Andoni Iraola, Liverpool’un yeni teknik direktörü olmak için sözlü anlaşmaya vardı, ancak Bournemouth’taki başarısını Anfield’da sürdürmesi hiç de kolay olmayacak. İspanyol çalıştırıcı, güney sahilindeki “küçük ölçekli” başarısının ardından şimdi bambaşka bir meydan okumayla karşı karşıya. Iraola’nın Bournemouth’taki hızlı yükselişine bizzat tanıklık edenler, onun Liverpool gibi bir dev kulüpte nasıl bir sınav vereceğini değerlendiriyor.
DÜNYA FUTBOLUNUN EN BÜYÜK ZORLUKLARINDAN BİRİ
Iraola’nın hazır olduğu ancak her şeyin tamamen farklı olacağı ifade ediliyor. Bournemouth’ta cuma günü yapılan basın toplantısına dört ya da beş gazeteci katılırken, Liverpool’da Şampiyonlar Ligi gecesinde 25, 30, hatta 40 gazeteciyle karşılaşacak. Yoğunluk ve baskı da cabası: Bournemouth antrenman tesisine girip çıkarken imza isteyen kimse olmazken, Liverpool’da yüzlerce taraftar bir an için bile olsa onunla karşılaşmak için çabalayacak. Iraola’nın, Liverpool teknik direktörü olduğu süre boyunca kendisini tüm şehrin merkezindeki bir dişli gibi hissedeceği belirtiliyor. Oldukça mütevazı ve sessiz bir kişiliğe sahip olan Iraola’nın bu büyük zorluğun üstesinden gelip gelemeyeceği ise büyük soru işareti. Küçük ölçekte yaptıklarından etkilenenler, bu başarıyı dünya futbolunun en büyük zorluklarından birine taşıyıp taşıyamayacağını merak ediyor.
KLOPP’TAN FARKLI BİR YÖNETİCİLİK ANLAYIŞI
Kulübün büyüklüğünün yanı sıra Iraola, Bournemouth’ta alıştığından çok farklı talepleri olan yüksek profilli oyuncularla çalışacak. Kişiliklerin ve egoların çok farklı olacağı vurgulanırken, Bournemouth modelinin genç ve ucuz oyuncular alıp onları geliştirerek Liverpool, PSG, Real Madrid gibi büyük kulüplere göndermek olduğu hatırlatılıyor. Oysa Liverpool bir hedef kulüp ve burada oyuncular Premier League kazanmış, Şampiyonlar Ligi’nde ve milli takımlarında en üst seviyede mücadele etmiş isimler. Iraola’nın Bournemouth’ta oyuncularla bireysel ilişkiler kurmadığı, bu görevi yardımcı antrenörlerine bıraktığı belirtiliyor. Teknik ekip oyuncuların özel hayatlarıyla ilgilenirken Iraola sadece antrenman sahasında ve sunumlarda onlarla iletişim kuruyor. Bu yönetim tarzının Bournemouth’ta işe yaradığı ancak Liverpool gibi bir kulüpte aynı başarının yakalanıp yakalanamayacağı soru işareti.
TARAFTARLA BAĞI YENİDEN KURAN BÜYÜ
Iraola’nın oyun tarzının saha dışında da önemli bir etkisi olabilir. Bournemouth taraftarının takımlarına yeniden aşık olmasını sağlayan Iraola, takıma bir kimlik ve felsefe kazandırdı. Sonuçlar hemen gelmese bile taraftarların ne görmek istediklerini bildikleri ve takımlarını izlemekten keyif aldıkları ifade ediliyor. Liverpool taraftarlarının da Anfield’da böyle bir duygusal bağ kurması halinde takıma zaman tanıyacakları öngörülüyor. Iraola’nın Bournemouth’taki bu “büyüyü” Liverpool’a taşıması ve benzer bir atmosfer yaratması halinde gerisinin geleceği düşünülüyor. Jurgen Klopp’un Liverpool’a geldiğinde yaptığı gibi, taraftarla duygusal bağ kurmanın Anfield atmosferi için kritik olduğu, Arne Slot döneminde bu bağın eksikliğinin hissedildiği belirtiliyor.