Amerikalı eczacı John Stith Pemberton, 8 Mayıs 1886’da tarihi bir buluşa imza atarak Coca-Cola’nın formülünü geliştirdi ve bu formül, tüm dünyada içecek sektöründe devrim yarattı. Coca-Cola bugün Küba, Kuzey Kore ve 2022’den bu yana Rusya dışında hemen her ülkede satılıyor; ancak bu ülkelerde de benzer tatlar sunan yerel alternatifler üretiliyor. Dünyanın dört bir yanındaki girişimciler ve meraklılar, yerel malzemelerle yepyeni kola deneyimleri yaratırken, başarılı olanların çoğu zaman The Coca-Cola Company tarafından satın alındığı görülüyor. Bugün ise klasik koladan farklı olarak damaklarda bambaşka tatlar bırakan bağımsız kolalar öne çıkıyor.
KOFOLA: ÇEKYA'NIN SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ MEYVELİ KOLASI
Kofola’nın tanıtımında “Aşk, Kofola’nın DNA’sında var” ifadesi kullanılıyor. Soğuk Savaş döneminde o zamanki Çekoslovakya’da geliştirilen bu içeceğin formülü, 14 bitkisel ve meyve özünün yanı sıra kafein içeren gizli bir tariften oluşuyor. Devlet tarafından United Pharmaceutical Works’e verilen görev kapsamında, kapitalist Batı’nın kola içecekleriyle rekabet edebilecek tamamen Çekoslovak yapımı bir içecek yaratılması istendi. Ortaya çıkan Kofola, görünüşte Coca-Cola’ya benzese de tadı daha bitkisel bir karakter taşıyor. Kofo şurubundaki 14 bileşen arasında ahududu, böğürtlen, çilek, tarçın, meyan kökü, karamel, elma, kiraz ve portakal kabuğu yer alıyor. Ayrıca Coca-Cola’dan yüzde 30 daha az şeker içeriyor ve fosforik asit bulunmuyor. Bazıları için sonradan alışılan bir tat olsa da Kofola’nın sloganı şöyle: “Eğer seviyorsanız, o zaman çözecek bir şey yok.”
COCKTA: YUGOSLAVYA'DAN DÜNYAYA YAYILAN BİR LEZZET
Soğuk Savaş’ın bir başka kolası olan Cockta, 1952 yılında Ljubljana Üniversitesi’nden kimya profesörü Emerik Zelinka tarafından geliştirildi. Bir yıl içinde şişelenmeye başlayan içecek, Yugoslav halkının yeni ulusal içkisi haline geldi. Birçok Soğuk Savaş kolası gibi komünizmin çöküşüyle zor günler geçirse de kapitalizm altında toparlandı ve bugün Amerika Birleşik Devletleri dahil 18 ülkede satılıyor. Kafeinsiz formülünde nar, limon ve portakalın yanı sıra 11 farklı bitki ve baharatın gizli bir karışımı yer alıyor. Ana tadını ise yabani gül meyvesi olarak bilinen kuşburnundan alıyor. Cockta ayrıca Sloven kırmızı şarabı Refošk ile karıştırılarak yapılan “bambus” adlı içeceğin de temelini oluşturuyor.
OJAJA KOLA: NİJERYA'DA KRAL DESTEKLİ MİLLİ GURUR PROJESİ
Şubat 2026’da büyük bir tanıtımla piyasaya sürülen bu Nijerya kolası, ruhani ve kraliyet köklerine sahip. İçeceğin fikir babası, Ife’nin 51. Ooni’si ve Yoruba halkının ruhani lideri olan İmparatorluk Hazretleri Ooni Adeyeye Enitan Ogunwusi Ojaja II. Afrika’nın yerel mirası, içeceğin DNA’sına işlenmiş durumda. Doğal kafein sağlayan kola cevizinden baharatlı zencefil dokunuşuna kadar yüzde 100 yerel malzemeler kullanılıyor. Tanıtımda Ooni, Instagram hesabından yaptığı açıklamada “Bu dönüm noktası içeceklerin ötesine geçiyor. Ojaja markasının her yönü ulusal gurura ve endüstriyel ilerlemeye olan bağlılığı yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
CUNNINGTON: ARJANTİN'E ÖZGÜ TONİK DOKUNUŞLU KOLA
Bu Arjantin markası, dünyadaki diğer kolalara kıyasla en uzun yolculuğu yapmış olabilir. 19. yüzyılda Hindistan’dan geçen İngiliz lord William Cunnington, köpüklü tonik suyu formülü geliştirdi. Arjantinli Juan Vicente Sangiácomo, 1920’lerde bu formülün üretim haklarını aldı. İlerleyen yıllarda yeni sahipler devraldı ve yeni içecekler piyasaya sürüldü. 2008 yılında ise Cunnington Cola resmen lanse edildi. Tadı, Coca-Cola’ya göre daha az tatlı ve daha az gazlı olarak tanımlanıyor, bazıları için tonik ipuçları da taşıyor. Belki de daha önemlisi, Fernet ile karıştırıldığında Arjantin’in resmi olmayan ulusal içkisi “Fernandito” ortaya çıkıyor.
