Michael Cohen, ABD Başkanı Donald Trump ile aralarındaki yıllardır süren gerginliğin sona erdiğini ve ilişkilerinin yeniden dostane bir hal aldığını açıkladı. Trump’ın eski avukatı ve kriz yöneticisi Cohen, başkana karşı 2016 seçimleri öncesinde porno yıldızı Stormy Daniels’a yapılan sus payı ödemesiyle ilgili davada tanıklık yapmıştı. Trump o dönem Cohen için “yalancı” ifadesini kullanırken, iş kayıtlarında tahrifat suçlamalarını kabul etmemiş ve Daniels’la ilişkisi olduğunu reddetmişti. Cohen ise kampanya finansmanı ihlalleri de dahil olmak üzere bu olayla bağlantılı suçlamalardan üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
BEKLENMEDİK BİR MESAJLA BAŞLAYAN YAKINLAŞMA
Cohen, yaklaşık altı ay önce iki taraf arasında uzlaşma sürecinin başladığını belirtti. Mevcut ilişkilerinin “saygılı ve giderek güçlenen” bir seviyede olduğunu ifade eden Cohen, her şeyin “Beyaz Saray’dan bir dost ve içeriden biri” olarak tanımladığı kişiden gelen beklenmedik bir mesajla başladığını anlattı. Bu kişinin ismini vermeyen Cohen, “Bana başkanın içinden geçtiğim cehennem azabı için gerçek bir empati duyduğunu iletti ve ben de bu mesajı çok takdir ettim” dedi.
TRUMP'IN ANINDA YANITI VE BEYAZ SARAY HEDEFİ
Cohen, mesajı yanıtlarken uzun süren bu yorucu kavgayı sonlandırma umudunu dile getirdiğini ve Trump’ın neredeyse anında yanıt vererek buluşma zamanının geldiğini kabul ettiğini söyledi. Henüz gerçekleşmeyen bu buluşma için Cohen, Trump’tan izin almayı planladığını ve önümüzdeki haftalarda Beyaz Saray’a özel bir ziyaret yapmak istediğini dile getirdi. Mesajlaşma sırasında “İkimiz de bu savaşın bedelini biliyorduk” yazdığını aktaran Cohen, “O anda aramızdaki buz sadece erimedi, kırıldı” ifadelerini kullandı.
SAVCILIK BASKISI İDDİASI VE SÜREÇ
Cohen, New York Başsavcısı Letitia James ve Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg tarafından sadece Trump aleyhine dava açılmasını sağlayacak bilgi ve ifade vermeye zorlandığını hissettiğini belirten bir Substack yazısı yayınladığını açıkladı. Ocak ayında yayınlanan bu yazının ardından aradaki mesaj trafiğinin başladığını ancak kesin zamanlamayı belirtmediğini söyleyen Cohen, “sol” kanattan gelen medya saldırısına maruz kaldığını ve başkanın da aynı türden bir partizanca hedef tahtasına oturtulmanın ne demek olduğunu çok iyi bildiğini ifade etti.