Yeni sezonun başlamasına yalnızca bir ay kala Manchester United Kadın Futbol Takımı, teknik direktör Marc Skinner ile yollarını ayırdı. Kulüpten Pazartesi sabahı yapılan açıklamayla duyurulan ayrılıkta, yaz boyunca kulübün gelecek planlarına dair yürütülen görüşmelerin etkili olduğu öğrenildi. Ancak bu kararın işaretleri aslında çok daha öncesine dayanıyordu.
INEOS ve Sir Jim Ratcliffe’in Aralık 2023’te kulübü devralmasından bu yana kadın takımına yapılan yatırım, en tartışmalı başlıklardan biri haline gelmişti. Ratcliffe, Haziran 2024’te verdiği bir röportajda kadın takımıyla ilgili henüz detaylı bir çalışma yapmadıklarını söylemişti. “Kadın futbol takımıyla ilgili o kadar detaylı bir düzeye henüz inmedik. Biz daha çok A takımın sorunlarını nasıl çözeceğimize odaklandık ve ilk altı ayımız neredeyse tamamen bununla geçti” ifadelerini kullanmıştı.
Bu açıklamalar dönemin en çok konuşulan konularından biri olmuştu. Aradan geçen sürede Ratcliffe’in kadın takımını öncelik listesinin alt sıralarına koyduğu bir kez daha görüldü. Geçtiğimiz nisan ayında Skinner, takımın en iyilerle rekabet edebilmesi için kadın takımına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini savunmuştu. Geçtiğimiz yaz iki yıllık yeni bir sözleşmeye imza atan Skinner, “Yaptığımız işe kesinlikle tutkuyla bağlıyım ama yazın bazı değişiklikler yapmamız gerekiyor. Zaman zaman açıkça bir finans piyasasına dönüşen bu ortamda rekabet edebilmemiz için bazı değişiklikler şart” demişti.
RATCLIFFE DÖNEMİNDE KADIN TAKIMININ KONUMU DEĞİŞTİ
Kulübün kadın takımına bakış açısı Ratcliffe ve INEOS’un gelişiyle birlikte ciddi şekilde değişti. İlk hedef 2028’e kadar ligi kazanmaktı. Ancak şu anki yaklaşım tamamen farklı bir noktada. Kulüp, altyapıya odaklanarak ve oyuncuları içeriden geliştirerek kupa kazanmayı planlıyor. Manchester United yönetimi, transfer piyasasına yüksek yatırım yapmak yerine akademiye daha ciddi yatırım yapmanın uzun vadede daha sürdürülebilir olduğuna inanıyor. Yıldız oyunculara ödenen yüksek ücretlerden ve transfere harcanan paralardan beklenen geri dönüşün alınamadığını düşünüyorlar.
Erkek takımının akademi oyuncularıyla kazandığı tarihi başarılar ortada. Ancak bu model kadın futbolunda henüz test edilmedi. Skinner döneminde United, biri FA Cup olmak üzere dört final oynadı ve 2023/24 sezonunda ilk büyük kupasını kazandı. Ayrıca kulüp tarihinde ilk kez Avrupa’da mücadele etti. Geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükselen ekip, WSL’de büyük üçlünün bir parçası olmayı başaran tek takım konumundaydı.
Ancak gençlik odaklı yaklaşım, futbolda çoğu zaman karşılığı olmayan bir şeyi gerektiriyor: zaman. Bu modelde istikrarlı sonuçlar almak yıllar alabilir. Bu durum kulüpteki yıldız oyunculara nasıl bir mesaj veriyor? Sezon sonunda sözleşmesi sona erecek olan Ella Toone, kulübün yeni vizyonuyla kupa kazanma hedeflerini örtüştürebilecek mi?
TRANSFERDE SATICI KULÜP KONUMU SÜRÜYOR
Manchester United, Ratcliffe döneminden çok daha önce de satıcı kulüp kimliğiyle biliniyordu. Oyuncular sık sık doğrudan rakiplere satıldı. Bunun en güncel örneği, bu yaz yaklaşık 750 bin sterline Chelsea’ye transfer olan Melvine Malard oldu. Daha önce de Alessia Russo Arsenal’e, Mary Earps ise PSG’ye gitmişti. Earps geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde United’a karşı eski takımına rakip olmuştu. Şimdi ise United’ın WSL’deki ilk maçında karşılaşacağı London City Lionesses formasıyla aynı durumu yaşayacak. İki takım arasındaki maç 4 Eylül’de oynanacak.
Son birkaç ayda, kulübün 2018’de yeniden kurulduğu dönemde takıma katılan Millie Turner ve Leah Galton da takımdan ayrıldı. O dönemki kadrodan geriye yalnızca Toone kaldı. United’ın gençlik odaklı yaklaşımının etkileri şimdiden hissediliyor. Kulübün bu yaz kadrosuna kattığı tek isimler savunmacı Andrea Medina ve kaleci Janina Leitzig oldu. Daha fazla transferin gelip gelmeyeceği ise belirsiz.
