Jeff Bezos, Amazon ve Blue Origin’in kurucusu, Fox News’e yaptığı açıklamada Ay programları ve yapay zeka üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bezos, Ay misyonlarını daha düşük maliyetle gerçekleştireceklerini belirtti. “Ay’a kalmak için gideceğiz. Bu, sadece bir görev yapıp geri dönmek olmayacak. Gerçek ve sürdürülebilir bir Ay üssü kurulacak. Ay’ı keşfedeceğimiz ve ilginç şeyler bulacağımız yol, bu.” dedi. Ayrıca, bugünkü ticari uzay uçuşlarını 1969’daki Ay programı ile karşılaştırarak, ilk girişim için “Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın neredeyse yüzde 3’ünün” gerektiğini hatırlattı. 2028’de Ay’a insan gönderebileceğine inandığını ifade etti.
Çin ile Rekabet Vurgusu
Bezos, Washington’ın uzay keşfi konusunda Pekin’in önüne geçmesi gerektiğini vurguladı. “Çin’den önce Ay’a ulaşmalıyız. Çin’den önce Ay’a ulaşacağımıza inanıyorum.” diye konuştu. Blue Origin, NASA’nın Artemis programında önemli bir ticari ortak olarak yer alıyor. Şirket, Artemis V görevinde astronotları Ay yüzeyine taşıyacak İnsanlı İniş Sistemi’ni geliştiriyor.
Ay’ın Mars Öncesindeki Rolü
Bezos, Ay’ı Mars’a yapılacak insanlı görevlerden önce gerekli bir lojistik basamak olarak tanımladı. Ay’a ulaşımın üç günde sağlanabildiğini belirtti. Ayrıca, Ay’ın yüzeyinde çalışmanın düşük yer çekimi sayesinde “bir şeyi kaldırmak için 28 kat daha az enerji” gerektirdiğini ve bol miktarda yerel kaynak sunduğunu aktardı.
Yapay Zeka Üzerine Görüşler
Bezos, yapay zeka denetimi konusunda ağır düzenlemeler yerine hedefli kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini savundu. Hükümetlerin yapay zekanın kendisine değil, zararlı kullanımlara odaklanması gerektiğini vurguladı. Yapay zekanın sağladığı verimliliğin bazı ailelerin tek gelirle geçinmesine olanak tanıyabileceğine işaret etti. “Bazı insanlar ‘Haftada 3 gün çalışarak ailemi geçindirebilirim’ diyecek.” ifadelerini kullandı.
İstihdam Üzerindeki Etkiler
Bezos, yapay zekanın istihdama etkisine dair endişeleri kabul etti. Ancak daha olumsuz bir tablo öngörenlere katılmadığını belirtti. Amazon’un geçen yılın sonundan bu yana yaklaşık 30 bin çalışanının işine son vermesini, şirketin Kovid-19 salgını sırasında iş gücünü önemli ölçüde artırmasına bağladı.