Filistinli bir aile, İsrailli yerleşimcilerin evlerinden çıkarmasının üzerinden iki ay geçtikten sonra gece saatlerinde evine dönebildi. Ancak bu dönüşleri, yerleşimcilerin yeni bir saldırısına uğramalarıyla son buldu. Salı günü Tubasi ailesine yönelik gerçekleştirilen saldırıda, 100’den fazla İsrailli yerleşimci evin içine girerek evi ateşe verdi. Bu olay, Batı Şeria’da Filistinlilere ve zaman zaman İsrailli güvenlik güçlerine yönelik yerleşimci şiddetinin neredeyse günlük hale geldiği bir dönemin en son örneği oldu. Yaşanan artış, uluslararası alanda giderek artan tepkilere yol açtı. Bu mesele, İsrail’in yaklaşan genel seçimlerinde de önemli bir konu haline geldi; Başbakan Benjamin Netanyahu’nun en büyük rakibi Gadi Eisenkot, bu olayların “tehlikeli bir hükümet politikası” nedeniyle gerçekleştiğini belirtti.
İLK SALDIRI VE GÜVENLİK GÜÇLERİ
Jalud’daki Mahmoud Tubasi’nin evi, yazın başlarında yerleşimciler tarafından kuşatıldı. Tubasi, ailesinin Temmuz ayı sonunda zorla evden çıkarıldığını açıkladı. Yasal yollarla evini geri almak için birçok kez girişimde bulunan Tubasi, nihayetinde İsrail otoriteleri ve Filistinli güvenlik yetkilileri arasında koordinasyonu sağlayan kuruluştan dönüş izni aldı. Salı sabahı erken saatlerde, İsrail polisi ve askeri eşliğinde eve dönen aile, daha önce evi işgal eden yerleşimcilerin kamp kurduğu çadırların yanından geçti. Evin durumu oldukça kötüydü; Tubasi’nin oğlu tarafından çekilen ve paylaşılan videolar, yerdeki molozları, kırık kapıları ve duvarlardaki büyük delikleri gösterdi.
İKİNCİ SALDIRI VE YANGIN
Kısa bir süre sonra, 100’den fazla yerleşimci eve baskın düzenleyerek aileyi ve içerdeki polis memurlarını saldırıya uğrattı. Yerleşimciler, evi ateşe verdiği gibi aileye ait aracı da yakarak olay yerinden uzaklaştı. Yakındaki sakinler, tepenin eteklerinden evin alevler içinde kaldığı anları kaydetti. Gün doğumunda çekilen görüntüler ise evin tamamen yanmış ve içten dışa kömürleşmiş halde olduğunu gösterdi. İsrail askeri, askerler ve polislerin “İsrailli isyancıları dağıtmak ve bölgedeki sakinleri korumak” için çalıştığını belirtti. Saldırı sırasında iki şüphelinin yakalandığı ve 100’den fazla İsrailli tarafından yollarda barikat kurulduğu, lastiklerin ateşe verildiği ve güvenlik güçlerine taş atıldığı ifade edildi.
NETANYAHU'NUN YORUMLARI
Netanyahu ise, günlük olarak yaşanan yerleşimci saldırılarını “bir avuç isyancının” eylemleri olarak küçümsemeye devam etti. Gece yaşanan “şiddetli olayları” kınadı ancak Filistinlilere yönelik saldırılara değinmedi. “Bir avuç isyancı, Judea ve Samaria’daki yasalara uyan yerleşimci topluluğunu temsil etmiyor,” dedi. Ancak, gelecek ayki seçimlerdeki ana rakibi Gadi Eisenkot, Netanyahu’yu isim vermeden eleştirerek, “Bu, mevcut hükümet altında yeni zirvelere ulaşan anarşi ve kontrol kaybının bir yansımasıdır,” ifadelerini kullandı.
YERLEŞİMCİLERİN GEÇMİŞTEKİ SALDIRILARI
Jalud’daki saldırıyı gerçekleştiren yerleşimcilerin, geçen ay komşu köy Qusra’daki bir Filistinli-Amerikalının evine de baskın düzenleyen aynı grup olduğu bildirildi. Yerleşimciler, bölgede yasadışı bir avanpost kurarak neredeyse her gün Filistinlilere saldırılarda bulunuyor. Son üç yılda, birçok yasadışı İsrail yerleşimci avanpostu, İsrail hükümeti tarafından onaylandı. Barış Now adlı yerleşim gözlem kuruluşu, İsrail hükümetinin “çifte standartlarını” eleştirdi. Yapılan açıklamada, “Bu bir azınlık değil, bir avuç insan değil ve bu, sadece bir kaçak değil. Bu, hükümetiniz tarafından desteklenen ve finanse edilen büyük ve organize bir Yahudi terör milisidir,” denildi.