Teksas’taki bir hastanede bu hafta doktorlar, hipoplastik sol kalp sendromuyla doğan 6 günlük bir erkek bebeğe karmaşık ve yüksek riskli açık kalp ameliyatı gerçekleştirdi. Bebeğe Rumi adını veren Kaliforniyalı çift Omar Ahmed ve Nausheen Gilkar, bebeğin bu nadir doğuştan kalp rahatsızlığı için bebeklik döneminde gereken üç ameliyatın ilkini geçirmesi sırasında hastanede bekledi. Çiftin geçen ağustos ayında bir taşıyıcı annelik ajansı aracılığıyla Alaska’dan hemşire McKenna West ile anlaşması, bebeğin velayeti üzerinde ulusal çapta yankı bulan çok eyaletli bir hukuk savaşına dönüştü. Kürtaj karşıtı aktivistler, bebeği bilinçli olarak ismiyle değil “Gabriel” diyerek anarken, bu dava Amerika’da fetal kişilik tartışmalarını alevlendirdi ve taşıyıcı anneliğe karşı yükselen hareketi güçlendirdi.
TAŞIYICI ANNE SÖZLEŞMESİNDEKİ KÜRTAJ KLAUSU
Ahmed ve Gilkar ile West arasındaki taşıyıcı annelik sözleşmesi, çiftin imzaladığı anlaşmaya göre, doktorların fetal anomali tespit etmesi halinde amaçlanan ebeveynlerin yazılı olarak hamileliğin sonlandırılmasını talep edebileceğini ve West’in bu talebe uyacağını öngören bir madde içeriyordu. Çift, bu maddeye dayanarak ikinci trimester testinde bebeğe hipoplastik sol kalp sendromu teşhisi konulmasının ardından hamileliği sonlandırma kararı aldı ve West’in başlangıçta bu karara onay verdiğini, hatta ilk randevuyu kendisinin ayarladığını mahkeme belgelerinde ileri sürdü. Çiftin avukatı, Alaska’daki başvurusunda “Bu yıkıcı haberi öğrenen çift, sağlık uzmanlarına danıştı ve bu ağır teşhisle ilişkili yaşam kalitesini araştırdı. Bu düşünceli değerlendirmenin ardından hamileliği sonlandırma gibi acı verici ve zor bir karar aldılar” ifadelerine yer verdi.
İDDİALAR VE KARŞIT AÇIKLAMALAR
Tarafların ifadeleri bu noktada ayrışıyor. West, Ahmed ve Gilkar’ın kendi isteği dışında kürtaj yaptırması için baskı yaptığını ve bebeğin doğması durumunda hayat kurtarıcı bakım sağlamayı reddettiğini öne sürdü. Ahmed ve Gilkar ise West’in hamileliği sonlandırmayı kabul etmesinin hemen ardından iletişimi kestiklerini, kendilerinin ise kürtaj için baskı yapmak yerine bebeğin Kaliforniya’da tıbbi bakımını düzenlemeye yöneldiklerini savundu. Kaliforniya’da bir mahkeme mayıs ayında Ahmed ve Gilkar’ı bebeğin yasal ebeveynleri olarak tanıdı. Çiftin avukatı, mahkeme belgelerinde ebeveynlerin West’in kendi tıbbi bakımı konusundaki seçim hakkını açıkça kabul ettiğini ve haziran ayında West’e gönderilen mesajda “Bu hamileliği sonlandırmanızı istemiyoruz ve istemeyeceğiz” denildiğini aktardı.
TEXAS'A SİYASİ MÜDAHALE VE TARTIŞMALAR
West’in Texas’a gitmesinin ardından kürtaj karşıtı aktivistler ve siyasetçiler onun arkasında toplandı. Cumhuriyetçi Başsavcı Ken Paxton, bebeğin doğumundan bir gün önce 11 Ağustos’ta müdahale ederek iki hastaneye yaşam sürdürücü bakım sağlama emri verdi ve “Gabriel” adını verdiği bebeğin dava sürecince Texas’ta kalmasını şart koştu. Paxton çarşamba günü davadan çekildiğini açıkladı. Virginia merkezli kürtaj karşıtı örgüt Live Action’ın kurucusu Lila Rose, West’i kendi iki çocuğuyla birlikte Texas’a taşımak için masrafları karşıladıklarını ve onu muhafazakar Hristiyan hukuk örgütü Alliance Defending Freedom ile tanıştırdıklarını anlattı. Rose, “Onun gerçekten zor bir durumda olması nedeniyle elimizden geleni yaptık, bu küçük oğlanın hayatı risk altındaydı” dedi.
