74 yıl önce New York seferini yapan ve “Easter Special” (Paskalya Özel) olarak anılan Pan Am’e ait 526A sefer sayılı uçak Porto Riko açıklarında denize çakıldığında, bir kurtarma botundaki doktor, çalkantılı sularda yüzen bir el çantasını fark etti. Çantanın içinden, Massachusetts’te görev yapan genç bir Porto Rikolu askerin, güney sahil kentindeki yeni eşine yazdığı, ıslanmış ancak hâlâ okunabilen el yazısı bir mektup ve bir pudra ponponu çıktı. Dönemin adanın önde gelen gazetesi El Mundo’da Dr. Angel M. Marchand’ın aktardığına göre mektupta asker, “New York’a benimle gelmeyi kabul ederek bana verdiğin mutluluğu hayal edemezsin. Dünyanın en mutlu insanıyım” ifadelerini kullanmış, Meryem Ana’ya eşinin yolculukta korunması için dua ettiğini belirtmiş ve “Uçaktan korkma. Hiçbir şey olmayacak” sözlerine yer vermişti. Doktor, daha sonra gelin Gloria Rosario’nun adını, aramak için gittiği ikinci hastanede buldu ve 17 kurtulan listesinde gördüğü genç kadına, kocasının mektubunu teslim etti.
KURTULANLARIN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Dr. Marchand, Rosario’ya “Bayan, kocanızdan gelen mektubun olduğu el çantanızı buldum. Çok endişeleniyor olmalı. Hastanede adınızı görünce ona güvende olduğunuzu bildirmeye karar verdim” dediğinde Rosario’nun cevabı, “Ah zavallı adam. O çok iyi. Ve inancı var” oldu. Doktor kaza hakkında soru sorduğunda ise Rosario, “Daha fazla insan kurtarılmalıydı” karşılığını verdi. Kazada toplam 52 kişi hayatını kaybetti. Yaşamını yitirenlerin büyük bölümünün kurtarılabilecek olması, kazanın ardından bugün alışıldık ama sıklıkla ihmal edilen uçuş öncesi can yeleği, can salı ve acil çıkışların yerini gösteren güvenlik brifinglerinin başlamasına yol açtı. Rosario’nun yanında oturan 19 yaşındaki kuzeni Norma Rodriguez, kurtulamayanlar arasındaydı. Kazadan sağ kurtulan Rosario, kaza inceleme ekiplerine ve aile üyelerine, uçağın denize çakılmasının ardından büyük dalgalardan korkan kuzeninin histerik bir şekilde ağladığını ve okyanusa atlamaya cesaret edemediğini anlattı. Kuzeni dakikalar içinde, hâlâ uçağa tutunmuş halde hayatını kaybetti.
BATIK 2 BİN FİT DERİNLİKTE BULUNDU
Enkaz, geçtiğimiz ay bir havacılık arama ekibinin adanın kuzey kıyısına sadece birkaç mil uzaklıkta, okyanus yüzeyinin yaklaşık 2 bin fit altında, uzun süredir unutulan Pan Am “Clipper Endeavor” uçağını keşfetmesine kadar Atlantik’te kayıp olarak kaldı. Kazada 22 yaşında olan ve 2015 yılında 85 yaşında hayatını kaybeden Rosario’nun oğlu Adrian, annesinin enkazın bulunacağı günü görmeyi çok istediğini söyledi. Adrian, annesinin uçağın okyanusun en derin yerine battığı için hep yakındığını belirterek, “Enkazın bulunmasının uzun süreceğini hayal ederdi. Bunu görmesini çok isterdim. Her zaman kurbanlar için, özellikle kuzeni için tanınma isterdi” dedi. Yolcu ve mürettebat arasında ikinci ölümcül uçak kazasından sağ kurtulan Pan Am kaptanı John Burn, kazada hayatını kaybeden misyoner bir çift ve suda bulunan 2 yaşındaki oğulları Mark ile oğlun kurtarılmasına yardım eden öncü kadın pilot Novetah Davenport da yer alıyordu. Ayrıca iki yıllık ayrılığın ardından eşi ve altı çocuğuyla yeniden bir araya gelmek için San Juan’a giden Brooklyn’li 45 yaşındaki bir baba da kazada hayatını kaybetti.
