İtalya, Mart 2025’te yurtdışındaki vatandaşlarına yönelik soydan vatandaşlık hakkını iki kuşakla sınırlayan sert bir yasayı yürürlüğe koyarak küresel çaptaki İtalyan diasporasında şok etkisi yarattı. Yasanın bir anda yürürlüğe girmesiyle birlikte, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca İtalyan kökenli kişi — birçoğu aile araştırmaları ve avukatlık ücretlerine binlerce dolar harcamıştı — Avrupa pasaportu alma hayalini kaybetti. Ancak bu hafta yaşanan yargısal bir dönüşüm, tartışmalı yasayı bozmak için verilen yüksek riskli mücadelenin resmen yeniden başladığı anlamına geliyor.
YARGITAY'IN GERİ DÖNÜŞÜ UMUTLARI YEŞERTTİ
Başlangıçta, İtalya Anayasa Mahkemesi L74/2025 olarak bilinen katı yasayı onaylamış ve yüzlerce davanın reddedilmesiyle başvurucuları hayal kırıklığına uğratmıştı. Ancak mahkeme, yasayı yeniden inceleyerek adeta bir geri adım attı. Mahkeme, bölgesel İtalyan hakimlerin yasaya yönelik en son itirazlarını durdurdu ve davayı, İtalya’nın Avrupa hukuk kurallarını ihlal edip etmediğine karar vermesi için Avrupa Adalet Divanı’na (AAD) havale etti. Avukat Marco Mellone, “Bu 180 derecelik bir yön değişikliği. Mart ayında bir hata yaptıklarının itirafı” dedi. Bologna Üniversitesi’nden hukuk profesörü Corrado Caruso ise “Mahkemenin bazı şüpheleri olduğu için bu olumlu bir adım. Sanırım fikir değişikliği oldu” ifadelerini kullandı. Avukat Monica Restanio da bu kararı “alabileceğimiz en iyi haber ve beklediğimden çok daha iyi. Her şeyi yeniden masaya yatırıyorlar” sözleriyle değerlendirdi. İtalyan mahkemesi, yasanın AB kurallarına uygun olduğu görüşünü koruduğunu iddia etse de, Mellone bu hamleyi sessiz bir hata kabulü olarak görüyor. Geçmişteki AAD kararları, vatandaşlığın uyarı yapılmadan, orantısız bir şekilde veya toplu olarak geri alınamayacağını net bir şekilde ortaya koymuştu.
AVRUPA ADALET DİVANI'NIN KARARI BELİRLEYİCİ OLACAK
Dava, başvurucuların önceki içtihatlara göre tanınmamış İtalyan vatandaşı olarak doğup doğmadıkları sorusuna odaklanıyor. AAD’nin yasayı AB kurallarına aykırı bulması halinde, L74/2025 tamamen yürürlükten kalkacak ve İtalyan hükümetinin AB kurallarına uygun yeni bir yasa yazması gerekecek. Caruso, mahkemenin bu ani dönüşünü tam olarak açıklayamasa da “Belki mahkeme Mart ayında talebimizi reddetmekte çok aceleciydi, belki biraz daha derin düşündüler” yorumunu yaparak son kararların dikkat çekici şekilde “AB yanlısı” olduğunu da ekledi. Bu, sistemde bekleyen tek dava değil. Nisan ayında İtalya Yargıtayı, soydan vatandaşlığı kısıtlayan “küçükler sorunu” olarak bilinen 2024 tarihli bir önlemi incelemişti. Restanio, bu nihai kararı “büyük bir sükunetle” beklediğini söylerken, Mellone anayasa mahkemesinin bu havalesini tarihi bir an olarak nitelendirdi. Mellone, “Bu iyi bir işaret. Neredeyse ölmüştük. Şimdi mücadelemize yeniden başlıyoruz” diye konuştu.