Tel Aviv — 27 Ekim’de İsrailliler oy kullandıklarında, karşılarında tanıdık bir soru bulacaklar: Ülkenin en uzun süre görevde kalan başbakanı Benjamin Netanyahu, iktidarda kalmalı mı? Son seçimlerin hemen hepsi Netanyahu’ya yönelik bir referandum niteliğindeydi. Bu sefer birçok İsrailli, seçimlerin sadece kimlerin ülkeyi yöneteceği değil, aynı zamanda nereye gideceği konusunda da daha kritik bir seçim olduğunu düşünüyor. 7 Ekim 2023’teki Hamas destekli saldırının ardından, bu, İsrail tarihinin en büyük güvenlik başarısızlığı olarak kaydedildi ve ardından Gazze, Lübnan ve İran’da meydana gelen savaşlar, ülkenin büyük bir kısmını harekete geçirdi ve İsrail’in uluslararası yalnızlığını derinleştirdi.
SEÇİMİN ÖNEMİ
Bu seçim, 7 Ekim’deki başarısızlıkların yönetimi hakkında seçmenlerin ilk kez yargıda bulunma şansı verecek ve kimlerin çatışma döneminde ülkeyi yönetmesi gerektiğine dair karar vermeleri gerekecek. Netanyahu’nun mevcut hükümeti, son on yılların ilk tam dört yıllık dönemini tamamlayan hükümet olarak, aşırı sağ ve ultra-Ortodoks ortaklarla birlikte çalışarak, ülkeyi daha milliyetçi ve dini bir yöne doğru itti. Netanyahu, yargı sistemini zayıflatmayı amaçlayan yasal düzenlemeler peşinde koşarken, yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan ilk oturumu başbakan oldu. Bu süreç, 2023’te büyük protestoları tetikledi. Seçimde, İsrail’in milliyetçi, muhafazakâr ve dini bir yönelimde devam edip etmeyeceği ya da yön değiştireceği belirleniyor.
KOALİSYON HESAPLAMALARI
Seçim sonuçları, Netanyahu’nun bloğunun ya da muhalefetin tek başına çoğunluk kazanamayacağı yönündeki anketlerle şekilleniyor; bu da seçimin, İsrail’in bir sonraki siyasi krizini başlatma ihtimalini artırıyor. Seçmenler parti listeleri için oy kullanıyor; bu da ulus, din, etnik köken ve ideoloji gibi birçok farklılıkla bölünmüş bir toplumda kalabalık bir alan yaratıyor. 37 parti listesi kaydedilmiş durumda, ancak yalnızca %3,25’lik oy eşiğini geçenler, 120 sandalyeli Knesset’te yer alabiliyor. Anketler, 11 ila 13 partinin eşiği geçeceğini öngörüyor; sandalyeler ise orantılı temsil sistemi ile dağıtılıyor.
PARTİLERİN DURUMU
İki en büyük parti, Netanyahu’nun sağcı Likud’u ve Gadi Eisenkot’un liderliğindeki yeni merkez parti Yashar. Son anketler Eisenkot’u 23 sandalye ile önde gösterirken, Likud’un 21 sandalye alması bekleniyor. Ancak, Netanyahu’nun destekçisi olan kanallarda Likud’un 30 sandalye alacağı öngörülüyor. Eisenkot, Netanyahu ile yüz yüze karşılaştırmalarda sürekli bir farkla önde. Ancak, en büyük parti olmak yeterli değil; bir başbakanın hükümet kurabilmesi için 61 sandalyeye ihtiyacı var ve hiçbir parti bu çoğunluğu tek başına kazanamamış durumda. Seçim gecesi genellikle çok az şeyi çözüme kavuşturuyor; asıl mücadele, günler, haftalar hatta aylar sürebilen koalisyon hesaplamaları.
SEÇİMİN DOĞASI
Netanyahu’nun koalisyonu, Likud, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir liderliğindeki iki aşırı sağ parti ile iki ultra-Ortodoks partiden oluşuyor ve 49 ila 55 sandalye arasında bir tahmin var, bu da 61 sandalye çoğunluğundan yetersiz kalıyor. Muhalefet ise görünüşte güçlü olsa da, derin bir parçalanma yaşıyor. Eisenkot, sağda eski Başbakan Naftali Bennett ve eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın partileriyle, solda ise Yair Golan’ın Demokrat Partisi ile karşı karşıya. Her iki lider de Eisenkot’u desteklemiyor ve kendi başbakanlık hedefleri var.
