Orta yaşlı Amerikalıların yaklaşık üçte biri, sağlık bilgilerini anlama ve ilaç kullanma talimatlarını doğru uygulama konusunda ciddi sorunlar yaşıyor. Journal of Internal Medicine’de yayımlanan yeni bir araştırma, reçete talimatlarındaki yanlış anlamaların ne kadar yaygın olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmacılar, bu durumun bireylerin sağlık sistemine olan güvenini sarstığını ve sistemin daha iyi iletişim kurması gerektiğini vurguluyor.
ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE BULGULARI
Çalışma kapsamında yaş ortalaması 52 olan 942 birinci basamak hastasına sağlık okuryazarlığını ölçmek için bir dizi görev verildi. Katılımcılardan, bir doktor ziyaretini canlandırarak kendilerine verilen yeni tanıyı hatırlamaları ve sahte bir reçete şişesinden etiket ve talimatları okuyarak doğru bilgiyi çıkarmaları istendi. Araştırmanın ortak yazarı Abigail Vogeley, sadece 10 dakika sonra bile kişilerin tanıya dair detayları hatırlamakta zorlandığını belirtti. Katılımcıların birçoğu sağlık sistemine yabancı değildi; bazıları birden fazla kronik hastalığı yönetiyordu. Vogeley, “Çalışmamız insanlara yalnız olmadıklarını gösterebildi. Bu, sağlık sistemi olarak bizim iyileştirmemiz ve yardım etmemiz gereken bir konu” dedi.
İLAÇ TALİMATLARINDAKİ KARIŞIKLIK
Araştırma, reçete talimatlarındaki nüanslı dil ve etiketleme farklılıklarının büyük sorunlara yol açtığını ortaya koydu. Vogeley, uyarıların farklı şekillerde ya da farklı yerlerde yazılabildiğini ve bunun bir tutarlılık sorunu yarattığını ifade etti. Uzmanlara göre ilaç talimatlarının yanlış anlaşılması, hastanın ilacı fazla ya da az kullanmasına, kontrendike bir ilaçla birlikte almasına veya yan etkilere daha açık hale gelmesine neden olabiliyor. Örneğin bir kişi diüretik ilacını akşam yemeğinde alarak gece tuvalete kalkmak zorunda kalabiliyor. Çalışmada ayrıca bazı hastaların ilaç dozlarını gereksiz yere karmaşık hale getirdiği, gece yarısı uyanıp üçüncü dozu aldığı ya da ilaçları o kadar aralıklı kullandığı görüldü ki günün büyük bölümü hap almakla geçti.
SAĞLIK SİSTEMİNE ÇAĞRI
Araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Michael Wolf, çalışmanın bireyleri suçlamak değil, sağlık sisteminin iletişim ve işbirliğini geliştirmesi için bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Doktor ziyaretlerinin kısa sürdüğünü ve bilgilerin açık bir dille yazılmayabileceğini belirten Wolf, sağlık okuryazarlığını geliştirmenin zor olduğunu ancak sistemin bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Dr. Jan Carney ise hastaların doktorlarına soru sormakta rahat hissetmemesi nedeniyle bilgilerin kaybolduğunu, bunun da yanlış kullanıma yol açtığını ifade etti.
BİREYLER İÇİN ÖNERİLER
Sağlık sistemindeki iyileşmeler beklenirken bireyler kendi sağlık okuryazarlığını artırmak için adımlar atabilir. Uzmanlar, doktor ve eczacılara “Bu ilaç hakkında bilmem gereken ne var?” gibi açık uçlu sorular sormanın önemine dikkat çekiyor. İlaçların hangi hastalık için ve ne sıklıkta kullanıldığını not almak, yeni bir ilaç yazıldığında başvurmak üzere bir liste hazırlamak öneriler arasında. Doktor ziyaretlerinin kısa olabileceğini ancak hastaların gerektiğinde doktoru yavaşlatabileceğini belirten Wolf, izin verilmesi halinde randevunun son dakikalarını ses kaydına almanın da faydalı olabileceğini söyledi. Carney, hastalar ve doktorların sağlık hizmetinde ortak olduğunu, bu nedenle kişilerin daha fazla bilgi ve açıklama istemekten çekinmemesi gerektiğini vurguladı.