İSRAİL’DEN İRAN’A GÜÇLÜ SALDIRI
İsrail, İran’a yönelik 1979’dan bu yana gerçekleşen en büyük saldırısını gerçekleştirdi. İsrail medyası, Tahran’ın nükleer ve füze programlarına karşı düzenlenen saldırı için uzun süredir hazırlandığını belirtiyor. Bu operasyon, İsrail ordusu ve dış istihbarat servisi Mossad tarafından ortaklaşa yapıldı. Walla News’e göre, saldırının planlama aşaması sekiz ay boyunca sürdü. İsrail gizli servisi, İran’a gizlice hem Mossad ajanları hem de silah sistemleri soktu.
MOSSA AİLE DRONE ÜSSÜ KURDU
Basına bilgi veren İsrailli yetkililere göre Mossad, Tahran yakınlarında bir drone üssü kurdu. Gece yarısı harekete geçirilen bu dronlar, İran’dan kalkarak Tahran’ın karadan karaya füze savunma rampalarını hedef aldı. Times of Israel’den alınan bilgilere göre, Mossad ayrıca İran’a silah sistemleri sokmayı başardı. Bu sistemler, İran’ın hava savunmasını etkisiz hale getirerek, İsrail savaş uçaklarının hedeflerini herhangi bir engelle karşılaşmadan vurmasına imkan sağladı. Mossad komandoları, İran’ın orta kesimindeki uçaksavar sistemlerinin yakınlarına hassas füzeler yerleştirerek, İsrail uçakları için ekstra koruma oluşturdu.
ASKERİ OPERASYONUN TEMELLERİ GEÇEN YIL ATILDI
Walla News, İran’a düzenlenen saldırı fikrinin geçen yılın Ekim ayında kuvvet kazandığını belirtti. Natanz’da, dayanıklı yeraltı uranyum tesisinin inşasının başlaması, İsrail’in zaman baskısı hissetmesine yol açtı. Ülkenin İran’a yönelik saldırılarının devam etmesi bekleniyor. Wall Street Journal, operasyonun 14 gün sürebileceğini öne sürdü. Eski Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, operasyon başladığı günlerde bile İsrail’in saldırı planlarına karşı olduğunu dile getirmişti. Ancak saldırı başladıktan birkaç saat sonra, İsrailli yetkililer bunu Washington ile önceden koordine ettiklerini açıkladı.
TRUMP’IN RAKAMLARI YALANLAYABİLİR
İki üst düzey İsrailli yetkili, Trump ve onun ekibinin saldırılara karşı hiçbir gerçek muhalefet göstermediğini savundu. Bu yetkililere göre, Trump’ın açıklamaları, İranlıları İsrail’in saldırmayacağına inandırmaya yönelik bir “aldatmaca” olarak kullanıldı. Yetkililerden biri, “Amerika Birleşik Devletleri’nden açık bir yeşil ışık aldık” dedi.