Newcastle United’da Eddie Howe’un yerine göreve getirilen Matthias Jaissle, bugüne kadar yalnızca Avusturya ve Suudi Arabistan’da teknik direktörlük yaptı. St James’ Park’ta takımın başına geçmeye hazırlanan 38 yaşındaki Alman teknik adam, kariyerinde henüz Avrupa’nın beş büyük liginde görev almadı. Peki Jaissle, Newcastle’da nasıl bir futbol oynatacak?
JAISSLE'IN TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ
Hoffenheim’da forma giydikten sonra teknik direktörlük kariyerine adım atan Jaissle, Danimarka’da görev yaptı ve ardından Red Bull Salzburg’un akademisine geçti. İlk teknik sorumluluk deneyimini FC Liefering’de yaşayan Jaissle, 2021 yazında Salzburg’un başına getirildi. Newcastle CEO’su David Hopkinson’ın “rock yıldızı” olarak tanımladığı Jaissle, ilk sezonunda çifte kupayı kaldırdı, ikinci sezonunda ise lig şampiyonluğunu korudu. Salzburg’da Karim Adeyemi ve Benjamin Sesko ile çalışan Alman teknik adam, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etti. 2023 yılında Suudi Pro Ligi ekibi Al Ahli’ye geçen Jaissle, geçen yıl Hong Kong’da Suudi Süper Kupası’nı kazandı.
RED BULL EKOLÜ VE OYUN FELSEFESİ
Jaissle, Red Bull ekolünden geliyor. FC Liefering ve Red Bull Salzburg’da genç yaşta teknik direktörlük yapan Jaissle’nin oyun anlayışında yüksek pres ve topu mümkün olduğunca ileri taşımayı öngören doğrudan bir oyun tarzı öne çıkıyor. Ancak Salzburg’da topa sahip olma oranı da oldukça yüksekti ve Jaissle tek bir kalıba sığdırılmak istemiyor. “Oyununuzu geliştirmek ve her zaman ilerleme kaydetmek zorundasınız” diyen Jaissle, dünyanın önde gelen teknik direktörlerinden ilham aldığını belirtiyor: “Kopyalamak değil, ilginç şeyleri görüp kendi düşüncelerinizi oluşturmak ve uygunsa oyun tarzınıza dahil etmek.”
FORMASTON TERCİHİ VE TAKTİK ESNEKLİK
Jaissle’nin formasyon anlayışı da bu doğrultuda evrildi. Salzburg’da daha çok Ralf Rangnick’in Red Bull takımlarında yaygınlaştırdığı, kanat oyuncularının içeri kat ettiği dar 4-4-2 düzeni kullanıldı. Suudi Arabistan’da ise Al Ahli ile genellikle 4-2-3-1 formasyonu tercih eden Jaissle, hücumda 3-2-5 ya da 2-3-5 yapısıyla çıktı. Premier League’de de sıkça görülen bu anlayışta Jaissle, formasyondan çok oyun prensiplerine önem veriyor. “Mesele formasyon değil; nasıl oynamak, nasıl hücum etmek ve nasıl savunmak istediğinizdir. Bunu anlarsanız ve oyuncular da anlarsa taktiksel olarak çok daha esnek olursunuz, formasyon o kadar önemli değildir” diyor. Bu durumun oyuncular için zorlayıcı olduğunu da kabul eden Jaissle, “Oyuncular artık taktiksel konulara giderek daha fazla dahil oluyor. Her teknik direktör ve her kulüp prensiplerle çalışıyor. Her oyuncunun oyunun her aşamasında taktiksel olarak çok şey bilmesi gerekiyor. Bu büyük bir değişim” ifadelerini kullanıyor.
GELECEĞİN FUTBOLUNA DAİR ÖNGÖRÜLERİ
Jaissle, Premier League’de son dönemde görülen değişimleri de öngörmüştü. Oyunun “daha dinamik ve daha fiziksel” olabileceğini ve set-piece’lere odaklanmanın artacağını söyleyen Jaissle, “En üst seviyede yalnızca en profesyonel oyuncular hayatta kalır” diyor. Gelecekte futbol sahalarında “çok yönlü oyuncuların” daha da artacağını öngören Alman teknik adam, hücum eden savunmacılar ve savunma yapan hücumcuların önemine dikkat çekiyor. Birden fazla pozisyonda oynayabilen oyuncuların teknik direktörlere oyun içinde değişiklik yapma kolaylığı sağladığını belirten Jaissle, kaleci rolüne de değindi: “Kaleci artık başlı başına bir pozisyon değil, tamamen diğer oyuncularla bütünleşik. Bir kalecinin oyunun tüm aşamalarını anlaması gerekiyor.”
OYUNCU İLETİŞİMİNE VERDİĞİ ÖNEM
Jaissle’nin çok kültürlü soyunma odalarında deneyimi bulunuyor. Salzburg’da farklı milletlerden oyuncu sayısı çift hanelere ulaşıyordu. Taktik, teknik ve fiziksel özelliklerin yanında motivasyonun da yönetimde kilit rol oynadığını söyleyen Jaissle, “İletişim ve oyuncularla bağ kurmak, liderliğin ve iyi bir teknik direktör olmanın her zaman temelidir. Buna gerçekten özen göstermelisiniz. Bire bir ve yüz yüze görüşmelere her zaman öncelik veririm” diyor. Oyuncuları bilgiyle boğmamak gerektiğini de vurgulayan Jaissle, “Çok fazla bilgi vermemeye dikkat etmelisiniz. Bu büyük bir zorluk. Teknik direktör olarak taktik hakkında çok şey biliyorsunuz ama her şeyi oyunculara aktaramazsınız. Onları boğmamaya özen göstermelisiniz” değerlendirmesinde bulunuyor.