Polonya, ülkenin en yüksek mahkemesi üzerindeki geleceğe dair bir çatışmanın alevlenmesiyle bir anayasa krizi yaşıyor. Kriz, merkez-sol Başbakan Donald Tusk’ın, önceki hükümet tarafından atanan baş yargıç Bogdan Święczkowski’yi görevden almasıyla tırmandı. Tusk, yeni bir üye atamak istediği mahkeme için adım atarken, bu durum, Polonya’daki yargı bağımsızlığına yönelik uzun süredir devam eden bir tartışmanın en ciddi boyutlarından birine dönüşmüş durumda.
BAŞBAKAN TUSK'IN ADIMLARI
Tusk, 2023 seçimlerinde Avrupa yanlısı Yurttaşlar Koalisyonu’nu kazanarak, Anayasa Mahkemesi’nin bağımsızlığını yeniden sağlama vaadinde bulunmuştu. Ancak, PiS partisi tarafından atanmış yargıçlar, Tusk’ın yeni yargıçlar atama çabalarını engellemiş durumda. Tusk, “Bu süreç zor, bazen acı verici ve kararlı eylemler gerektiriyor. Başka bir yol yok,” ifadelerini kullandı.
YARGI BAĞIMSIZLIĞI ÜZERİNDEKİ TEHDİTLER
Avrupa Birliği, PiS’in yargının bağımsızlığını tehdit eden eylemleri nedeniyle Polonya’ya 137 milyar dolarlık fonu dondurmuştu. Tusk’ın yeni atamalarına karşı çıkan yargıçlar, parlamentonun onayladığı yargıçları göreve almaktan kaçındı. Geçtiğimiz hafta, parlamentonun onayladığı son yargıç Maciej Berek, mahkeme önündeki gerginlik yüzünden görevi devralamadı.
PRESİDENT NAWROCKİ'NİN TAVRI
PiS üyesi olan Başkan Karol Nawrocki, Tusk’ın yargıçları görevden almasını “anayasal bir organın zorla ele geçirilmesi” olarak tanımladı. Nawrocki, Tusk’ın atamalarına karşı sert bir tutum sergileyerek, yargıçların yeminini kabul etmeyi reddetti. Tusk’ın muhalefeti ise, bu durumun yargı bağımsızlığını tehlikeye attığını savunuyor.
GÜVENLİK ENDİŞELERİ VE KAMU GÖRÜŞÜ
Polonya, Ukrayna’daki savaş ve içindeki sabotaj saldırılarıyla büyüyen güvenlik tehditleriyle karşı karşıya. ABD Büyükelçisi Tom Rose, mahkeme önünde toplanan kalabalığın durumu daha da tehlikeli hale getirdiğini belirtti. Tusk, muhalefetinin Rusya yanlısı güçler tarafından desteklendiğini ifade ederek, durumu daha da gerginleştiriyor.
GELECEK SEÇİMLER VE POLONYA'NIN YÖNÜ
Önümüzdeki yıl yapılacak seçimler, Polonya’nın anayasal düzeni ve Avrupa ile entegrasyon konusunda alacağı yön açısından kritik bir öneme sahip. Anayasa Mahkemesi üzerindeki bu çatışma, ülkenin siyasi geleceğini şekillendirecek önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.