İran’la Müzakereler Neden Tıkandı

Brett McGurk, George W. Bush, Barack Obama, Donald Trump ve Joe Biden yönetimlerinde üst düzey ulusal güvenlik görevlerinde bulunmuş bir isim olarak, Tahran ile yürütülen müzakerelerin farklı bir dinamiğe sahip olduğunu vurguluyor. Washington, İran’la yapılan görüşmeleri genellikle güç dengesi üzerinden okurken, Tahran’ın bu sürece mülkiyet ve elindekini koruma mantığıyla yaklaştığını belirtiyor. ABD, ekonomik baskı ve yaptırımlarla İran’ı taleplerine boyun eğmeye zorlamayı hedeflerken, İran ise değerli bir koz elde edip onu geri vermeyerek ABD’yi pes ettirmeye çalışıyor.

REHİNE PAZARLIĞINDAKİ DENEYİM

McGurk, bu durumu bizzat deneyimlediğini anlatıyor. Geçtiğimiz on yıl içinde iki kez, Tahran’daki kötü şöhretli Evin Cezaevi’nde tutulan Amerikalı rehinelerin serbest bırakılması için İran’la uzun süreli müzakereler yürüttü. Rehine pazarlıklarının güç avantajını ortadan kaldırdığını ve İran’ın bu oyunu çok iyi bildiğini söylüyor. Dünyanın en güçlü ülkesini temsil eden bir diplomat olarak masadaki dengesizliği aşacak bir kozunun olmadığını, İranlı muhatabının istediği şeye (insanlara) sahip olduğu için bunu yeterli bir bedel ödenene kadar elinde tutacağını ifade ediyor. Güçten çok mülkiyetin önem kazandığı bu süreçte zamanın İran’dan yana işlediğini, onların rehineler acı çekerken Washington üzerindeki baskı artana kadar beklemeyi strateji olarak benimsediklerini belirtiyor.

2023’TEKİ REHİNE ANLAŞMASININ PERDE ARKASI

Eylül 2023’te ABD, Evin Cezaevi’nde haksız yere tutulan beş Amerikalının serbest bırakılması için İran’la bir anlaşmaya vardı. Aylar süren görüşmelerin ardından, ABD’nin yasal süreçlerden geçmiş birkaç İranlıyı serbest bırakması ve Güney Kore’de bloke olan 6 milyar doların Katar’a transfer edilmesiyle anlaşma sağlandı. Bu fon, İran’ın yalnızca yaptırım kapsamı dışındaki insani işlemler için kullanabileceği kısıtlı hesaplarda tutuluyordu. Hazine Bakanlığı aracılığıyla fonların amacı dışında kullanılmaması için denetim mekanizmaları oluşturuldu. Ancak anlaşmadan sadece üç hafta sonra, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısı ve rehine krizi yaşandı. İran’ın dini liderinin saldırıları alenen övmesi üzerine Washington, Katar’daki fonlara erişimi yeniden bloke etti ve bu durum halen devam ediyor.

İRAN’IN YENİ KOZU: HÜRMÜZ BOĞAZI

McGurk’e göre İran şimdi aynı mantığı çok daha büyük bir ölçekte uyguluyor. Artık rehine bir Amerikan vatandaşı değil, dünyanın en önemli ekonomik arterlerinden biri: Hürmüz Boğazı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu boğazı, İran füze ve insansız hava araçlarıyla tehdit ederek ve kendi liderliğinde yeni bir otorite kurarak fiilen kontrol altına alıyor. İran için bu bir mülkiyet meselesi; ABD’nin ve dünyanın istediği bir şeye sahip ve bunu ancak aşırı bir bedel karşılığında bırakacak. Tahran gözünde Hürmüz Boğazı, sahip olduğu en değerli rehine haline geldi.

TALEP: 24 MİLYAR DOLAR

İran’ın yeni dini liderinin askeri danışmanı Muhsin Rızai, boğazın ancak Washington’un bloke edilmiş 24 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakmasıyla açılacağını söyledi. Rızai’nin formülü açık: “Parayı verin, istediğinizi alın.” Talep edilen miktar, 2023’teki rehine anlaşmasının merkezindeki 6 milyar doları da içeriyor. Bu da gösteriyor ki İran mevcut görüşmeleri de bir rehine pazarlığı olarak görüyor. Tek fark, bu kez rehinenin küresel ekonomi olduğu ve açılış talebinin dört kat daha yüksek olması.

SİNYALLER VE ÇIKMAZ SOKAK

Trump yönetimi, İran’ın elini zayıflatmak için kendi ekonomik baskısını uygulamaya çalışıyor. İran limanlarını ablukaya alarak petrol ihracatını durdurmayı hedefliyor. Ekonomik göstergeler İran’ın hiperenflasyonla birlikte çöküşün eşiğinde olduğunu gösteriyor. Ancak McGurk, ekonomik acının Rızai gibi rejimin katı çizgisindeki yeni liderleri etkilemeyeceğini düşünüyor. Tahran, Trump’ın dünya üzerindeki makroekonomik baskıya, İran’ın ABD ablukasına dayanacağından daha uzun süre dayanamayacağına inanıyor. Trump’ın sürekli olarak bir anlaşmaya yaklaşıldığı yönündeki açıklamaları da İran’ın bu inancını pekiştiriyor. Tüm bu nedenlerle görüşmeler tıkanmış durumda. Washington’da anlaşmanın ne zaman sonuçlanacağı sorgulanırken, Tahran’daki tek soru Trump’ın istenen bedeli ödeyip ödemeyeceği. Seçenekler ise sıralanıyor: Makroekonomik baskıya dayanmak, İran’a milyarlarca dolar ödeyerek geri adım atmak ya da boğazı askeri yollarla kontrol altına alıp savaşı genişletme riskini göze almak.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Prada, NASA İçin Yeni Kıyafet Tanıttı

Prada ve Axiom Space işbirliğiyle geliştirilen sıvı soğutma ve havalandırma giysisi astronotların uzay kıyafetlerinin altında kullanılmak üzere New York'ta tanıtıldı. Vücuda tam oturan giyside sıcaklığı düzenleyen havalandırma tüpleri bulunuyor.

Fenerbahçe’ye Aziz Yıldırım Dönemi: Milli Takım ve İtalyan Hocalar

Fenerbahçe'de aylardır beklenen seçimli genel kurul gerçekleştirildi ve 8 yıl sonra yeniden başkan seçilen Aziz Yıldırım zafer vurgusu yaptı. Yıldırım, kazananın Fenerbahçe olduğunu söyledi.

Filipinler’de Deprem: Tsunami Uyarısı Yapıldı

Filipinler'de 7.8 büyüklüğünde deprem oldu. Burias Adası'nı sallayan sarsıntının ardından tsunami uyarısı yayımlandı.

Nükleer Savaş Başlıkları Depolardan Çıkarılıyor

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü dünyadaki nükleer güçlerin toplam 12 bin 187 savaş başlığına sahip olduğunu duyurdu. Bunlardan yaklaşık 9 bin 745'i gerektiğinde kullanılabilecek stoklarda tutuluyor.

Silahlı Saldırıda Ölen Muhtarın Ağabeyi Seçildi

Kayranlar Mahallesi'nde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Muhtar Niyazi Çahan'ın yerine yapılan ara seçimde Zekeriya Çahan yeni muhtar seçildi. Seçimde 140 seçmenden 53'ü oy kullandı.