaş sırasında işe yaramayan tehditleri tekrarlıyor. Pazar günü Fox News’e verdiği bir röportajda, Tahran’ın boğazı yeniden açmaması halinde Hürmüz Boğazı’nı bizzat ele geçirmekle tehdit etti. İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf ise Trump’a sert bir yanıt vererek, tehditlerin işe yaramadığını ve artık bir çaresizlik göstergesi olduğunu ima etti. Bu hamle, İran’ın Trump’a hızlı bir siyasi zafer kazandıracak bir anlaşma yapma niyetinde olmadığını gösteriyor. Tahran yönetimi ayrıca, Hürmüz Boğazı’nı kapalı ilan ederek hem İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını durdurmasını sağlamaya çalışıyor hem de bölgesel gücünü vekil gruplar aracılığıyla sürdüreceğini kanıtlıyor. Trump ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu kontrol etme gücünü test eden İran’a, Hizbullah’ı dizginlememesi halinde “çok sert” vuracağı uyarısını yaptı.
WASHINGTON’DA SİYASİ DEPREM
Mutabakat zaptı, Washington’da da siyasi bir fırtınaya yol açtı. Başkan ile Cumhuriyetçi senatörler arasında, istihbarat direktörlüğü ataması ve seçim düzenlemeleri konusundaki gerilimi daha da tırmandırdı. Anlaşmanın şartlarına derin bir şüpheyle yaklaşılıyor. Özellikle 60 günlük müzakereler sürerken İran’ın enerji ve ilaç ihracatına yönelik yaptırımların askıya alınması ve ABD’nin bölgesel güçler tarafından finanse edileceğini söylediği 300 milyar dolarlık fon, eleştirilerin odağında. Trump’ın eleştirmenleri, başkanın boğazın yeniden açılması için sadece para ödediğini ve nükleer program müzakerelerinde ABD’nin elini zayıflattığını savunuyor. Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, anlaşmanın başarılı olacağına dair umudu olmasa da Trump’ı savunurken, Demokrat senatör Cory Booker anlaşmayı “başkanın kendi yarattığı felaket bir yenilgi” ve “açık bir teslimiyet” olarak nitelendirdi. Yaşanan bu sert tartışmalar, Trump’ın nükleer silahlardan arındırılmış bir İran ve dönüşmüş bir Orta Doğu vizyonunun şimdilik uzak bir hayal olduğunu gösteriyor. Savaşı başlatmak ABD’nin hedeflerine ulaşmakta başarısız olduğu gibi, barış yapmanın da aynı derecede sonuçsuz kalabileceği zorlu bir başlangıçla ortaya çıkıyor.