MÜNİH HAVALİMANI’NDA DRONE GÖRÜNTÜLERİ NEDENİYLE HAVA TRAFİĞİ DURDU
Almanya’nın Münih Havaalanı, kimliği belirsiz drone’ların görüldüğü bir durum nedeniyle cuma günü saat 21.30’dan itibaren hava trafiğini durdurdu. Bu gelişme, havaalanının üst üste ikinci gün faaliyetlerini askıya alması manasına geliyor. Perşembe günü yaşanan ilk aksaklık sonucu 30’dan fazla uçuş iptal edildi ve yaklaşık 3 bin yolcu havaalanında mahsur kaldı. Cuma gecesi ise 23 gelen uçuş başka havaalanlarına yönlendirildi, Münih’e giden 12 uçuş iptal edilirken, havaalanından yapılması beklenen 46 kalkış da iptal edildi ya da cumartesi gününe ertelendi. Bu olaylar toplamda 6.500 yolcuyu etkiledi.
DURUMU HESAPLARIMIZDA TUTUYORUZ
Bir polis sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada, “Saat 23.00’ten hemen önce kuzey ve güney pistlerinin çevresinde iki eşzamanlı drone polis devriyeleri tarafından görüldü” şeklinde bilgi verdi. Dronelerin kimliği tespit edilemeden bölgeden uzaklaştığı belirtildi. Havaalanı yetkilileri, havayolu şirketleriyle işbirliği içerisinde, terminallerde bekleyen yolculara kamp yatakları, battaniyeler, içecekler ve atıştırmalıklar sağlandığını duyurdu. Benzer drone olayları, Danimarka, Norveç ve Polonya’daki havaalanlarında da uçuşların askıya alınmasına neden oldu. Romanya ve Estonya, bu tür olaylarla ilgili olarak Rusya’yı suçlarken, Moskova iddiaları reddetti.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Bild gazetesine yaptığı açıklamada, “İnsansız hava araçlarının tehdidi ile bunlara karşı savunma arasındaki yarış giderek zorlaşıyor” diyerek ulusal ve Avrupa düzeyinde daha fazla finansman ve araştırma çağrısında bulundu. Yaşanan olaylar, Alman Birlik Günü ve Münih Oktoberfest’in son hafta sonuna denk geldiği için hem turizm hem de ulaşım açısından kritik bir dönem olarak kaydedildi. Alman hükümetinin, gerektiğinde ordunun insansız hava araçlarını düşürmesine olanak tanıyan yasal değişiklikleri önümüzdeki hafta onaylaması bekleniyor. Bavyera Eyalet Başbakanı Markus Söder, polise de düşmanca drone’ları beklemeden etkisiz hale getirme yetkisi verilmesi gerektiğini savundu.