Başbakan Pedro Sanchez, konut sorununa ilişkin attıkları adımların Meclis’ten onay almaması üzerine erken genel seçim ilanından bir gün sonra Bakanlar Kurulu toplantısında konuyu gündeme aldı. İspanya Başbakanı, konut krizine çözüm içeren kararnamelerin Meclis’te reddedilmesinin ardından erken seçime gitme kararı aldığını duyurmuştu. Toplantıda, Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen iki kararnamenin hükümetin görev süresinin sonuna kadar ülkeyi yönetme yükümlülüğünü vurguladı.
KONUT KRİZİ HALKIN GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNEMLİDİR
Sanchez, “Eğer Meclis’teki çoğunluk halka sırtını dönerse, halkın yeni bir genel seçimle temsilcilerini seçmesi gerektiğine inanıyorum. Bu gerçekleşene kadar hükümet yasama faaliyetlerine devam etmelidir. Halkı savunmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız” dedi. Yeni kabul edilen iki kararnamenin, geçen hafta Meclis’te reddedilenlerin özünü koruduğunu belirtti ve “Konut krizi ideolojik değil insani bir meseledir” ifadesini kullandı.
KARARNAMELERDE GÖZDEN GEÇİRİLEN TEDBİRLER
Sanchez, 23 Eylül’de zorla evinden çıkartılan 87 yaşındaki Mari Carmen’in yaşadığı olayın tekrarlanmaması için gerekli önlemleri alacaklarını vurguladı. Bakanlar Kurulu’nda kabul edilen iki kararnamenin 21 başlıktan oluştuğunu belirtti. Bunlar arasında uygun fiyatlı kiralık konutlara erişimi kolaylaştırma, yeni ev sahiplerine vergi indirimleri sağlama gibi konular yer alıyor. Ayrıca, 2030 yılına kadar evlerden zorunlu tahliyelerin yasaklanması ve kira sözleşmelerinin 31 Aralık 2028’e kadar uzatılması gibi tedbirler de mevcut.
YENİ FİNANSMAN HATTI İLE DESTEK SAĞLANACAK
Sanchez, ilk kez ev sahibi olmak isteyenlere 50 bin euroya kadar faizsiz kredi sağlamak amacıyla 10 milyar euro tutarında bir finansman hattı oluşturulduğunu açıkladı. Bu yeni destek sayesinde konut sahibi olmanın kolaylaşacağı ifade edildi.
MECLİS ÜYELERİNE ÇAĞRI YAPTI
Sanchez, 29 Kasım’da yapılacak erken genel seçim öncesi feshedilen Meclis’teki Daimi Komite üyelerine “insanlık adına” kararnameleri onaylamaları çağrısında bulundu. Bu önlemlerin tek başına konut sorununu tam olarak çözemeyeceğini, birçok Avrupa ülkesinde benzer sorunların yaşandığını sözlerine ekledi.