Luiz Inácio Lula da Silva, Pazar günü tarihi bir başarıya imza atarak, Brezilya’nın yanı sıra Latin Amerika için de dördüncü kez başkan seçilen ilk lider oldu. 81 yaşına girmeden önce elde ettiği bu başarı, birçok liderin siyaseti bırakmayı tercih ettiği bir dönemde gerçekleşti. Lula, sağcı rakibi Flávio Bolsonaro’ya karşı gösterdiği etkileyici geri dönüş ile, 1985’ten bu yana ilk turda mağlup olan bir başkanın, ikinci turda kazanmasını sağlamış oldu.
BOLSONARO'NUN İTİRAZI
Flávio Bolsonaro, babasının dört yıl önce yaptığı gibi seçim sonuçlarını tanımayı reddetti ve seçimlerin iptali için mahkemeye başvuracağını açıkladı. Senatör, Yüksek Mahkeme Hakimi Cristiano Zanin’in oy verme süresini iki saat uzatma kararını, bu uygulamanın eşit oy verme koşullarını zayıflattığı gerekçesiyle tartışmaya açtı. “Bu koşullar altında seçim sonuçlarını tanımak imkansız,” dedi. Ancak Bolsonaro’nun açıklamaları, Lula’nın tarihi başarısını kutlayanların mutluluğunu gölgeleyemedi. Yine de sağın siyasi gücü, Lula’nın yeni yönetiminin sorunsuz işlemesini engelleyebilir.
LULA'NIN GÜÇLENMESİ
Lula’nın zaferi, onun siyasi gücünü pekiştiriyor. Ancak Bolsonaro’nun yenilgisi, sağın Kongre ve eyalet hükümetleri üzerindeki etkisini zayıflatmadı. Bu, Lula’nın gelecek döneminin bir paradoksu: tarihsel bir seçim zaferi ve yönetme konusunda sınırlı alan. Lula, Brezilya’nın ikinci en büyük seçmen sayısına sahip olan Minas Gerais eyaletinde, ilk turda yaklaşık 590,000 oyla kaybettiği seçimi, ikinci turda yaklaşık 99,000 oyla kazanarak büyük bir değişim yarattı.
DİJİTAL MOBİLİZASYON
Lula, dijital mobilizasyonunu artırarak, destekçilerini oy kullanmaya teşvik etti. Seçim öncesinde, seçmenlerin somut endişelerine yönelik son dakika önlemleri ve önerilerde bulundu. Kendi seçmenleri arasında daha fazla katılım sağlamak için çalıştı ve bu süreçte, bireysel mikro girişimcilerin gelir eşiğini artıran bir yasayı imzaladı.
KONGRE İLE İŞBİRLİĞİ
Lula’nın ilk zorluğu, seçim zaferinin ardından yasama süreci olacak. Sağcı partiler, Temsilciler Meclisi’nde 513 koltuktan 303’üne sahipken, sol partilerin sadece 124 koltuğu bulunuyor. Senato’da da sağ, neredeyse iki üçüncülük oranında bir kontrol sağladı. Bu durum, Lula’nın kendi tabanının ötesinde ittifaklar kurarak, hem önerilerini ilerletmesi hem de hükümetin önceliklerini savunması gerektiği anlamına geliyor.
EKONOMİK ZORLUKLAR
Lula’nın en acil önceliği, ekonomik kazanımları günlük yaşamda hissedilir hale getirmek olmalı. Seçim dönemi boyunca ekonomik algılar, Lula’nın destek kaybındaki başlıca etkenlerdendi. Enflasyonun düşmesi, fiyatları eski seviyelerine döndürmüyor ve istihdamdaki artış, borç ve hane harcamalarını dengelemede yeterli olmuyor. Yaşam maliyetleri konusundaki memnuniyetsizlik, seçim sonrası da devam edecek.
GÜVENLİK SORUNLARI
Lula, suçla mücadelede daha sert önlemler talep eden sağın siyasi platformuna yanıt vermek zorunda kalacak. Kampanya sürecinin sonlarına doğru, ciddi suçlar için ceza sorumluluğu yaşının 16’ya düşürülmesine yönelik niyetini belirtti. Bu durum, sağın desteklediği bir önlem olarak geniş bir kamuoyu desteği buldu. Lula, bu kampanya sinyalini somut bir öneriye dönüştürüp dönüştürmeyeceğini zamanla gösterecek.
Lula, 2023’teki üçüncü döneminde karşılaştığı siyasi ortamın oldukça farklı olduğunu biliyor. Brezilya’nın en büyük ekonomisine sahip olması ve Çin ile güçlü ticaret ilişkileri, onun Washington’un ticaret ve siyasi taleplerine karşı durmasını sağlıyor. Ancak, Lula’nın dördüncü dönemine hazırlanırken, ABD ile ilişkilerini nasıl yöneteceği sorusu önem kazanıyor.