TOBA TOBA KOLA: KIKAIJIMA'DAN EL YAPIMI ÖZEL LEZZET
Japonya anakarasının 240 mil güneyindeki küçük Kikaijima Adası, seçkin bir kolaya ev sahipliği yapıyor. Toba Toba Kola, adını Kikaijima lehçesinden alıyor ve “heyecanlı”, “neşeli” anlamına geliyor. Kola cevizi ile adaya özgü shiiku turunçgil meyvesi, ham kahverengi şeker ve 14 baharatın bir kısmı elle öğütülerek elde edilen karışım, kola renkli bir şurup ortaya çıkarıyor. Bu şurup, karbonatlı suyla kolaya dönüştürülebildiği gibi çay, süt, şarap, bira ve viskiyle de karıştırılabiliyor.
BRİO CHİNOTTO: İTALYAN GÖÇMENLERİN TORONTO'DAKİ MİRASI
1959 yılında İtalyan göçmenler tarafından Toronto’da kurulan bu marka, memleket hasretini dindirmek amacıyla 1930’ların İtalya’sında ortaya çıkan Chinotto bazlı bir sodadan doğdu. Aynı adı taşıyan narenciye meyvesinin ekstraktını ithal eden girişimciler, kola renginde ve Campari benzeri acı-tatlı bir içecek yarattı. Halk arasında sevenleri ve nefret edenleri olan bu içecek, zamanla büyük başarı kazandı. Bugün Brio Chinotto tüm Kanada eyaletlerinde satılıyor ve Toronto’nun simgelerinden biri haline geldi. Geçtiğimiz yaz Shake Shack ile iş birliği yaparak Brio Chinotto milkshake’ini de piyasaya sürdü.
BOBBY'S: AVUSTRALYA'DAN SAĞLIKLI KOLA HAMLESİ
Lezzetli ve sağlıklı olma amacıyla yola çıkan bu Avustralya kolası, prebiyotik ekleyerek, şeker ve kalori miktarını düşürerek (kutu başına 8 gram şeker, 44 kalori) ve koruyucu, kafein ile yapay tatları çıkararak sağlık trendine atlıyor (Eritritol tatlandırıcı olarak kullanılıyor). Bu formül, daha hafif ve daha az şuruplu bir tat sağlıyor. Kurucusu Kristian Johannsen, 2021 yılında 60 bin dolarlık bir yatırımla çıktığı yolda büyük başarı yakaladı. 2025 itibarıyla Avustralya ve Yeni Zelanda’da 3 bin 500 perakendecide satılan ürün, aylık yüzde 430’luk gelir artışı yakaladı.
SALAAM KOLA: ORTA DOĞU ODAKLI SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ
Bu kola, Orta Doğu odağında siyasi ve sosyal aktivizmi formülüne dahil ediyor. İlk partilerini mutfağında üreten İngiliz girişimci Aykiz Shah tarafından 2023 yılında piyasaya sürülen helal sertifikalı içecek, 16 ay içinde 18 ülkede satılmaya başlandı ve Türkiye’de üretim tesisleri kuruldu. Üç yıl içinde satış ağı 34 ülkeye yayıldı. Kârının yüzde 10’u, İngiltere merkezli yardım kuruluşu Muslims in Need ortaklığında yardım projelerine aktarılıyor. Shah, “Salaam Kola sadece yardım sağlamak için değil, hayatları yeniden inşa etmek için yaratıldı” diyor. Tadı ise yemek sitesi Eater tarafından “tatlı bir çam kozalağı yemek” olarak tanımlanırken, markanın kendi ifadesiyle “topraksı otlar ve sıcak baharatlar, keskin ve mayhoş bir narenciye dokunuşuyla sonlanıyor.”