Federal savcılar, Michigan Üniversitesi yetkililerini hedef alan bir korkutma kampanyası yürütmekle suçlanan sekiz Filistin yanlısı aktivist hakkında iddianameyi Çarşamba günü mahkemeye sundu. Aktivistlerin, üniversitenin İsrail’le mali bağlarını kesmesi için baskı yaparken yetkililere yönelik bir yıldırma girişiminde bulundukları iddia ediliyor. İddianamede ayrıca Michigan’da faaliyet gösteren bazı şirketlere ve Metropolitan Detroit Yahudi Federasyonu’na yönelik vandalizm eylemleri de yer alıyor. “Amerika’da korkuyla değil, hukukla yönetiliriz. Devlet yetkililerine, işletmelere ve Yahudi Federasyonu’na yönelik bu tehdit ve terörize etme girişimleri Amerikan karşıtıdır. Gözdağına adaletle karşılık vereceğiz” diyen ABD Savcısı Jerome Gorgon Jr., iddianamede ayrıca son birkaç yılda manşetlere taşınan bazı olayların detaylandırıldığını belirtti.
SALDIRILAR VE TEHDİTLER
Belgede, bir üniversite yönetim kurulu üyesinin evinin önüne sahte kanlı cesetler bırakılması ve dönemin üniversite rektörü Santa Ono’nun evine Filistin yanlısı mesajların sprey boyayla yazılması gibi olaylara yer verildi. İddianamede “Kurbanlarını Hamas’ın kullandığı kırmızı ters üçgen ve kırmızı el izi gibi tehdit edici sembollerle işaretlediler” ifadeleri yer aldı. Ayrıca “Tehditlerinin ve suç faaliyetlerine devam edeceklerinin mağdurlar ve İsrail’i destekleyenler tarafından duyulmasını sağlamak için internet ve sosyal medyayı kullandılar” denildi. İddianamede adı geçen sekiz kişiden altısının Çarşamba günü Detroit federal mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor. Wisconsin’de bir kişinin tutuklandığı, bir kişinin ise gözaltında olmadığı kaydedildi. Sanıklar veya avukatlarına henüz ulaşılamadı.
ÜNİVERSİTENİN YATIRIM POLİTİKASI
İsrail-Hamas savaşından bu yana Filistin yanlısı protestocular, Michigan Üniversitesi’nin bağış fonunun İsrail’le bağlantılı şirketlere yatırım yapmayı durdurmasını talep ediyor. Ancak üniversite, doğrudan bir yatırımının olmadığını ve İsrail’deki şirketleri içerebilecek fonlara 15 milyon dolardan az kaynak ayırdığını belirtiyor. Bu miktar, toplam bağış fonunun yüzde 0,1’inden daha az. 2024 yılında kampüste kurulan Filistin yanlısı çadır kampı, bir ay sonra polis tarafından kamu güvenliği gerekçesiyle dağıtıldı.