İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ateşkes anlaşmasını ilerletmek için hazırladığı yol haritasına kapıyı net biçimde kapatırken, bu tutumunun arkasında yaklaşan genel seçimlerin ve sağcı koalisyon ortaklarının etkisi olduğu değerlendiriliyor. Netanyahu, Bakanlar Kurulu toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin 15 maddelik belgeyi kabul etmediğini açıkça duyurdu ve bu ifadeyi özellikle iki kez tekrarladı. İsrail Başbakanı, “Net söylemek istiyorum: İsrail, 15 maddelik belgeyi kabul etmiyor” dedi ve ardından “Bazılarının ‘söylemedin’ dediğini duydum, işte burada tekrar söylüyorum: İsrail, 15 maddelik belgeyi kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.
TRUMP’IN GAZZE PLANI NETANYAHU’YA BAĞLI
ABD Başkanı Donald Trump, İran konusundaki hayal kırıklığının ardından Gazze dosyasına yeniden ağırlık vermiş ve Barış Kurulu’nun Hamas ile tam silahsızlanma konusunda “tarihi bir anlaşma” sağladığını duyurmuştu. Kurulun özel temsilcisi Nickolay Mladenov, silahsızlanma sürecinin İsrail askerlerinin Gazze’den kademeli çekilmesiyle eş zamanlı ilerlemesi gerektiğini açıklamıştı. Ancak Netanyahu’nun bu yaklaşımı benimsemeyeceği netleşmiş durumda. İsrail Başbakanı, “İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Hamas silahsızlanana kadar hiçbir çekilme gerçekleştirmeyecek. Silahsızlanma dediğim şey ağır silahlar, hafif silahlar, tüm silahlar anlamına gelir. Gerçek bir silahsızlanmadan bahsediyoruz, hayali bir silahsızlanmadan değil” şeklinde konuştu.
MLADENOV’DAN KADEMELİ SÜREÇ AÇIKLAMASI
Trump’ın Barış Kurulu’nun özel temsilcisi Mladenov, İsrail televizyonuna yaptığı açıklamada planın hâlâ kademeli bir süreci içerdiği mesajını verdi. Mladenov, “Kimseden hiçbir şey yapması istenmiyor, özellikle İsrail’den. Sahada doğrulanmış adımlar olmadan kimse bir şey yapmak zorunda değil. Silahların gruplardan toplanıp depolandığı ve nihayetinde kullanılamaz hale getirildiği doğrulanırsa, İsrail o zaman Gazze’den çekilir” ifadelerini kullandı. Mladenov, Gazze’ye komşu İsrail topluluklarına 2023’te yapılan büyük ölçekli saldırının bir daha yaşanmaması için Barış Kurulu planının tam olarak uygulanması gerektiğini savundu ve gecikme taktiklerinin Hamas’ın yeniden silahlanmasına ve bir başka 7 Ekim riskinin artmasına yol açabileceğini öne sürdü.
HAMAS’IN TEMKİNLİ YANITI
Hamas’ın Netanyahu’nun açıklamalarına verdiği yanıt ise ölçülü bir çizgide kaldı. Hareket, yol haritasına bağlı olduğunu yineledi ve Barış Kurulu’ndan Netanyahu üzerinde anlaşmaya uyması için “baskı kurmasını” beklediğini duyurdu. Ancak uzmanlar, Hamas’ın Filistin direnişindeki liderlik konumunun en açık göstergesi olan ve Gazze içindeki istikrarsızlığa karşı varlığını garanti eden tüm silahları bırakmayı gerçekten düşünüp düşünmediği konusunda kuşkulu. Yaklaşık 20 yıldır bölgeyi yöneten Hamas’ın bu süreçte birçok düşman edindiği de biliniyor.
NETANYAHU’NUN SEÇİM HESABI
Netanyahu’nun Trump’ı bu kadar açık bir şekilde karşısına alması, İsrail genel seçimlerine 12 haftadan az bir süre kalmış olmasıyla bağlantılı görülüyor. Anketler Netanyahu’nun zor durumda olduğunu gösterirken, başbakanın seçimlerden sonra hükümet kurabilmesi için aşırı sağcı ortaklarının desteğine ihtiyacı var. Netanyahu, yol haritasına yönelik aşırı sağcı ortaklarının sert eleştirilerinden ve Gazze’de küçük bir pilot projede güvenliği denetlemesi öngörülen Uluslararası İstikrar Gücü’nün konuşlandırılmasına onay veren önceki Bakanlar Kurulu kararının geri çekilmesi çağrılarından olumsuz etkilenmişti. İsrail radyosunun haberine göre Netanyahu’nun pilot bölgede yeniden inşa çalışmalarının başlamasına sessizce onay vermesi de zayıflık olarak yorumlandı.
İSRAİL İÇ SİYASETİNDE PLANIN KARŞILIĞI YOK
Netanyahu’nun bu hamlesinin yalnızca aşırı sağa taviz olarak görülmemesi gerektiği ifade ediliyor. İsrail seçmeninin büyük bölümü Trump’a olumlu yaklaşsa da, İsrail’in Gazze’deki hareket alanının kısıtlanması fikrine sıcak bakmıyor. Netanyahu’nun seçimlerdeki ana rakiplerinin Mladenov’un İsrail’in öz çıkarına yönelik çağrısını olumlu karşılaması beklenmiyor. Bir Barış Kurulu yetkilisi ise İsrail’in son günlerde Gazze’de askeri itidal gösterdiğini ve hedefleme politikasında değişikliğe gittiğini, perde arkasında iş birliği olduğunu öne sürdü. Ancak bu açıklamalar, kaderleri konusunda söz sahibi olamayan Gazze’deki iki milyon insan için teselli sunmaktan uzak.