İsrailli yerleşimciler, Cumartesi günü işgal altındaki Batı Şeria’daki bir Filistin köyüne baskın düzenleyerek, ev sahibi içerideyken bir evi ele geçirdi. Olayın ardından İsrail ordusu, bölgeye geldiğinde “birçok isyancı” olduğunu söylese de, Pazar akşamı itibarıyla herhangi bir tutuklama yapılmadı. Qusra köyüne sabah saatlerinde giren yerleşimciler, Louay Adli’nin evine taş atmaya başladı. Adli, İsrail polisi ile iletişime geçtiğinde kalabalığın 60 veya 70 yerleşimciye ulaştığını belirtti. “Her taraftan kuşatıldık ve hepimize taş attılar,” diyen Adli, bu durumun bir saat boyunca sürdüğünü ve ordunun evin önünden gelirken yerleşimcilerin arkadan saldırdığını aktardı. Adli, İsrail ordusunun “seyirci kaldığını” ve evin üzerine gözyaşı gazı attığını ifade etti.
ORDUNUN TUTUMU
İsrail ordusu, bir Filistinli’nin direniş gösterdiği ve taş attığı iddiasıyla “orantılı güç” kullandığını belirtti. Resmi açıklamada, Filistin evinde birçok isyancının olduğu kabul edilirken, neden hiçbirinin tutuklanmadığına dair bir bilgi verilmedi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), güvenlik güçlerinin Filistin evinde kendilerini barikat kurmuş olan birçok isyancıyı tespit ettiğini ve çeşitli yöntemlerle dağıtıldıklarını açıkladı. Başbakan Benjamin Netanyahu, baskında kullanılan üç aracın ele geçirildiğini duyurdu. Ancak IDF, yerleşimcilerin “çeşitli yöntemlerle dağıldığını” ve güvenlik güçlerinin “katılımcıları tespit etmek ve yasalara uygun şekilde hesap vermelerini sağlamak için çalıştığını” bildirdi. Pazar öğleden sonra itibarıyla yetkililer herhangi bir tutuklama yapmadı. İsrail polisinden bir sözcü, soruşturmanın devam ettiğini ve ek delil toplamak için yetkililerle iş birliği yaptıklarını kaydetti.
İSRAİL CUMHURBAŞKANI'NDAN AÇIKLAMA
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Qusra’daki olayı “İsrail Devleti’nin yasalarına ve değerlerine doğrudan meydan okuma” olarak nitelendirdi. Bu olayın, İsrail’in imajını zedeleyen rahatsız edici bir olaylar zincirinin parçası olduğunu belirtti. Son aylarda, İsrailli yerleşimcilerin Qusra köyünü sık sık kuşattığı ve yetkililerin bölgeden ayrılma talimatlarına uymayarak, bazıları Amerikan vatandaşı olan Filistin ailelerini tehdit ettiği bildirildi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, yerleşimci şiddetini “gözdağı vermek ve rahatsız etmek amacıyla gerçekleştirilen korkunç bir terör eylemi” olarak tanımladı.
YERLEŞİMCİLERİN SAYISI VE HÜKÜMETİN POLİTİKASI
İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 700 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor. Çoğu uluslararası toplum, yerleşim alanlarını uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirmektedir. İsrail’in mevcut sağcı hükümeti, yerleşim alanlarının genişletilmesini öncelikli hedef olarak belirlemiş ve Batı Şeria’da binlerce yeni konut planını ilerletmiştir. Cumartesi günü Batı Şeria’daki Jalud kasabasında, maskeli yerleşimciler bir NBC News ekibine saldırarak, bir Filistinli kadınla röportaj yaptıkları sırada ekibi sopa ile tehdit etti. Röportaj yaptıkları kadın Aida Ahmed Abdullah, ailesinin yerleşimciler tarafından evlerinden zorla çıkarıldığını belirtti.
GÜVENLİK GÜÇLERİNİN ÇALIŞMALARI
Filistinli aktivist Ayed Jafry, Nablus yakınlarındaki Qusra ve Jalud köylerinde sürekli yerleşimci saldırılarına maruz kaldıklarını ifade etti. Sıklıkla, ordunun yerleşimcilerle iş birliği yaptığını ve saldırıları engellemek yerine desteklediklerini söyledi. “Nablus şehrinin çevresindeki köyler hedef alınıyor, özellikle bu bölgelerde günlük saldırılar oluyor,” diyen Jafry, “Zorla yerinden etme politikası, ordu ve yerleşimciler arasında açık, kasıtlı ve organize bir şekilde yürütülüyor” şeklinde konuştu.
NETANYAHU'NUN TUTUMU
Netanyahu, yerleşimci şiddetini kınayarak, bunun sadece “bir avuç isyancının yasayı ihlal ettiği” bir durum olduğunu öne sürdü. Yetkililerin “sahada titiz bir soruşturma yürüttüğünü” ve “isyancıların bir an önce tutuklanıp adalete teslim edilmesini beklediğini” ifade etti. Ancak yerleşimci şiddetinin, küçük bir aşırılıktan çok daha yaygın olduğunu gösterdi. IDF Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Eyal Zamir, artan gerilim nedeniyle Batı Şeria’daki askeri hazır durumun artırıldığını duyurdu. Zamir, “Birimlerin ve taburların derhal konuşlandırılması için hazırlık yapılmalıdır” dedi ve “IDF, tüm cephelerde tam ve çoklu cephe hazırlığında olacaktır; operasyonel güçlerde herhangi bir azalma olmayacaktır” şeklinde ekledi.