Dünya liderleri bu hafta New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (UNGA) için toplanmaya hazırlanırken, Orta Doğu’daki artan gerilim noktaları, bölgesel bir tırmanış endişelerini artırıyor. Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki yeniden başlayan çatışmalar ve Washington ile Tahran arasında karşılıklı olarak yapılan uyarılar dikkat çekici. Husilerin ve Suudi Arabistan’ın bölgedeki gerilimlerin merkezinde olmasının arkasında yatan nedenler neler?
HUSİLERİN SALDIRISIYLA YENİ BİR DÖNEM
Yemen’deki Husilerin gerçekleştirdiği büyük bir saldırı, UNGA’ya giderken en önemli gelişmelerden biri haline geldi. İran destekli grup, son haftalarda stratejik öneme sahip Kızıldeniz’deki bir adayı ve Bab el-Mandeb Boğazı’nı gözetleyen kıyı bölgelerini ele geçirdi. ABD ve Körfez yetkilileri, Husilerin bu su yolunda daha fazla kontrol sağlama çabası içinde olduğundan endişe duyuyor. Artan ABD istihbarat ve hedefleme desteğine rağmen, Suudi Arabistan Husilerin ilerlemesini durdurmakta zorlanıyor. Yetkililer, Riyad’ın kendi başına Husilerin kazandığı toprakları geri alma konusunda giderek daha fazla şüpheye düştüklerini ifade ediyor.
MEKKE'YE YÖNELİK SALDIRILAR
Son günlerde çatışmaların yoğunluğu artarken, Suudi Arabistan Husileri Mekke’yi hedef almakla suçlarken, Husiler Yemen üzerinde bir Suudi F-15 jetini düşürdüklerini iddia etti. Ayrıca, Husiler Riyad’daki “hassas” hedeflere ve Yanbu’daki bir Aramco petrol tesisine roket ve insansız hava aracı saldırıları düzenlediklerini açıkladı. Bu son gelişmeler, Yemen’in İran ile daha geniş bir bölgesel çatışmanın önemli bir cephesi haline geldiği korkularını artırıyor.
ABD'DEN GÜVENLİK UYARILARI
Güvenlik ortamının kötüleşmesi nedeniyle, ABD Dışişleri Bakanlığı ve çeşitli diplomatik misyonlar, bölgede bulunan Amerikalılara daha fazla dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Dışişleri Bakanlığı, çatışmanın “hızla tırmanma potansiyeline sahip” olduğunu belirterek, artan bir dikkat çağrısında bulundu. Ayrıca, Suudi Arabistan’daki ABD Büyükelçiliği, hükümet personelinin Taif ve Yanbu şehirlerine özel izin olmadan seyahat etmelerinin kısıtlandığını duyurdu. Bu uyarılar, İran ve İran’a bağlı grupların ilave saldırılar gerçekleştirme olasılığı göz önünde bulundurularak yapılıyor.
İRAN VE TRUMP'IN AÇIKLAMALARI
İran’ın merkezi askeri komutanlığı, ABD’nin bölgedeki ortaklarının desteğiyle yeni askeri eylemler hazırlığında olabileceğine dair bilgi aldığını bildirdi. İran, ABD’nin yeni bir saldırısının gerçekleşmesi halinde, bölgedeki ABD üslerine ve çıkarlarına sürdürülebilir saldırılar düzenleyeceği uyarısında bulundu. Ayrıca, böyle operasyonlara yardımcı olan ülkelerin çatışmanın tarafı olarak kabul edileceğini belirtildi. Son iki haftada ABD’nin İran’a yönelik bir saldırısı gerçekleşmedi. ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile ilgili büyük kararların yaklaştığını ima eden açıklamalar yaptı. Trump, “karar verme aşamasında” olduğunu ve “çok büyük şeylerin” kısa sürede olabileceğini ifade etti.
UNGA'DA BULUNACAK ORTA DOĞU LİDERLERİ
Bölgesel diplomasi, İran, Yemen, deniz güvenliği ve enerji pazarları konularında tartışmalara odaklanacak. Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faisal bin Farhan bir heyet liderliğini yaparken, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Bahreyn de üst düzey temsilciler gönderecek. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian’ın da, Trump yönetiminin İran heyetinin seyahatine onay vermesinin ardından Genel Kurul’a katılması bekleniyor. Yemen’deki çatışmaların yoğunlaşması, Washington ile Tahran arasındaki tehditlerin artması ve enerji pazarlarının kesintilere karşı duyarlı kalmasıyla, New York’a giden birçok diplomat, bu yılki Genel Kurul’un son yılların en volatiliteli Orta Doğu güvenlik ortamında gerçekleştirileceğini düşünüyor.