Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, corona virüs nedeniyle geçilen uzaktan eğitim ve EBA konusunda açıklama yaptı.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, EBA’ya siber saldırıya ilişkin, “Bu saldırıların nereden, nasıl geldiğinin çok teknik ayrıntıları var ve onu istedim. Dünyanın çok farklı yerlerinden, çok teknik bir ayrıntı içerisinde açıklanması gereken bir konu” ifadelerini kullandı. Bakan Selçuk, “Çocuklarımıza şunu rahatlıkla söyleyebilirim, okullarında sınav olacakları ve müfredattan sorumlu oldukları için, ‘İzlemesem de olur’, ‘Boş versem de olur’ demeleri halinde bu sınavlarda gerçekten sorun yaşarlar. EBA Televizyonu’nu kaçırmasınlar” dedi
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CNN Türk’te eğitimde gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Selçuk, hem dışarıda hem de kendileri tarafından, okulların açılması halinde velilerin ne kadarının çocuğunu okula göndereceğine yönelik araştırmalar yapıldığını belirterek “40’lara yaklaşmıştı. Fakat Türkiye ortalaması yüzde 70’lerin üzerinde. Karadeniz ve benzeri bazı bölgelerde lokal olarak yüzde 90’ların üzerinde. Yani ilkokul 1’e gönderme oranı.”
“Okullarda hijyen konusunda tüm hazırlıklar yapıldı mı?” sorusu üzerine Selçuk, 3 bin civarında denetmenin “okulun temiz belgesi” ile ilgili eğitim aldığını ifade etti. Selçuk, “Ama okulun öz denetimini daha çok önemsiyorum. Malzememiz var, kim istiyorsa. Sakın eksiğim vardı, alamadım, bulamadım… Kimse ‘malzememiz yok’ demesin, desinler gönderelim. Bir okulumuzda bir problem varsa il, ilçe yönetimi oraya müdahale ediyor. Eksiğimiz var mıdır? Vardır. Her zaman olabilir ama fotoğrafa baktığımızda yüzde 99’unun, büyük bir kısmının işlediği sistemde istisnai bir şeye bakıp ‘okulların tamamı kirli’ diyemeyiz.” diye konuştu.
AA’nın aktardığı habere göre; Bakan Selçuk, “Okuma yazmayı öğrenecek çocuklar için iki gün yüz yüze eğitim yeterli olacak mı?” sorusu üzerine, şunları söyledi:
“Milli Eğitim Bakanı, Ziya öğretmen, bilim insanı olarak neyse onu söylüyorum. İki gün yetmez. Çok net söylüyorum 2 gün yetmez. Keşke hemen okulları açabilsek. Bizim sorumluluğumuz ne? Okulu açmak. Biz okulu açmak istiyoruz. Bizim asıl odaklandığımız yer burası. Okulları açtığımızda ne yapacağız? Buraya odaklandık. Ama dünyada ve Türkiye’de fiili durum var. Bize düşen sorumluluk nedir? Bunun da gereğini yap. Tam da onu yapıyoruz.”
Çocukların okumayı öğrenmesine yönelik Selçuk, “Okumayla ilgili önemli olan şey okuduğunu anlama. Bizim üzerinde durduğumuz o. Yoksa okuma üstünde dursanız 2 aylık şeydir ve biz bunu yaparız. Veliler hiç endişe etmesin.” değerlendirmesinde bulundu.
Selçuk, pandemi nedeniyle eğitimi yarıda kalan ve 2. sınıfa geçen öğrencilerin durumuna ilişkin bir soruya, “İlk çalışma onlarla ilgili olacak. Aslında bu çocuklarımız işin omurgasını aldılar. Fakat tekrar, alıştırma dediğimiz işlerde biraz eksik kaldılar. Şimdi onların bu eksiğini gidermek için de ilk sıralarda bu çocuklarımızı hemen okula almaya gayret ediyoruz.” yanıtını verdi.
“Yüz yüze eğitimde 2. sınıflar ikinci sırada mı?” sorusu üzerine Selçuk, “Şu andaki çabamız o. En kısa zamanda. Önce gelenler küçük yaşlar.” ifadesini kullandı. Selçuk, ikinci sınıf öğrencilerinin de seyreltilmiş eğitim alacağını belirtti.
"KONTROLLÜ, AŞAMA AŞAMA GİDELİM İSTİYORUZ"
Selçuk, bazı Avrupa ülkelerinde okulların açıldığına dikkati çekerek “Bu da bir tercih. Türkiye ile benzer koşullara sahip ülkelerin yaptığı gibi tamamını hemen alalım istemiyoruz. Bunu Bakanlık olarak da istemiyoruz. Kontrollü, aşama aşama, sınıf sınıf gidelim istiyoruz. Herhangi bir risk istemiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
“Türkiye yüz yüze eğitime geçmekte biraz gecikti mi?” sorusu üzerine Selçuk, “Türkiye’nin şu anda ‘gecikiyoruz’ denilse de kontrollü gitmesi gerekir. Biz bunu yaparsak sonraki aşamalarındaki simülasyonlar, olası senaryolar eğer çok çok daha kötüleşecekse buna hiç girmeyelim.” dedi.
Bakan Selçuk, AVM, park ve kafelerin açık olduğunun belirtilerek “Gençler için seyreltilmiş eğitim modeli sokaktaki hareketlilikten daha mı riskli?” sorusu üzerine, şu değerlendirmede bulundu:
“Okullar dışarıya göre çok kontrollü. Okul dışında öğretmen denetimi, gözetimi olmadığı, okulların içindeki kurallar silsilesi bulunmadığı için sokaktan, tatil yerlerinden okul daha güvenli bir yer. Sürekli disiplin içerisinde gözlenen bir yer. Bu yüzden de okulların açılıp açılmamasını bu bakış açısından da görmek lazım.”