UÇAK KALKTIKTAN 9 DAKİKA SONRA DÜŞTÜ
Douglas DC-4 tipi uçak, Paskalya Cuması günü öğle saatlerinde 64 yolcu ve 5 mürettebatla havalandı. Ancak Kaptan Burn, 11 Nisan 1952’de kalkıştan sadece 9 dakika sonra, San Juan’ın kuzeybatısındaki köpekbalıklarının olduğu sert sularda uçağı suya indirmek zorunda kaldı. Uçağın dört motorundan ikisi arızalanmıştı. Uçağın kuyruk bölümünün kopmasıyla gerçekleşen ilk teması tüm yolcular atlattı ancak yalnızca 17 kişi kurtarıldı. Diğerleri hızla batan uçaktaki kaos ve kafa karışıklığının son anlarında yaşamını yitirdi. Burn’ün oğlu Gray, rahmetli babasının adada “Hayırlı Cuma trajedisi” olarak bilinen olayı duygusal bir şekilde anlattığını, özellikle bu kadar çok can alan bir acil durumda yaşanan çaresizliğin onu etkilediğini söyledi. Gray Burn, “Tüm uçuşun sorumlusu olmanın ağırlığını hissetti. Sanırım en çok onu etkileyen, uçaktaki birçok insanın su korkusu olmasıydı, Porto Riko’da suyun kenarında yaşamalarına rağmen. Aşağı indiklerinde su hızla içeri girmeye başladı” dedi.
GENÇ ÇİFTİN HİKAYESİ
Aile üyelerine göre Gloria ve Hipolito Rosario, 23 Aralık 1951’de Ponce’de evlendi. Çift çocukluk aşkıydı; ilk tanıştıklarında Gloria 9, Hipolito 11 yaşındaydı. Neredeyse dört ay sonra Rosario, 19 yaşındaki kuzeni Norma Rodriguez ile birlikte uçağa bindi. Rosario, kocasıyla yaşamak için ABD’ye gidiyordu. Kuzeni ise son anda ona eşlik etmeye karar vermiş ve terzi olarak çalışmayı planlıyordu. İki genç kadın için de bu ilk uçuştu. Kuzenler, 1950’den sonraki on yılda adadan anakaraya tahminen 470 bin kişinin göç ettiği “Büyük Göç” olarak bilinen Porto Riko’dan ABD’ye en büyük göç dalgasının parçasıydı. Çoğunluk New York’a yerleşti ve iş bulmakta zorlandıkları, ayrımcılıkla, dil engelleriyle ve onlara hizmet edecek donanıma sahip olmayan okullar da dahil kurumsal ihmalle mücadele ettikleri yeni bir şehirde yaşamanın acısıyla başa çıktı. Birçoğu orduya katıldı ya da hazır giyim ve imalat sektörlerinde iş aradı.
KAZA ANINDA YAŞANANLAR
Rosario kaza inceleme ekiplerine verdiği ifadede, uçağın sol tarafında kanat üzerindeki acil çıkışın yanında pencere kenarına oturduğunu söyledi. Kalkışta uçağın “çok yavaş gittiğini ve süratle yükselmediğini” belirten Rosario, uçağın bir yandan diğer yana savrulduğunu aktardı. “Kuzenim oldukça endişeliydi ve ona pencereden dışarı bakıp manzaranın tadını çıkarmasını ve endişelenmemesini söyledim” dedi. Ardından uçak sola dönerek okyanus üzerinde alçalmaya başlamadan önce “iki yüksek ses” duydu. Civil Aeronautics Board raporuna göre Burn’ün talebi üzerine uçuş saat 12:13’te San Juan kontrol kulesine havalimanına döndüklerini bildirdi. Kule, “Roger 526A, iniş için serbest, Pist 9” yanıtını verdi. Bu sırada bir motorun yağ basıncı hızla düşüyor, diğer motor ise birkaç kez geri tepiyordu. Saat 12:17’de kule uçuşun konumunu sordu, “Hâlâ oldukça uzaktayız” cevabı geldi. Bir dakika sonra kule San Juan’daki ABD Sahil Güvenlik ekiplerini alarma geçirdi. Saat 12:19’da Burn, ikinci zabitten yolculara uçağın denize inmek üzere olduğunu bildirmesini istedi. Kısa bir süre sonra uçak okyanusa çakıldı.
