Nobel Barış Ödülü sahibi Narges Mohammadi, Tahran’daki ünlü Evin hapishanesinde bulunduğu süre boyunca, arkadaşları ve diğer mahkumların yardımıyla yazı parçalarını gizlice dışarıya çıkardı. 54 yaşındaki Mohammadi, İran rejimine karşı aktivizmi nedeniyle son yirmi yılda çocuklarından uzakta, şiddetli dövülmelere maruz kalmış ve ağır hastalıklar geçirmiştir. Geçtiğimiz Mayıs ayında geçici sağlık izniyle hapisten çıktığı günden bu yana yaptığı ilk röportajda, hapisteyken yaşadığı zorlukları ve yazdığı anı kitabı “Bir Kadın Asla Savaşmaktan Vazgeçmez” hakkında bilgi verdi.
YAZDIĞI ANILAR
Mohammadi, kitabında hapiste maruz kaldığı kötü muameleye dair sorumlu kişilere dair yeni detaylar paylaşıyor. “Bu şeyleri belgelemek için, onların yöntemlerini açıkça konuşmak, işkencelerini ifşa etmek daha iyidir,” diyerek, farklı dillerde “barış” yazılı rengarenk bir elbise giymekteydi. Ayrıca, 2022 sonbaharında İran’ın ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra öldürülen Mahsa Jhina Amini’nin portresinin önünde oturuyordu. Bu tür bir kitabın yayınlanmasının tehlikeli olduğunu belirten Mohammadi, “Sonuçları olabilir, ama bu bölgede ve bu ülkede hayat böyle,” ifadelerini kullandı.
HAPİSTE GEÇİRDİĞİ ZAMAN
En son Aralık-Mayıs döneminde hapiste kaldığı süre boyunca, ağır işkencelere maruz kaldığını ve “hayati tehlike” taşıyan muameleler yaşadığını belirten Norveç Nobel Komitesi, Mohammadi’nin tutuklanması sırasında defalarca tahta sopa ve coplarla dövüldüğünü, saçından sürüklenerek yere atıldığını açıkladı. Ayrıca, pelvis ve genital bölgesine sık sık tekme atıldığı ve bu nedenle ciddi acılar çektiği kaydedildi. Mohammadi, “O şartlarda iki ay boyunca tecritte tutuldum, telefon görüşmesi yapmam veya ailemi, avukatlarımı görmemeye zorlandım,” diye hatırladı.
SAĞLIK DURUMU
Mart ayında kalp krizi geçirdiği ve 20 kilogram (44 pound) kadar kilo kaybettiği belirtilen Mohammadi, Nisan ayında hayatının “ciddi tehlikede” olduğunu ifade etti. Yetkililerin ihmali sonucu hastaneye kaldırılan Mohammadi, 18 gün boyunca tedavi gördü. İran’ın yarı resmi haber ajansları, sağlık durumunun kötüleştiği yönündeki haberleri yalanladı. Sonunda, hapisten çıkış izni aldı ve evine döndü, hâlâ tedavi gördüğünü belirtiyor.
İNSAN HAKLARI VE HAPİS POLİTİKASI
Mohammadi, mahkumları tecritte tutmanın, “bir insanı yok etmenin” hükümetin araçlarından biri olduğunu dile getirdi. “Amaç, onları psikolojik, duygusal ve fiziksel olarak kırmak; kimliklerini ve insaniyetlerini yok etmek,” dedi. Ayrıca, mahkumların zamanında tıbbi tedaviye erişiminin engellenmesinin de “hayati tehlike oluşturduğunu” vurguladı. “Bu ölümler, sessiz infaz biçimidir,” ifadelerini kullandı.
PROTESTOLAR VE KADIN HAREKETİ
İran hükümeti, Mohammadi’nin kötü muamele iddialarını göz ardı etmeye çalışsa da, son yıllarda iki büyük protesto hareketi yaşandı. “Tehran sokaklarına ve ülke genelindeki şehirlere baktığınızda, kadınların cesurca ayakta durduklarını görebilirsiniz,” diyen Mohammadi, kadınların özgürlük mücadelesinin gücünü dünya ile paylaştıklarını belirtti.
Annesi ve Aktivist Kimliği
Bir anne ve aktivist olarak sürekli iki kimlik arasında gidip gelen Mohammadi, kitabının hem demokrasi için savaşanlara bir övgü hem de hapiste yazan bir annenin sözleri olduğunu ifade etti. “Ali ve Kiana, her zaman beni hayata döndüren ve umudumu koruyan güç olmuştur,” dedi. Çocuklarını yeniden kucaklayabilmeyi ve onların ne kadar büyüdüğünü görmeyi umduğunu belirtti.