PİLAVIN TARİHİ YOLCULUĞU
Pilav, geçmişten günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip olan ve birçok farklı kültürde önemli bir yere sahip olan bir yemektir. En eski kaynaklardan biri olan Büyük İskender tarihçesinde bile pilavın yer aldığı bilinmektedir. İran’ın Persepolis kalıntılarındaki frizlerde süsleme olarak pilav tabakları işlendiği bilinmektedir. Bu da pilavın yemeğin tarihindeki önemli yerini göstermektedir.
PİLAVIN SULTANLIK YILLARI
Özbek pilavının en görkemli hali olarak kabul edilen tarifin 10. yüzyılda yaşamış olan tıp bilgini İbni Sina’ya ait olduğu rivayet edilir. Osmanlı saray mutfağında da pilav çeşitlerinin oldukça önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. 16. yüzyılda İran mutfağının etkisiyle Osmanlı sarayında pilav çeşitleri oldukça çoğalmış ve ziyafet sofralarında birkaç çeşit pilav aynı anda sunulur olmuştur.
PİLAVIN EFSANELERİ VE TARİFLERİ
Pirincin yaygınlaşması ise 18. yüzyıla kadar uzanmıştır. Bu sevilen ve sıkça yapılan yemeğin etrafında birçok efsane dolaşmaktadır. Pirinç pilavının yapımında kullanılan yöntemler de oldukça çeşitlidir. Kimi salma yöntemini tercih ederken, kimisi kavurma yöntemini kullanır. Herkesin tane tane pilav yapma yöntemi kendine özgü olduğuna inanır. Ayrıca pilav yaparken çeşitli tüyolar da bulunmaktadır, kimisi pirinçleri iyice yıkarken, kimisi pişirirken bir küp şeker atmayı tercih eder.