Kürtaj yasağının en katı olduğu eyaletlerden biri olan Texas’ı seçmek, velayet mücadelesinde West’e hukuki avantaj da sağlamış olabilir. Kürtaj karşıtı gündemin merkezindeki fetal kişilik kavramı, bir fetüsün bir kişiyle aynı haklara ve yasal korumalara sahip olması gerektiğini savunuyor. California Üniversitesi’nden hukuk profesörü Mary Ziegler, West’in davasının bazı muhafazakarların yürüttüğü taşıyıcı annelik karşıtı kampanyayla örtüştüğünü, muhaliflerin taşıyıcı anneliğin bir fetüsü kişi olarak değil ürün olarak ele aldığını iddia ettiğini belirtti. Texas’ta yabancı uyrukluların eyaletteki taşıyıcı anneleri kullanmasını yasaklamaya yönelik girişimler sürerken, Live Action örgütünün taşıyıcı anneliğe karşıtlığı da West’in davasını bu uygulamanın tehlikelerine örnek gösteriyor.
SÖZLEŞMELERİN HUKUKİ BOYUTU VE UZMAN GÖRÜŞLERİ
Taşıyıcı annelik sözleşmeleri çoğunlukla özel anlaşmalar olarak kalıyor ve bu uygulamayı yönlendiren federal standartlar oldukça sınırlı. Eyalet yasalarındaki farklılıklar, amaçlanan ebeveynler ile taşıyıcı anneler arasındaki anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği konusunda çok sayıda gri alan bırakıyor. Ziegler, taşıyıcı annelik sözleşmelerinde hamileliği sonlandırma maddelerinin oldukça yaygın olduğunu ancak hiçbir mahkemenin bir taşıyıcı anneye kendi isteği dışında kürtaj yapmasını emretmesinin beklenemeyeceğini söyledi. Mahkemelerin genellikle amaçlanan ebeveynlere avantaj sağladığını ifade eden Ziegler, herhangi bir mahkemenin Ahmed ve Gilkar’ın bebeğin yasal ebeveynleri olmadığına hükmetmesinin olası görünmediğini de sözlerine ekledi.
Çiftin kullandığı taşıyıcı annelik ajansı Worldwide Surrogacy’nin sahibi Victoria Ferrara, ajanslarının taşıyıcı annelerin kendi tıbbi kararlarını alma hakkını ve amaçlanan ebeveynlerin bebeğin doğumunda yasal ebeveynlik haklarını desteklediğini belirtti. Ferrara, “Ekip, bu konuda dava yoluna gidilmesinden üzüntü duyuyor ve bebeğin bu zor dönemde sevgi ve iyi tıbbi bakımla çevrili olmasını umuyor” dedi.
BEBEĞİN AMELİYATI VE SON AÇIKLAMALAR
Doktorlar cuma günü Rumi’nin kalp sendromuna ilişkin ilk ameliyat olan Norwood prosedürüne uygun olduğunu belirledi. Ahmed ve Gilkar, ameliyat için derhal onay verdi ve bebek pazartesi sabahı ameliyathaneye alındı. Çiftin avukatı Lee Budner, “Rumi şu anda ebeveynlerinin ve kahraman doktor, hemşire ve tıbbi personel ekibinin sevgi dolu bakımı altında iyileşiyor. Durumu kritik ve karmaşık olmaya devam ediyor, ailesi oğullarının uzun iyileşme sürecinde mahremiyet istiyor” açıklamasını yaptı. Budner, West’in Alaska ve Kaliforniya’daki çok sayıda mahkeme kararına rağmen Rumi’nin velayeti için asılsız talepler öne sürmeye devam ettiğini belirterek bu taleplerin hızla reddedilmesini beklediklerini ifade etti.
West ise “Odağım her zaman bu değerli bebeğin hayatını korumak oldu. Dün gerekli üç ameliyattan ilkini geçirdiğini duymak harikaydı. Şimdi en önemli şey, önümüzdeki aylarda ihtiyaç duyacağı hayat kurtarıcı bakımı aldığından emin olmak” dedi. Taşıyıcı anne, diğer tarafın mahkemede bu bakımı sağlamama hakkı için mücadele ettiğini öne sürerek odağının çocuğun hayatını korumak olduğunu söyledi.