Okulların açılmasına kısa bir süre kala, asıl heyecanı ve kaygıyı yaşayan taraf çocuğunuz değil de siz olabilirsiniz. Belki çocuğunuzun sınıfta ekranlara çok fazla vakit ayırmasından, istediğiniz öğretmeni alamamasından ya da ihtiyaç duyduğu desteklerin sağlanmamasından endişe duyuyorsunuz. Bu durumları hem bir ebeveyn olarak bizzat deneyimledim hem de çocukların ekran kullanımı üzerine verdiğim konferanslarda ülkenin dört bir yanındaki ebeveynler, öğrenciler ve eğitimcilerden sık sık bu tür şikayetler duydum. Peki böyle bir durumda ne yapmalısınız? New Jersey’deki Princeton Psikoterapi Merkezi’nin kurucusu ve klinik psikolog Dr. Melissa Greenberg’e göre konuya belirli bir yaklaşımla gitmek, sorunlarınızın ele alınma olasılığını artırıyor. İşte izlemeniz gereken adımlar.
SORUNUN KAPSAMINI DOĞRU BELİRLEYİN
Greenberg, öncelikle bunun yalnızca çocuğunuza özgü bir sorun mu, yoksa daha genel bir politika meselesi mi olduğunu değerlendirmeniz gerektiğini söylüyor. Bu değerlendirme biraz düşünme ve araştırma gerektirebilir. Öğretmenin bir sorunun farkında olduğunu ya da belirli bir şekilde davranması gerektiğini varsayabiliriz, ancak Greenberg bu konuda yanılıyor olabileceğimizi belirtiyor. Bir öğretmene yapmak zorunda olduğu bir şey için kızmak doğru değil. Sorun okul politikasını ilgilendiriyorsa, bir okul yönetim kurulu toplantısına katılmanız gerekebilir. Ben de geçtiğimiz günlerde okullarda ekran kullanımının aşırılığıyla ilgili konuşmak için saatlerce bekleyerek bir okul yönetim kurulu toplantısında söz hakkı aldım. Kurul üyeleri herhangi bir adım atmadı, bu yüzden Kasım ayında yapılacak seçimlerde kurul üyeliği için aday oldum.
ÖNCELİKLERİ BELİRLEYİN VE İHTİYAÇLARI AYRIŞTIRIN
Çocuğunuzun okuluyla ilgili pek çok endişeniz olabilir, ancak okul yetkililerine ileteceğimiz konuları önceliklendirmek gerekiyor. Greenberg, bir konunun üzerine gitmeye değip değmeyeceğine karar vermenin bir yolunun, bunun bir tercih mi yoksa bir ihtiyaç mı olduğunu düşünmek olduğunu söylüyor. Belirli bir öğretmeni tercih edebilirsiniz, ancak okulun bu talebi lojistik olarak karşılaması her zaman mümkün olmayabilir. Yöneticiler genellikle pek çok ebeveynden gelen talepleri dengelemeye çalışır, öğrencileri yeteneklerine göre yerleştirir ya da anlaşamayan öğrencileri birbirinden ayırır. Öte yandan, çocuğunuzun karşılanmamış bir ihtiyacı varsa, örneğin engelli desteği gerektiriyorsa ya da zorbalığa maruz kalıyorsa, onu savunmanız büyük önem taşır.
RİSK VE TEKRAR DEĞERLENDİRMESİ YAPIN
Çocuğunuzun başka bir çocuk tarafından incitilmesi gibi bir durumda okulun uygun şekilde yanıt vermediğini düşünüyorsanız, öncelikle bunun bir örüntü olup olmadığını ve ne kadar risk içerdiğini sorgulayın. Greenberg, çocuğunuzun tekrar zarar görme olasılığı varsa durumu ele almanız gerektiğini söylüyor. Aksi takdirde, çocuğunuza okulun durumu iyi yönetemediğini kabul edebilir, bu konunun sizin kontrolünüz dışında olduğu için üzgün olduğunuzu söyleyip yolunuza devam edebilirsiniz. Ayrıca bu durumu çocuğunuz için bir hayat dersi haline getirebilirsiniz. Yaşadığımız dünyada her şey her zaman adil değildir ve bazen insanlar dürüst davranmaz. Greenberg, sporun bu konuda iyi bir örnek olabileceğini belirtiyor. Dünya Kupası’nı izlerken, bir oyuncunun faul yapıldığına tamamen inandığı, diğerinin ise tam tersinden emin olduğu birçok örnek gördük. Bazı şeyler çok hızlı gerçekleşir ve herkes olayı kendi perspektifinden deneyimler.
OKULLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET EDİN
Bir konuyu takip etmeye karar verdiyseniz, ne kadar üzgün olursanız olun, kendinizi okula rakip değil iş ortağı olarak sunmanız gerekiyor. Greenberg, aynı takımda olduğunuzu ve çocuğunuza iyi bir eğitim sağlamaya çalıştığınızı hatırlatıyor. Endişeniz ister öğretmenle ister müdürle ister okul yönetim kuruluyla ilgili olsun, yetkililerin iyi niyetli olduğunu varsayın. Sorununuz neyi kapsıyorsa, görüşmeye öğretmenle başlayın. Greenberg, herkesin gerçekten elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını ve herkesin çocuğun çıkarını önemsediğini söylüyor. Konuşmaya bir çatışma gibi yaklaşıp birini yanlış kanıtlamaya çalışmak gerginlik yaratır ve bu da durumun ilerlemesine yardımcı olmaz. Bu, istediğinizi ve ihtiyacınız olanı alma olasılığını azaltan bir dinamik oluşturur.
ÇOCUĞUN ANLATIMINI DİKKATE ALIN
Peki ya çocuğunuzun anlattıkları ile okulun açıklamaları çelişiyorsa? Greenberg, çocuğunuzu tanımanın bu noktada yardımcı olduğunu söylüyor. Çocuğunuz tepkisel mi, dokunuşu itme ya da vurma olarak mı algılıyor? Yoksa çocuğunuz olayları olduğundan az mı gösteriyor? Hangi versiyona inanacağınızdan emin değilseniz, çocuğunuzun nasıl tepki verme eğiliminde olduğuna dayanarak en mantıklı tahmini yapmalısınız. Okullardaki sorunları çözmek, bu sorunları ele alma yetkisine sahip olanları belirlemeyi, konunun üzerine gitmeye değip değmeyeceğini tartmayı ve diplomatik olmayı gerektiriyor. Bu süreçte başarılı olsanız da olmasanız da çocuğunuza önemli dersler vermiş olacaksınız. Kara Alaimo, Fairleigh Dickinson Üniversitesi’nde iletişim profesörüdür ve ebeveynlere, öğrencilere ve öğretmenlere ekran kullanımı yönetimi konusunda danışmanlık yapmaktadır. “Over the Influence: Why Social Media Is Toxic for Women and Girls — And How We Can Take It Back” adlı kitabı 2024 yılında yayımlanmıştır.