Kenya, Ebola virüsüne karşı aylarca hazırlık yaptı. Yüz binlerce yolcuyu taradı ve sınırların aşılması durumunda kullanılmak üzere 5,000 sağlık çalışanını eğitti. Ancak Ebola, Kenya’ya ulaştı. Doğu Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DRC) haftalarca hasta olan bir adam, Uganda’ya geçip Nairobi’ye uçtu. Kenya Sağlık Bakanlığı’na göre, 3 Ekim’de hastaneye ulaştığında ateşi, titreme, aşırı yorgunluk, kas ağrısı ve cilt altında kanama belirtileri vardı. Yapılan testler, adamın Bundibugyo virüsü taşıdığını doğruladı. Kısa süre sonra hayatını kaybetti ve sağlık yetkilileri, temas kurmuş olabilecek kişileri belirlemeye çalışıyor.
DOĞU KONGO CUMHURİYETİ'NDEKİ SALGIN
Salgın, DRC’de kaydedilen en büyük Ebola salgını haline geldi. Çarşamba itibarıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), DRC’de 8,728 onaylı vaka ve 4,205 ölüm kaydetti. Vaka sayıları, yedi farklı eyalette görüldü. DSÖ, bulaşmanın yoğun olduğunu ve DRC ile kara sınırı paylaşan ülkeler için riskin yüksek olduğunu belirtiyor.
UGANDA VE FRANSA’DAKİ VAKALAR
Uganda, 28 Temmuz’da Ebola-free ilan edilmeden önce 20 vaka kaydetti. Fransa ise seyahatle ilgili bir vaka bildirdi, ancak başka bir vaka görülmedi. Kenya, Bundibugyo virüsünü onaylayan dördüncü ülke oldu. Eski DSÖ bölgesel virologu Oyewale Tomori, Kenya’daki bu durumu, DRC’deki bulaşma oranları yüksekken daha fazla enfeksiyonun sınırları geçebileceği uyarısı olarak değerlendirdi.
HASTA ADAMIN YOLCULUĞU
Kenyalı adam, DRC’de yedi yıl yaşadıktan sonra üç ülke üzerinden yaklaşık iki gün içinde hareket etti. 2 Ekim’de, DRC’nin Kuzey Kivu eyaletindeki Beni üzerinden kara yoluyla Uganda’nın başkenti Kampala’ya geçti ve ertesi gün Nairobi’ye uçtu. Yetkililer, DRC-Uganda sınırında hangi tarama işlemlerinin yapıldığını açıklamadı.
KENYA'DA TARAMA SÜRECİ
Nairobi’de, adamın Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda “normal kamu sağlığı taraması” geçirdiği belirtildi. Kenya Havaalanları İdaresi, yolcu taramasının Sağlık Bakanlığı’na bağlı Liman Sağlığı Hizmetleri tarafından yapıldığını bildirdi. Kenya ve Uganda sağlık otoriteleri, adamın hangi kontrollerden geçtiğini ve DRC’den gelen seyahatinin daha fazla değerlendirme gerektirip gerektirmediğini sorguladı.
SINIR AŞAN HAREKETLİLİK
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Ebola ile etkilenen DRC bölgeleri ile komşu ülkeler arasındaki hareketliliğin yüksek olduğunu bildirdi. İnsanlar, iş, ticaret ve ailevi nedenlerle sık sık geçiş yapıyor. Ancak bu hareketlerin hepsi resmi sınır kapılarından gerçekleşmiyor. IOM, bazı kişilerin izlenmesi zor olan gayri resmi rotaları tercih ettiğini ve bu nedenle havaalanı ve karayolu taramalarının her enfekte yolcuyu yakalayamayacağını belirtti.
GELECEKTEKİ RİSKLER
Tomori, sınır taramalarının yetersiz olduğunu, bu durumu “bir futbol kalemini komar yakalamak için kullanmaya” benzetti. Moleküler biyoloji ve genomik profesörü Christian Happi, sıcaklık kontrollerinin, o anda ateşi olmayan enfekte bir yolcuyu atlayabileceğini ifade etti. DSÖ, DRC için havaalanlarında, limanlarda ve kara geçişlerinde çıkış taraması yapılmasını öneriyor.
KENYA'DA YENİ VAKALARIN ÖNÜNE GEÇME ÇABALARI
Kenya, sağlık yetkilileri, potansiyel temaslıları tespit etmeye çalışıyor ve Nairobi’deki Jomo Kenyatta Havalimanı’nda tarama işlemlerini artırdı. DRC’den Uganda üzerinden gelen 20 yaşındaki başka bir hastadan yapılan ön testler, Ebola için negatif sonuç verdi. Hızlı tespit, bu tür Ebola için onaylı bir aşı veya tedavi olmaması nedeniyle kritik öneme sahip.
NİJERYA'DAN ALINAN DERSLER
Happi, 2014’te Batı Afrika Ebola salgınında Nijerya’nın deneyimlerini örnek gösterdi. Lagos’ta bir vakadan sonra 20 vaka ve sekiz ölüm yaşandı. Hızlı tespit ve koordineli müdahale, salgının kontrol altına alınmasında kilit rol oynadı. Hızla tespit etmenin önemi, ülkelerin sınırları aşan vakaları kontrol altına alabilmesi için elzemdir.