MEDİPOL GRUBU, AKCIĞER KANSERİ FARKINDALIK AYI KAPSAMINDA ETKİNLİK DÜZENLEDİ
Medipol Sağlık Grubu, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla bir panel gerçekleştirdi. Panelde, akciğer kanserinin tanı ve tedavi süreçleri ile multidisipliner yaklaşımlar hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verilerek farkındalığın artırılması amaçlandı. Akciğer kanserinde erken tanının ve doğru tedavi yöntemlerinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Medipol Sağlık Grubu, bu kapsamda düzenlediği panelde, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu moderatörlük yaptı. Etkinlik, Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nin Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Panelde Prof. Dr. Mehmet Bayram, Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, Prof. Dr. Güven Sadi Sunam, Prof. Dr. Ahmet Bilici, Prof. Dr. Mesut Şeker, Prof. Dr. Dilek Ünal ve Prof. Dr. Tamer Atasever gibi uzman hekimler konuşmacı olarak yer aldı ve bu hastalıkla ilgili önemli bilgiler sundu.
AKCIĞER KANSERİ VE ÖLÜM ORANI
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, akciğer kanserinin en fazla ölümle sonuçlanan kanser türleri arasında olduğunu ifade ederek, “Akciğer kanserinde hayatın rutininde bulunmayan bir durum söz konusu. Risk faktörlerini konuşmamız gerekiyor. Son zamanlarda bilgimizin dışında gelişen kanser vakalarıyla da karşılaşıyoruz. Bu noktada düzenli kontroller ve doğru tedavi yöntemleri büyük önem taşıyor” dedi.
SIGARA KULLANIMI VE KANSER RİSKİ
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bayram, akciğer kanserinin en önemli sebeplerinden birinin sigara olduğunu belirtti. Bayram, “Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ı sigara ve türevlerinden kaynaklanıyor. Sigarayı ne kadar fazla tüketiyorsanız, kansere yakalanma riskiniz de o kadar artıyor. Bu nedenle kalıcı adımlar atmamız gerekiyor. Son dönemde gençler arasında elektronik sigara kullanımı yaygınlaşmış durumda ama bir süre sonra çoğu kişi geleneksel sigaraya geri dönüyor” şeklinde konuştu.
ERKEN TANININ KRİTİK ROLÜ
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, risk grubundaki bireylerde erken tanının son derece önemli olduğunu kaydetti. Saltürk, “Sigara içen 50-80 yaş grubunu riskli kabul ediyoruz. Birinci derece yakınlarında kanser öyküsü olan kişilerde risk daha yüksek. Bu nedenle düşük doz tomografi ile düzenli taramalar yapılmalı. Erken tanı süreci net bir şekilde tespit etmeye yardımcı oluyor” dedi.
CERRAHİ TEDAVİDE YENİ GELİŞMELER
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Güven Sadi Sunam, son yıllardaki cerrahi tedavi gelişmelerine dikkat çekti. Sunam, “Onkoloji ekipleri hastalara eskiden tek çözüm yolu olarak cerrahiyi görüyordu, ancak artık ileri evre hastalıklarda bile güvenli tedavi sunabiliyoruz. Ameliyat sonrası hastalar, 1 hafta ile 10 gün içinde normal hayatına dönüş yapabiliyor. Küçük kesiler ve konforlu teknikler hastaların iyileşmesini hızlandırıyor” ifadelerini kullandı.
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ YAKLAŞIMLARI
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Bilici, “Her hastaya özel bir tedavi yöntemi bulunuyor. Kişiye özel tedavi seçenekleri arttıkça süreç de olumlu şekilde gelişiyor. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak çok önemli. Yanlış ilaç kullanımı her şeyi olumsuz etkileyebiliyor. Kemoterapiden uzaklaşmadık ancak yeni tedavi seçenekleri, kemoterapinin yanına alternatif oluşturuyor” diye belirtti.
TIBBİ ONKOLOJIDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mesut Şeker, tıbbi onkoloji olarak hastaların evresine göre yaklaşımlarını belirttiklerini aktardı. Şeker, “Erken tanı, ameliyat öncesi ve sonrası süreçleri detaylı bir şekilde inceliyoruz. Kemoterapi hala birçok alanda kullanılıyor, ancak immünoterapi seçeneklerini de hastalarımız için değerlendiriyoruz. İhtiyaç duyulduğunda en uygun tedavi yöntemi belirleniyor” dedi.
RADYOTERAPİ TEKNOLOJİLERİNİN GELİŞİMİ
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilek Ünal, akciğer kanserinde radyoterapinin her zaman önemli bir alternatif olduğunu vurguladı. Ünal, “Güncel radyoterapi teknolojisi ile çok küçük alanların tedavi edilmesi ve sağlıklı dokuların korunabilmesi mümkün. Noktasal uygulamalar sayesinde olumlu sonuçlar alabiliyoruz” şeklinde konuştu.
BİYOPSİ VE DOĞRU YÖNLENDİRME
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tamer Atasever, hastaların tanı sonrası doğru yönlendirilmesinin önemine değinerek, “Hastaların biyopsi alınabilecek doğru noktalarının belirlenmesi ve evrelemede katkı sunuyoruz. Tedavi grubu seanslarımızı yürütmekteyiz ve süreç boyunca hastaların takibini sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.