CAN YELEKLERİ BULUNAMADI
Rosario, “Uçak suya çok sert çarptı ve şiddetle öne fırlatıldım” dedi ve kabine su dolmaya başladığını ekledi. Emniyet kemerini çözdüğünde görevli acil çıkış kapısını açmıştı ve “insanlar can yelekleri olmadan dışarı çıkmaya başlamıştı.” Can yeleklerinin yerini sorduğunda görevlinin “koltuk cebinde” cevabını verdiğini ancak yelekleri bulamadığını anlattı. Kaza inceleme raporunda “Yolculara yeleklerin nerede olduğu söylenmedi ve suya iniş öncesinde herhangi bir mürettebat üyesi tarafından kullanımı konusunda bilgilendirme yapılmadı. Bunun sonucunda önemli bir kafa karışıklığı yaşandı” ifadeleri yer aldı. Rosario, kuzeninin kolunu tutup onu uçaktan çıkarmaya çalıştığını ancak kuzeninin histerik olduğunu ve çıkışın kenarını bırakmadığını söyledi. Su göğüs hizasına geldiğinde kanattan atladığını belirten Rosario’ya görevli ve suda bulunan bir diğer mürettebat üyesi yardım etti. Pilotun kendisine uzandığını hatırladığını ve sonra kendini bir can salında bulduğunu anlattı.
KAPTAN BURN’ÜN ÖNCEKİ KAZASI
Burn, daha önce de şansı denemişti. San Juan kazası sırasında, 1943’te Portekiz’de bir nehre düşen USO deniz uçağını kullanırken ağır yaralı bir şekilde ilkel bir salda yüzerken kurtardığı şarkıcı Jane Froman ile evliydi. O kazada 24 yolcu hayatını kaybetmişti. Burn daha sonra araştırmacılara, çocuklu iki “panik” kadının can yeleği giymesine yardım ettiğini ve yolcuları uçağı terk etmeye yönlendirdiğini anlattı. Ancak bazı yolcular koltuklarında emniyet kemerleri bağlı kaldı. 36 yıllık Pan Am emektarı olan Burn, bir yolcunun ana kabin kapısını açmasına yardım etti ve kaza raporuna göre pilot suya fırlatılmadan önce “yolcuları o çıkıştan zorla tahliye etmeye başladı.” Rapor, “Hayatta kalan 12 yolcudan yedisi acil kabin çıkışlarından, dördü ana kabin kapısından ve biri sağ kokpit penceresinden tahliye edildi” bilgisini verdi. Fırlatılan tek can salındaki birinci ve ikinci zabitler, beş yolcu ile uçuş purseri ve görevliyi topladı. Bir kurtarma uçağı, sert sularda 30 dakika ila bir saat arasında sürüklenen kaptanı ve diğer yedi yolcuyu kurtardı. Gray Burn, babasının “Bu koşullar altında ancak bu kadar çok insanı dışarı atabilirim” dediğini hatırlattı ve “Sanırım onu asıl rahatsız eden buydu” dedi.
ENKAZ KEŞFEDİLDİ
Air/Sea Heritage Foundation’dan yapılan açıklamada, “Güvenlik brifingi yapılmaması, önemli dil engeli ve koordineli tahliye prosedürünün bulunmaması nedeniyle yolcular, uçağın üç dakikadan kısa sürede sular altında kalıp batmasıyla kaos, kafa karışıklığı ve sert denizlerle karşı karşıya kaldı” denildi. Keşif ekibi, enkazı haziran ayında otonom bir sualtı drone’u kullanarak buldu. Discovery Channel’ın “Expedition Unknown” programının da yer aldığı ekip, kazayı bu yıl içinde yayınlanacak bir bölümde ele alacak. Enkazın kurtarılması ya da herhangi bir şekilde rahatsız edilmesi planlanmıyor; yetkililer, bölgenin kazada hayatını kaybedenler için bir mezar olduğuna dikkat çekiyor. Air/Sea Heritage Foundation, Porto Riko hükümetiyle birlikte enkaz alanının korunmasının genişletilmesi ve kazada kaybedilenlerin anısına bir anıt yapılması için çalışıyor.