United yönetimi WSL şampiyonluğuna oynamanın giderek artan maliyetinden endişe duyuyor. Ancak çevresindeki rakipler için durum aynı değil. Arsenal, Manchester City ve Chelsea kadrolarını ciddi şekilde güçlendirdi. Geçen sezon United’ın arkasında beşinci sırada yer alan Tottenham ve Everton, WSL deneyimine sahip birden fazla oyuncu transfer etti. London City Lionesses ise büyük harcamalarla iddialı bir kadro kuruyor. Pek çok rakibin kadrosunu kurduğu bu dönemde United şimdiden geriye düşmüş durumda.
SKINNER'IN TUTARSIZLIKLARI BELİRLEYİCİ OLDU
Manchester United taraftarlarının bir bölümü Skinner’ın gidişine üzülmeyecek. Skinner, zaman zaman yakaladığı başarılara rağmen teknik direktör koltuğunda hiçbir zaman tam anlamıyla kabul görmedi. İyi bir iletişimci olarak biliniyordu ancak taraftarlar, sözlerinin sahaya aynı şekilde yansımadığını düşünüyordu. Takım her ilerleme kaydettiğinde kısa süre sonra bir gerileme yaşandı. Maç içinde tempo ve yoğunluk 90 dakika boyunca korunamıyor, rakipler maça geri dönüyordu. Bir yarıdan diğerine, bir maçtan diğerine ciddi farklar görülüyordu. Hangi United’ın sahaya çıkacağı hiçbir zaman önceden kestirilemiyordu.
Bununla birlikte Skinner yönetimindeki beş sezonda United’ın hücum hattı istikrarlı bir görüntü çizdi. Takım, gol sayısı ve diğer hücum istatistiklerinde çoğunlukla ligde dördüncü sırada yer aldı. Ancak savunmada aynı istikrar yakalanamadı. Skinner döneminde Earps ve Phallon Tullis-Joyce’un kazandığı Altın Eldiven ödülleri, takımın daha büyük sıkıntılar yaşamasını engelledi. Yenilen gol sayısı görece düşük kalsa da diğer savunma istatistikleri sezondan sezona büyük farklılıklar gösterdi.
Savunmadaki zafiyetler çoğu zaman belirleyici oldu. Bu sezonun iki kritik örneği de bunu gözler önüne serdi. Chelsea ile oynanan Lig Kupası finalinin ardından Skinner, yedikleri golleri “çöp” olarak nitelendirmişti. Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Bayern Münih karşısında son dakikalarda yaşanan konsantrasyon kaybı, duran toptan yenen iki golle maçın kazanılmasına ve United’ın o ana kadar yaptığı iyi işlerin boşa gitmesine neden oldu.
Futbolda bilinen bir söz vardır: En iyi olmak için en iyiyi yenmen gerekir. Ancak United bunu çoğu zaman başaramadı. Skinner, beş yıllık görev süresinde Chelsea’yi WSL’de hiç yenemedi. 2024’te kazanılan FA Cup yolunda Chelsea’yi yalnızca bir kez mağlup etti. 2022/23 sezonunda Arsenal’e karşı iki galibiyet, Manchester City karşısında ise bir galibiyet ve bir beraberlik aldı. City’ye karşı bir sonraki galibiyet ise Toone’un hat-trick yaptığı Ocak 2025’teki maçta geldi. Geçen sezon Arsenal ile oynanan iki WSL maçı da golsüz beraberlikle sonuçlandı.
United’ın yeni sezonun ilk dört WSL maçında Chelsea ve Arsenal ile karşılaşacak olması, göreve gelecek teknik direktör için zorlu bir başlangıç anlamına geliyor. Bu maçlar tüm sezonun gidişatını belirleyebilir.
YENİ TEKNİK DİREKTÖRÜ NE BEKLİYOR?
Taraftarlar Skinner’a her zaman sıcak bakmasa da United’ın yavaş yavaş güç sıralamasında geriye düşmesini de istemeyecektir. O ünlü kırmızı formayı kim giyerse giysin beklenti her zaman kazanmak. Ancak WSL şampiyonluğu artık kısa vadeli hedefler arasında görünmüyor. İlk başta Proje 2028 olarak belirlenen hedefin en azından önümüzdeki iki yıl içinde gerçekleşmesi beklenmiyor.
Kulübün yeni teknik direktörünü kısa süre içinde açıklaması bekleniyor. Potansiyel adaylar hakkında ön araştırmaların başladığı, kulübün bu konuda hazır olduğu öğrenildi. Yeni teknik direktörde aranan en önemli özelliklerin başında, oyuncu geliştirme konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahip olması geliyor. Final oynama ve ilk üçe girme hedeflerine yatırımla değil gençlikle ulaşılması planlanıyor. Bu da kurulması gereken hassas bir denge anlamına geliyor. Manchester United son yıllarda beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Bu başarıyı tekrarlayabilecek gücü var mı, önümüzdeki süreçte görülecek.