ARAP SEÇMENLERİN ETKİSİ
Herhangi bir alternatif hükümetin, Arap partilerinin desteğine veya çekimserliğine ihtiyaç duyacağı yönündeki anketler, birçok muhalefet liderinin işbirliğini reddettiği anlamına geliyor. Net bir çoğunluk olmadan, tıkanıklık, azınlık hükümeti, birlik hükümeti veya başka bir seçim gibi sonuçlar mümkün. Hiçbir bloğun rahat bir şekilde kazanamayacağı öngörülüyor; sonuçlar, hangi küçük partilerin %3,25 eşiklerini geçeceği ve hangi oyların partileri dışarıda bırakacağına bağlı olabilir. Seçim günü, birkaç bin oy, bir partinin tamamen kaybolmasına ya da parlamentoya girmesine, hatta tıkanıklığı kıran ve siyasi haritayı şekillendiren bir kral yapıcı olmasına neden olabilir.
GENÇ SEÇMENLERİN ROLÜ
Arap seçmenlerin katılımı kritik bir öneme sahip. İsrail’deki Filistinli vatandaşlar, nüfusun yaklaşık %20’sini oluşturuyor ve genellikle ulusal ortalamanın altında oy kullanıyorlar. 2022 seçimlerinde Arap katılımı %53,2 iken, genel katılım %70,6 oldu. Bu sefer anketler, katılımın %60’ın üzerine çıkmasını bekliyor. Bu, eşiği yükselterek küçük partilerin hayatta kalmasını zorlaştıracak. Netanyahu’nun koalisyonunda birkaç küçük parti risk altında; bu partilerden biri, Smotrich’in Dini Siyonizm partisi.
SEÇİM KAMPANYASININ TEMALARI
Ekonomi ve yaşam maliyeti, birçok seçmen için önemli bir konu haline geldi. Son anketlere göre, %21’lik bir kesim, ekonomik sorunları öncelikli olarak görüyor. Ancak seçim kampanyasında bu konu, Netanyahu’nun gündeme getirmesiyle birlikte ön plana çıktı. Netanyahu, uluslararası bankacılık yaptırımlarına hazırlık olarak “bu yaptırımları aşabilecek bir ekonomi” geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte, kripto para ve blockchain konularında planlar yapıldığını açıkladı. Bu öneri, ekonomistler tarafından sert bir şekilde eleştirildi.
NETANYAHU'NUN GÜVENLİK POLİTİKALARI
Netanyahu, siyasi kariyerini güvenlik konusunda sert bir tutumla inşa etti. 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail sınırına sızması sonucu 1.200’den fazla İsrailli hayatını kaybetti. Netanyahu, bu güvenlik başarısızlıklarıyla ilgili kişisel sorumluluk almakta direndi ve bir devlet soruşturması kurma taleplerini reddetti. Rakipleri, bu hesap vermeme durumunu kampanyalarının merkezi teması haline getirdi.
MUHALEFETİN STRATEJİLERİ
Eisenkot’un kişisel hikayesi de savaşla şekillendi; oğlu Gal, 2023 Aralık’ta Gazze’de hayatını kaybetti. Diğer muhalefet partileri, kayıplar yaşayan aileleri aday olarak gösterdi. Ayrıca, muhalefet partileri son çatışmalardan yeni dönen rezervist adayları da ekleyerek askeri hizmet konusunu ön plana çıkardı. Tüm muhalefet partileri, evrensel hizmeti kampanyalarının ana vaatleri haline getirdi.
GELECEK OLASILIĞI
Netanyahu’nun mevcut ortaklarıyla yeniden iktidara gelmesi durumunda, bu yaklaşımın devam etmesi ve yoğunlaşması muhtemel. Ancak muhalefet hükümeti, radikal bir ideolojik değişiklik sunmaktan ziyade, tonunu değiştirebilir. Her iki taraf da Filistin devletini tanımayı reddediyor; bu nedenle muhalefet koalisyonu, herhangi bir tavize dirençli sağcı partileri içerecek.
DİPLOMATİK KONUŞMALAR
İsrail’in diplomatik durumu, son yıllarda zayıfladı. Netanyahu, uluslararası savaş suçlarıyla ilgili olarak yargılanıyor ve birçok Avrupa ülkesine seyahat etmekten kaçınıyor. ABD Başkanı Trump’ın Netanyahu’yu desteklemesi, kamuoyunda sıcak karşılanmıyor.
AVRUPA İLE İLİŞKİLER
Batı Avrupa’da birçok ülke, Filistin devletini tanıdı ve İsrail yerleşimleri ile ilişkili kişilere yaptırımlar uyguladı. Netanyahu’nun hükümeti yeniden seçilirse, bu uluslararası baskının artması muhtemel. Eisenkot liderliğindeki bir hükümet, en azından başlangıçta gerginlikleri azaltabilir. Ancak, büyük resmi değiştirmesi beklenmiyor.