Mahmoud Khalil, federal hükümet ve bir dizi özel grubu, İsrail’e yönelik eleştirileri susturmak amacıyla koordineli bir komplo yürüttükleri iddiasıyla dava etti. Davada, Filistin yanlısı hareketin destekçilerine yönelik ifşa, hapis ve sınır dışı girişimleri ile baskı kurulduğu öne sürülüyor. Salı günü federal mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, Başkan Donald Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri, Heritage Foundation liderleri ve iki çevrim içi izleme grubu olan Canary Mission ile Betar’ın koordineli bir kampanya yürüttüğü iddia ediliyor.
FEDERAL HÜKÜMETE KARŞI KOORDİNELİ KAMPANYA İDDİASI
Khalil’in avukatlarına göre, geçen yıl ayrı bir davada gün ışığına çıkan bu “kamu-özel ortaklığı”, Yeniden Yapılanma döneminde çıkarılan ve hükümetin çetelerle koordinasyonunu kısıtlamayı amaçlayan Ku Klux Klan Yasası’nı ihlal etmiş olabilir. Heritage Foundation, Canary Mission ve Betar’a yöneltilen sorulara Salı günü yanıt alınamadı. Eski bir Columbia Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi olan 31 yaşındaki Khalil, İsrail ve Gazze’deki eylemlerini protesto eden öğrenci aktivistlerin sözcüsü ve lideri olarak öne çıkmıştı.
KHALİL’İN TUTUKLANMASI VE HUKUKİ MÜCADELESİ
ABD vatandaşıyla evli ve yasal daimi oturum iznine sahip olan Khalil, Mart 2025’te kampüs apartmanında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından gözaltına alındı. Trump yönetiminin Filistin yanlısı göstericilere yönelik baskısının simge ismi haline gelen Khalil, Louisiana’daki bir göçmenlik hapishanesinde 104 gün kaldı ve bu sürede ilk çocuğunun doğumunu kaçırdı. New Jersey’deki bir federal yargıcın serbest bırakılmasına karar vermesinin ardından tahliye edildi. Trump yönetimi için öncelikli dosyalar arasında yer alan Khalil’in sınır dışı davası, yürütme organının kontrolündeki göçmenlik mahkemelerinde alışılmadık bir hızla ilerliyor ve yakında ABD Yüksek Mahkemesi’nin önüne gelebilir. Khalil, Filistin yanlısı protestolardaki rolünün antisemitizm olarak nitelendirilmesini şiddetle reddediyor.
KHALİL’DEN NET AÇIKLAMA: SOYKIRIM KARŞITIYIM
Daha önce yaptığı açıklamada, “Benim inancım, vergi paramın veya ödediğim harçların bir soykırım için silah üreticilerine yatırım yapılmasına gitmesini istememek. Olay bundan ibaret” ifadelerini kullandı.