Gazze hükümetinin Medya Ofisi tarafından sağlanan bilgilere göre, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik amansız saldırıları, 7 Ekim’den bu yana şaşırtıcı bir şekilde 70.000 ton patlayıcıya ulaştı. Rapor, İsrail’in işlediği 19 savaş suçunu ve insanlığa karşı suçu, bireylere yönelik kasıtlı eylemlere odaklanarak özetliyor. Durumun ciddiyeti, bu tür eylemlerin insani etkileri konusunda endişeleri artırmaktadır.
İsrail, Gazze Şeridi’nde ağırlıklı olarak bireylere karşı işlenen suçlara odaklanarak 19 savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekle suçlanıyor. İhlaller, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere yaklaşık 30.000 kişinin hayatını kaybettiği kasıtlı cinayetleri içeriyor. Ayrıca, 2.600 kişi gözaltına alındı veya rehin alındı, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kaldı. İsrail, 2 milyon Filistinliyi zorla yerinden ederek evlerini ve geçim kaynaklarını terk etmeye zorladı.
İsrail güçlerinin başta Ez-Zeytun, Şeyh Rıdvan, En-Nasr mahalleleri, El-Megazi Mülteci Kampı ve Gazze’nin batı bölgesinden yüzlerce kişiyi canlı kalkan olarak kullandığı bildiriliyor. Ülke, hastaneler, okullar, camiler, kiliseler ve çeşitli sivil kuruluşlar dahil olmak üzere sivil hedeflere yüz binlerce saldırı başlattı.
İsrail, Gazze’nin tamamında, özellikle de kuzey bölgelerinde ablukayı yoğunlaştırdı ve açlığı bir savaş yöntemi olarak kullandı. Abluka, 500’den fazla cami ve kilisenin, 300’den fazla üniversite ve okulun yıkılmasına ve 360.000’den fazla evin yıkılmasına yol açtı. Ayrıca Gazze’deki 35 hastaneden 31’den fazlası devre dışı bırakıldı.
Zorla tahliyeler veya gözaltılar sırasında Filistinliler, evlerinden ve Filistin kurumlarından çalınan yaklaşık 300 milyon şekel nakit, altın, mücevher ve değerli eşyalarla önemli mali kayıplara uğradılar.
Sonuç olarak, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden saldırısı, yaygın insani ihlallerin ve zulümlerin korkunç bir resmini çiziyor. Uluslararası toplum, durumun ciddiyetini ele almaya ve Filistin halkının çektiği acılara son vermek için diplomatik çözümler aramaya çağrılmaya devam ediyor.