Kuzey İrlanda’nın Tyrone Kontluğu’na bağlı Moygashel köyünde, her Temmuz ayında yakılan geleneksel 11 Temmuz ateşleri bu yıl farklı bir hedefe yöneldi. Perşembe gecesi yakılan bir cami replikasının üzerinde, elinde İD bayrağı olduğu belirtilen bir figür ile kuleye asılı “Sınırlarımızı koruyun” ve “Radikal İslam tehdidine son” yazılı pankartlar yer aldı. Bölgede 300 yılı aşkın süredir Protestan egemenliğini simgeleyen Boyne Savaşı anısına yakılan ateşler, geleneksel olarak sadık topluluklar tarafından düzenleniyor ve geçmişte papa heykeli, İrlanda bayrağı gibi sembollerin yakıldığı biliniyor. Bu yılki olayın ardından Kuzey İrlanda Polisi, gösteriyi “nefret güdümlü suç” olarak soruştururken, 56 yaşındaki bir adam nefreti körüklemek suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı ve tutuklanarak yargılanmak üzere cezaevine gönderildi.
POLİS OLAYI NEFRET SUÇU OLARAK SORUŞTURUYOR
Polis, ateş yakılmamış olsaydı bölgeyi güvenlik altına alarak suç unsuru içeren malzemelere el koyacaklarını belirtti. Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı Başsüpervisörü Norman Haslett, “Nefret suçunun toplumumuzda yeri yoktur ve buna müsamaha gösterilmeyecektir” açıklamasını yaptı. Olayı gerçekleştiren Moygashel Şenlik Ateşi Derneği, gösterilerinin “başkalarını şok edebileceğini, rahatsız edebileceğini veya öfkelendirebileceğini” bildiklerini ancak bunu “kontrolsüz yasa dışı kitlesel göç” nedeniyle bir protesto olarak nitelendirdiklerini söyledi.
KUZEY İRLANDA’DA İSLAM KARŞITI NEFRET SUÇLARI ARTIYOR
Bu olay, Kuzey İrlanda ve Birleşik Krallık genelinde İslam karşıtı nefret suçlarının arttığı bir dönemde meydana geldi. Geçen ay başkent Belfast’ta göçmen karşıtı protestocularla polis arasında çıkan olaylarda evler ve araçlar ateşe verilmiş, güvenlik güçleri tazyikli su kullanmak zorunda kalmıştı. Uluslararası Af Örgütü’ne göre Kuzey İrlanda’da ırkçı nefret suçları, kayıtların tutulmaya başlandığı 2004 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Örgüt, Moygashel’deki gösteriyi “Müslüman karşıtı nefreti körüklemek ve yerel aileleri sindirmek için yapılmış bariz bir girişim” olarak nitelendirdi.
BİRLEŞİK KRALLIK’TA DA DURUM FARKSIZ
İngiltere Müslüman Konseyi verilerine göre, yalnızca haziran ayında haftada ortalama dört ila beş İslam karşıtı olay rapor edilirken, bunların yüzde 40’ından fazlası kundaklama veya molotofkokteyli saldırıları oldu. Konsey Genel Sekreter Yardımcısı Naomi Green, olayın sürpriz olmadığını belirterek, “İnsanlar kültürlerini istedikleri gibi kutlamakta özgür, ancak sorun artan nefret ifadeleri ve belirli gruplara karşı kışkırtma” dedi. Green, aynı grubun geçen yıl da bir bot içinde göçmen figürleri yaktığını hatırlatarak, o zaman herhangi bir işlem yapılmadığını ve bunun bu yılki olayın önünü açtığını vurguladı.
DİN VE SİYASET DÜNYASINDAN ORTAK TEPKİ
İrlanda Kilisesi ve Katolik başpiskoposlar, nadir görülen ortak bir açıklamayla olayı “son derece saldırgan” olarak nitelendirdi. Britanya’nın Kuzey İrlanda Bakanı Hilary Benn ise gösteriyi “mide bulandırıcı ve korkakça bir yıldırma eylemi” olarak tanımladı. Araştırmacılar ve insan hakları izleme kuruluşları, bölgede mezhepsel düşmanlığın yerini giderek ırkçı motivasyonlu şiddete bıraktığını belirtiyor. Moygashel Şenlik Ateşi Derneği ise gösteriyi “yasal koruma altındaki ifade” ve “siyasi protesto” olarak savunurken, karşı duruşlarının “insanlara değil, ideolojiye ve hükümet politikasına” yönelik olduğunu iddia etti.