KURTARILAN BEBEK MARK'IN HİKAYESİ
Kazadan kurtulan bir diğer isim, kadın pilotların uluslararası örgütü The Ninety-Nines üyesi ve havacılık öncüsü Novetah Davenport oldu. Margarita Montalvo, o Hayırlı Cuma sabahı Davenport’u havaalanına getirdiğini hatırlattı. Montalvo ve büyükbabası kazayı duyduktan sonra havaalanına geri döndü. Ada genelinde Hayırlı Cuma yürüyüşleri yapılırken insanlar San Juan limanı yakınındaki kıyıya dizildi ve kurtulanları taşıyan amfibi Sahil Güvenlik uçağını alkışladı. Davenport’un bir kurtarma uçağından küçük bir çocuğun elini tutarak çıktığını gördüler. Davenport, uçaktan kaçtığını ve suda kendisine uzanarak yardım isteyen küçük çocuğu kurtardığını anlattı. Davenport, 1992’de 90 yaşında ölene kadar çocukla iletişimini sürdürdü. Çocuğun adı Mark Van Daalen’di. Uçak düştüğünde 2 yaşındaydı ve Yehova Şahitleri’nin resmi yayını The Watchtower’a göre misyoner Leo ve Eunice Van Daalen çiftinin oğluydu. Aile anakaradaki akrabalarını ziyaret etmeyi planlıyordu. Ebeveynler kazada hayatını kaybetti, oğulları ise “okyanusta yüzerken bulundu. Bir kurtulan tarafından can salına atıldı ve suni teneffüs yapıldı, yaşadı.”
BESTECİ RAFAEL HERNANDEZ'İN ŞARKISI
Kazadan kısa süre sonra ünlü Porto Rikolu besteci Rafael Hernandez, on yıllardır adadaki radyo istasyonlarında Paskalya’dan önceki gün çalınan “The Good Friday Tragedy” (Hayırlı Cuma Trajedisi) adlı şarkıyı yazdı. Şarkı sözlerinde “Ne acılı bir Hayırlı Cuma. New York’a uçan kardeşlerimizin çektiği ıstırap ve acı” ifadeleri yer alıyor. Şarkıda ayrıca, büyük dalgalarla mücadele ederken kollarını ağlayan bir çocuğa dolayıp onu kurtaran “cesur bir kadından” bahsediliyor.
KAYIP YILLAR HİÇBİR ZAMAN GERİ GELMEYECEK
Kaza sırasında 5 yaşında olan Diana Lachatanere, Küba doğumlu babası Romulo Lachatanere’in hayatını kaybettiğini söyledi. İspanyolca basında eczacı ve gazeteci olarak çalışan baba, kazadan sağ çıkamadı. New York Halk Kütüphanesi’ndeki Schomburg Siyah Kültür Araştırma Merkezi’nin eski arşivcisi ve müdür yardımcısı olan 80 yaşındaki Lachatanere, “Merak ettiğim şeylerden biri, inişte bayılıp bayılmadığı” dedi. Enkaz keşfinin kendisi için bir şey değiştirmediğini söyleyen Lachatanere, “Babam hâlâ 74 yıldır ölü. Belki bir ceset bulunsaydı… Bilmiyorum. Aslında mesele ceset değil, asla geri getirilemeyecek kayıp yıllar” ifadelerini kullandı. Ancak trajedinin uçuş güvenliğine katkılarının kendisine bir teselli sağladığını belirten Lachatanere, “15 yaşımdan beri, 1961’den beri uçuyorum. Eskiden dikkat ederdim, sonra beyaz gürültü haline geldi” dedi ve ekledi: “Artık dikkat edeceğim ve görevlilere hak ettikleri değeri vereceğim.”
ROSARIO'NUN MİRASI
Rosario’nun oğlu ve kızı, annelerinin kazadan bir amaç bulmuş gibi göründüğünü hatırladı. 30 yılı aşkın süre sosyal hizmet uzmanı olarak çalışan Rosario, 42 yaşında New York’ta yüksek lisans derecesi aldı. Rosario ve 62 yıllık eşi, Brooklyn’de dört çocuk yetiştirdi. Kazadan kısa süre sonra New York’a uçakla giden Rosario, onlarca yıl uçmaya devam etti. 63 yaşındaki kızı Frances Viruet, annesinin her uçuştan sonra kokpitin dışında durup pilotun elini sıktığını ve “Teşekkür ederim” dediğini anlattı.